Yazdır

Adalet ve Demokrasi

Her bireyi, her toplumu ve her milleti ayakta tutan ve devamlılığını sağlayan bazı kavramlar ve bazı köklü kurallar vardır. Bu kurallar olmazsa veya çeşitli zayıflar, ya da normal seyrinde çalışamaz duruma gelirse hem öyle bir ülke, hem de öyle bir millet önce siyaset, sonra da tarih sahnesinden silinip gitmeye mahkum olur.

İçinde yaşamakta olduğumuz bugünkü yüzyıl ile geride bıraktığımız yüzyılın çok önemli iki özelliği son iki asıra (XX. ve XXI. yüzyıla) damgasını ve mührünü vurmuştur. Bunlardan biri demokrasi, öbürü de adalettir. Milletler ancak bunlarla hayatiyetlerini, yaşam şartlarını ve varlıklarını devam ettirebilme şansına sahip olabilir.

Bir toplumda adalet ve yargı çeşitli sebeplerden dolayı zedelenir ve görevini hakkıyla yerine getiremez duruma gelirse artık öylesine milletlerde hak-hukuk kavramı ortadan kalkmış, onun yerini kargaşa ve olügarşı almış olur. Her fırsatta ve her yeri gelişte: “Adalet mülkün temelidir” cümlesi tekrarlanırken hem fertlerin, hem de toplumun hak ve hukukunun önemine en güzel şekilde vurgu yapılmaktadır.

Adaletsiz ve adalet mekanizmasını normal şartlara bağlı olarak işletemeyen milletler ve devletler kısa zamanda yıkılmaya, tarih sahnesinden silinmeye mahkum olurlar.

Devletini ve milletini ayakta tutan adalet ve yargı; şartlar ne olursa olsun hukukun üstünlük prensibine sadık kalmalı ve bu yüce müessesenin yıpranmaması, zaafa uğramaması için her kurum olanca dikkati ve hassasiyeti göstermelidir.

Adaletsiz demokrasi nasıl küt-topal olursa, demokrasiden gereği gibi nasibini alamamış olan adalette aynı şekilde eksik ve sakat olur. Onun için adaletle demokrasi birbirinden ayrılmaz iki eş değer ve ikiz kardeş mesabesindedir.

Demokrasi son iki yüzyılın yönetim şekillerine damgasını vurmuş bulunan bir idari sistemdir. Bu sistem ve bu yönetim şekli tam işletildiği, gerekleri tam olarak yerine getirildiği ve adalet kavramıyla birleştiği, bütünleştiği takdirde toplumda huzur ve güven ortamı sağlanmış olur. Adalet ve demokrasi kavramlarından nasibini gereği gibi alamamış toplumlar ise bocalama içinde çalkalanır dururlar.

Türkiye, demokrasiyle tanışalı ve bu sistemi hayata geçireli 60 yıl olmasına rağmen zaman zaman önü kesilmiştir. Adaletin istenildiği şekilde işletilemediği ülkelerde demokrasi de bazı hallerde ve bazı zamanlardan raydan çıkarılabilmektedir.

Adalet ve demokrasi ileri ve tam manasıyla kalkınmış ülkelerde birbirlerine muarız olmadan düşmanca duygular beslemeden yoluna birlikte devam edip giderler.

Eğer adalet demokrasiden veya demokrasi adaletten uzak olur ve birbirleriyle kardeşçe bir uygulama gerçekleşmez ise öyle ülkelerde ve öyle milletlerde hem demokrasi; hem de adalet tahminlerin üstünde zarar görmüş ve yara olmuş olur.

Devlet ve devletin bütün kurum ve kuruluşları hem adalet, hem de demokrasi kavramları karşısında gerekli hassasiyeti göstermeli, bunların şu veya bu sebeple yara almasını önlemelidir. Demokrasisi ve hukuk düzeni, yani adaleti sağlam temeller üzerine bina edilmiş olan ülkeler ve milletler hem siyasal, hem sosyal, hem de ekonomik açıdan güç kazanmış olur. Aksi halde demokrasisi ve adaleti zayıf bir yapıyla idare edilen her toplum ve her ülke her türlü imkanı elinden ve ülkesinden kaçırır.

 

www.hakimiyet.com