Sivas'ta yaşanan Madımak katliamının üzerinden 15 yıl geçti. Pir Sultan Abdal Şenlikleri'nde 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli ateşe verilmiş, 37 kişi yanarak hayatını kaybetmişti. Sır perdesi çözülemeyen olaylarla ilgili ilginç bir iddia ortaya atıldı.
Sivas'ta yaşanan Madımak katliamının üzerinden 15 yıl geçti. Pir Sultan Abdal Şenlikleri'nde 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli ateşe verilmiş, 37 kişi yanarak hayatını kaybetmişti. Sır perdesi çözülemeyen olaylarla ilgili ilginç bir iddia ortaya atıldı.
Eski Tüm Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu otelde öldürülenler arasında iki Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubunun olduğunu söyledi. O dönemde kamuoyunun 'bu işi dinciler yaptı' şeklinde yönlendirildiğine dikkat çeken Hatipoğlu, Ergenekon operasyonu ile gün yüzüne çıkan bilgiler ışığında katliamın arkasında derin devletin olduğunun anlaşıldığını savundu.
Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, Sivas katliamının üzerinden 15 yıl sonra ilginç bir iddiayı gündeme getirdi. Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, Sivas'ta yakılarak öldürülen 37 kişiden 2'sinin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi olduğunu ve bunu o dönemde MİT ile ilişkisi olan bir rektör yardımcısından dinlediğini söyledi. Rektör yardımcısının ismini açıklamak istemediğini belirten Hatipoğlu, "Bu kişi aynı zamanda bir üniversitede dekanlık yapıyordu. Konuşmamız sırasında MİT'i kastederek 'Ölenlerden 2'si bizim elemandı. Oraya şehir dışından gelenleri izlemek için gitmişler ve Madımak Oteli'ne müşteri gibi yerleşmişlerdi.' dedi. Ben şimdi Ergenekon ile ilgili ortaya çıkan bilgileri gördükçe, Sivas olaylarını kimlerin yaptığını daha iyi anlıyorum." diye konuştu.
Sivas katliamının 'derin devlet' işi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, o dönemde kamuoyunun 'bu işi dinciler yaptı' şeklinde yönlendirildiğine dikkat çekti. Çoğu kişinin bu çeşit yönlendirmelerle inandırıldığını anlatan Tahir Hatipoğlu, "Şimdi Ergenekon ile ortaya çıkan sonuçlara baktığımda Madımak olayının bir derin devlet işi olduğunu daha iyi anlayabiliyorum. Bu olay, dincilerin üzerine yıkılmak için yapıldı. Kontrgerilla, özel harp dairesi işiydi. Sivas'ta insanları ajanlar tahrik etmiş ve olaylar çıkmıştı. Bugünkü Ergenekon ile de irtibatının olduğunu düşünüyorum. O günün Ergenekoncuları şimdi devam ediyor." diye konuştu. Üniversite camiasında MİT'e destek veren ve aracılık yapan çok sayıda öğrenci ve hoca olduğunu da söyleyen Hatipoğlu, Madımak olayında ölenlerden 2'sinin MİT elemanı olduğunu kendisine MİT'e aracılık yapan üniversitede üst düzey görevleri de bulunan bir profesörün anlattığını kaydetti.(1)
Bir zamanlar; “Derin Devlet” dediğimiz şey bu, Ergenekon isimli terör örgütü olmasın? Bir olay olduğu zaman hemen; “Bu, derin devletin işi” deniliyordu. Ve ister istemez; “Devletin derini, derin olmayanı mı olur muş?” diye kendi kendime sorardım. Bayağı çorap söküğü gibi sökülmeye başladı ve başlayacak. Bu konuda hükümetin dik durması, asla taviz verip, yıldırma politikalarına uymaması lazım. “Partiyi kapatacağım” veya; “Hazine yardımından mahrum edeceğim” gibi ikazlar; yüksek mahkemeden gelirse, bu konuda herkesin boynu kıldan incedir. Bu hususta yapabilecek bir şey yok. önemli olanı; Ergenekonla ilgisi olanların dayatmalarına pabuç bırakmamak. Zira olanları milletimiz dikkatle ve büyük bir sağ duyuyla izliyor.
Her şey temizlenecek. Suçlular ortaya çıkacak, suçsuzlar da suçsuzluklarını mahkemede kanıtlayacak. İyi ki mahkemeler var, iyi ki tarafsız yargıçlar mevcut. Ben, şahsen gelecekten ümitvarım. Yarın; ülkemiz için iyiliklere gebedir
(1). Zaman, 7/3/2008
www.hakimiyet.com