Yazdır

Böyle Müslümanlık Olur mu?

Hemen yazımın ilk paragrafında malum siyasiler ile o siyasilerin paralelinde basın-yayın hayatını sürdüren medya taraftarlarına; hac farizasını yerine getirmeye karşısınız, ihtiyaç olan yerlere cami yapımına karşısınız, cemaatle veya ferdi olarak namaz kılanlara karşısınız,

İslami ifadeler kullanılmasına ve hanım Müslümanlar için başörtüsünün farz olduğu gerçeğine şiddetle karşısınız, Peygamber Efendimize küstahça ifade kullanırsınız, kişilerin ibadet hürriyetine karşısınız, İslam ülkeleriyle siyasi ve ekonomik girişimlere karşısınız, ülke ve millet yararına gündeme gelen faaliyetlere karşısınız, her türlü İslami hükümlere karşısınız, dinimizin kesin haramları arasında ilk sıralarda yer alan alkollü içki içmeyenlere karşısınız, İslami yaşantı içinde olan Müslümanlara karşısınız ve daha çok sayıda dini emirlere ve yasaklara karşısınız! Bunlara ve daha nice İslami hükümlere karşı olanlara: “Siz Müslüman mısnız?”, yahutta: “Böyle Müslümanlık olur mu?” diye de başka bir soru soruyoruz! Laiklik kişilerin dinin inançlarını yaşamaya engel midir?” diye de başka bir soru tevcih ediyoruz ilgililere.

Hemen burada şu gerçeği dile getirelim ki; İslam dini hiç kimsenin, hiçbir grubun veya bir cemaatin inhisarı-tekeli-altında değildir. İsteyenler kulluk görevini yerine getirir, bunu yapmayanlara da kimsenin zor kullanma ve müdahale hakkı yoktur. Namaz kılanlar kılmayanlara “niçin namaz kılmıyorsun” keza oruç tutanlar tutmayanlara, hacca gidenler gitmeyenlere, başörtüsü kullananlar, yani başlarını örtenler örtmeyenlere: “Niçin bu İslami vazifeleri yapmıyor veya yerine getirmiyor musunuz? gibi bir ifade kullanmıyor, onları toplum içinde sıkıntıya sokabilecek sözlü ve yazılı eylemlerden uzak duruyor.

Fakat karşı taraf, yani İslamı kendi anlayışlarına göre yaşayanlar veya hiç yaşamayanlar laikliği İslam karşıtı gösterme, hep bireylere jurnal etme ile meşguldürler. Böylece milletimiz arasında çok sakıncalı bir ayrımcılığı, bir sınıfsal farklılığı körüklemeye ve kutuplaşma ortamı oluşturmaya çalışmaktadırlar.

Burası % 99 gibi tamamına yakını Müslüman olan bir ülkedir. En azından Hristiyan batılı ülkelerde olduğu gibi her Müslüman, mesaisine zarar vermeyecek şekilde ibadetlerini başkalarının tesiri olmadan yapması herkesin en yasal hakkıdır. Bu yasal hakkı bazı kişilerin, çevrelerin ve kuruluşların engelleme çabaları Müslüman halkımız üzerinde tedirginliğe, hatta zaman zaman infiallere bile sebep olmaktadır.

Yapılan camiden, kılınan namazdan, hac görevini yerine getirmekten inancı gereği isteyen hanımların başlarını örtmekten kimse rahatsız olmamalıdır. Buna rağmen dinimizin bu ve benzeri emirlerini yerine getirenlerden ciddi şekilde rahatsız olanlar hiçte eksik değildir ülkemizde. Bu ekol, bu gurup veya bu siyasi görüş taraftarları şeflik döneminden beri dini, milletin üzerinde bir yük bir afyon, dahası terakkiye mani görecek kadar işi ileri götürmekte ve büyük oranda hiçbir ülkede görülmedik şekilde sinsi sinsi İslam düşmanlığı sergilemektedirler. Değişik dinlere mensup olan hiçbir ülkede kendi dinleri asla eleştiriye tabi tutulmaz, herkes inancından dolayı asla kınamaz! Ya bizde! Evet ya bizde?

www.hakimiyet.com