Yazdır

Ak Parti Kapatılmazsa İç Gerilim Düşer

CHP lideri Sayın Deniz Baykal; “Dava reddedilirse AKP ferahlayacak. Ergenekon hesaplaşması ortadan kalkacak. Türkiye’nin iç gerilimi ferahlayacak.. Demokrasi işlemezse bu bizim yenilgimiz olur....” diyor.

Birkaç gündür Ergenekon ile yatıp, Ergenekon ile kalkıyoruz.  Doğrusu iyi de oluyor. Hukukun verdiği karar, hakimlerimizin, mahkemelerimizin vardığı sonuç mükemmel diyebilirim.

“Peki daha önce neden böyle bir söz söylemedin?” diye soracak olursanız, şunu hemen söylemem gerekir; hukuk varsa biz varız. Hukuk varsa doğru var, hukuk varsa huzur var... şimdiye kadar verilen bazı kararlar siyasi idi. bunlarda siyasi bir karar göremiyorum. Çünkü deştikçe altından neler çıkıyor. Hep birlikte müşahede ediyoruz.

Tabii insan üzülüyor; bunca yıl emek vermiş, orgeneral rütbesini hak etmiş, bunca yıl devlet mekanizmasında bulunmuş, gazetecilik yapmış veya bir başka görevi ifa etmiş...şimdi hapiste. Ama bir de madalyonun öbür yüzü var, neden milletimin, devletimin hizmetini, desteğini kötüye kullanıyorsun? Devleti ve anayasal düzeni yıkmak, darbe hazırlığına girmek, terör örgütüne üye olmak  gibi bir yanlışı neden işliyorsun?

Ama yapılan yargılamalarda eğer suçsuz oldukları tespit edilirse elbette mahkumiyetleri sona erer. Kimse, bir başkasını zevk  için içerde tutmaz. Bundan zevk almaz.  Esasında; “Beraet-i zimmet asıldır” diye bir hukuk terimi var. anlamı: asıl olan, insanların temiz oluşları, suçsuz bulunuşlarıdır. Kimseye, suçu ortaya çıkıncaya kadar; suçlu muamelesi yapılmaz, yapılamaz.

Deniz Baykal’ın bazı sözleri doğru; “Demokrasi işlemezse bu, bizim yenilgimizdir” evet, aynen katılıyorum. Öyleyse demokrasiyi çalıştırmamak, işletmemek için bir sebep var mı? buna kim engel oluyor? Eğer engel varsa- ki Ergenekon buna engel idi- olan tüm antidemokratik girişimleri protesto etmek, karşısında yer almak en doğru olanıdır. Zaman geçmiş değil. Haydi, Cuma ve cumartesi günü yapılan ve gittikçe de yayılacak olan; “Antidemokratik uygulamalara dur” demeyi amaç edinen “Akil adamlar platformunun” organize ettiği mitinglere katılınız. Siz de sesinizi yükseltiniz. Haydi; ÇYDD, ADD, İP, CHP,  Tüm Atatürkçüyüm diyenler, Türkiye laiktir laik kalacaktır diye slogan atanlar, televizyonlarda bangır bangır bağıranlar...

Hatırlıyorum bir zamanların 28 Şubat’çıları; “ 28 Şubat, bin yıl devam edecek” demişlerdi. Ergenekon üyeleri, aynı zamanda 28 şubatın mimarları ve uygulayıcılarıydı. O dönemde birçok masum insan mağdur edildi. Birçok akademisyen üniversitelerden çıkartıldı. Birçok kızımız başörtüsü yüzünden okullarından atıldı. Okullarda, diğer kurumlarda BÇG görevlileri vardı. Milleti fişliyorlar, takibata alıyorlardı... bunlara ne derece demokratik diyebiliriz. İnsanların okuma, kariyer yapma hakkının elinden alınmasının anayasada yeri var mıydı? Yasalar bunları emrediyorlar mıydı?

Uzandıkça- ki uzanması lazım- faili meçhul tabir edilen cinayetler de çözülecek gibime geliyor. Dolayısıyla temiz topluma kavuşmak için az bir zaman kaldı. Yalnız durmadan söylüyorum ve söylemeye de devam edeceğim; Türkiye’mizde; barışı, kardeşliği, dostluğu, huzuru, güveni, demokrasinin yerleşmesini, insan haklarının tam uygulanmasını, laikliğin tam olarak yerini bulmasını istiyorsak herkesin elini taş altına sokması, görevini gereği gibi yapması lazım.  Konuyu sulandırmadan, sağa sola çekmeden, siyasi mülahazalara girmeden... objektif ve makul bir biçimde çözmek en birinci görevimizdir.

İyilikler kalıcı, kötülükler akıp gidicidir. Yaratılış felsefemizde; iyiliklere yöneliş, iyi işleri yapmak ve organize etmek... vardır. Kötülükler, mayamızı bozar, kimyamızı alt üst eder.

www.hakimiyet.com