Yazdır

Cumhuriyeti Kimler Yıkacakmış?

Çok değil, bundan bir veya iki sene önceydi; mitingler yapılıyor, meydanlara; “Türkiye laiktir laik kalacaktır”, “Cumhuriyete biz sahip çıkarız”, “Rejimin bekçileri bizleriz”....gibi sloganlarla ortaya çıkıp, ellerine Türk bayraklarını alıp, Atatürk posterleriyle meydanları doldurup, Atatürk’ün arkasına sığınıp...

ülkeyi karanlığa sürüklemek, Cumhuriyeti yıkmak, rejimi kökünden sarsmak, terör örgütüne üye olmak, terör örgütü kurmak gibi suçlar işleyerek  maskeli hareketlerle cennet vatanımızın badirelere girmesine zemin hazırlamışlar.

 

Boşuna değilmiş; kendileri Cumhuriyeti yıkmak isteyip, suçu başkalarına atmaları, Yargıtay’a bomba atıp, bir savcımızın ölümüyle sonuçlanan ve sonunda; “Bunu dinciler yaptı” diyerek masum insanları karalama kampanyaları düzenlemek, “Dağ başını duman aldı” marşını söyleyerek mutlu tablo görüntüleri sergilemeleri.

 

Uzun zaman; “Ülke satılıyor, ülke parselleniyor....” demeleri demek ki doğruymuş. Bunlar satacaklarmış. Eğer ellerine fırsat geçse, bir ihtilal yapabilseler, ülkemiz bir daha kendini doğrultamayacak şekilde geriye gidecek belki de bir yerlere peşkeş çekilecekmiş!

 

Tabii ki; “Alma mazlumun âhını çıkar âheste âheste” denir. Zamanında; “Disiplinsizlik nedeniyle ihraç” kararı verilerek  bir çok insanımızın ekmeğiyle oynadılar. Bir çok üniversite öğretim elemanlarını üniversitelerden attılar, başı örtülü diyerek, okullara sokmadılar... bunların hepsinin ahı yerde kalacak mı sanıyorlar?  Dindarlara karşı bir hınç cephesi oluşturdular. Hiçbir suçları günahları olmadığı halde sırf dindar olmaları, samimi bir şekilde İslâmı yaşamaları yüzünden neredeyse ülkeden ihraç edecek duruma getirmişlerdi.  Her hangi bir terör olayı olduğu zaman hemen; “Bunu dindarlar yaptı, baş örtüsünün rövanşını alıyorlar....” diyerek suçu hemen masumların üstüne atmayı yeğlemişlerdi.  Düzmece tarikatlar ihdas ederek- Aczimendi gibi-  düzmece şeyhler ortaya çıkarak- Ali Kalkancı, Müslüm Gündüz ve Fadime Şahinler gibi- , Gazi mahallesine bomba atarak, suçu yine Müslümanlara atıp; “Sünni, alevi çatışması meydana getirmeye yeltendiler...

 

Bu yapılanların ahı yerde kalır mı sandılar? Hiçbir zaman günahsız, masum, suçsuz insanların ahı yerde kalmaz. Bunun adına kul hakkı çiğnemek denir. Bunun adıdır insan hakkı ihlali. Bunun adıdır,  antidemokratik hareket...

 

Kim ne yapmışsa karşılığını bulsun ve buluyor da zaten. “Zerre miktarı iyilik yapan onu görür, zerre miktarı kötülük yapan  onu görür”. Bu ilkeyi hiçbir an unutmayalım.

 

Her gün yeni bir iddia, her gün yeni bazı deliller... kendini gösterdikçe  Ergenekon adı verilen terör örgütünün bir çok çirkin işleri ortaya dökülüyor, dökülecek. Tanık koruma Kanunu çerçevesinde daha nice tanıklar dinlenip, Ergenekon olayları deşifre edilecek. Dolayısıyla temiz topluma doğru adım atıyoruz. Halkımız olayları yakından takip ediyor ve dikkatlice izliyor.

 

Şaştığım bir husus var; CHP Genel Başkanı sayın Deniz Baykal’ın tedirginliği.  Niçin tedirgin oluyor anlamadım. Acaba onun da bu işte dahli var mı diye düşünmeden edemiyorum doğrusu. Baksanıza; durmadan; Ergenekon iddianamesine; “Dağ fare bile doğurmadı,” diyerek küçük görüyor, hafife alıyor,  “AK Parti kapatılmasın, Ergenekon bitsin” diyerek bu işin örtülmesini istedi  birkaç gün önce. Hatta Ergenekon iddianamesini hazırlayan savcılara ateş püskürüyor.  İyi olacak iyi. Her şey yoluna girecek. Su, aka aka mecrasına varacak.

www.hakimiyet.com