Erenekon Operasyonu son aylarda ülkemizin bir numaralı gündemi oldu. Ard arda gelen operasyonlar, gözaltılar, tutuklamalar, şok etkisindeydi adeta.
Emekli paşalardan, gazetecilere, işadamlarına kadar uzan ilişkiler zincirine pek çokları akıl erdiremedi. Hatta, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, iddianameyi bile beklemeden gerçek mesleğini hatırlayıp, “Ergenekon’un avukatlığına” talip oldu.
…
Şamil Tayyar, Star Gazetesi’nde, Ergenekon’a dair pek çok yazı kaleme aldı; soruşturmayı en yakındandan ve en ayrıntılı biçimde takip etmesiyle dikkat çekti. Hatta “Operasyon Ergenekon” kitabıyla ilk kez birçok belgeyi okuyucuya sundu.
Kişisel gündemizin yoğunluğundan, bu kitabı okumayı biraz ertelemiştik.
Bacağımızdaki rahatsızlık nedeniyle koltuk değneklerine mecbur kalınca, “Operasyon Ergenekon”u roman hızında okuduk.
…
Şamil Tayyar’ın kitabında Konya’nın yanı sıra, Konyalı isimlerin de bılca geçmesi dikkat çekiciydi.
…
Mesela, Eski MHP Konya Milletvekili, TBMM Başkanı Ömer İzgi, Beytepe’deki Jandarma Tesisleri’nde “Komutanlar toplantısına” katılmış.
Ömer İzgi’nin isminden bahsedilen bir başka yer ise, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun görev süresinin uzatılmasıyla ilgili bölüm. İzgi, Kıvrıkoğlu’nun görev süresinin uzatılması için DSP’yi bile ikna etmiş ama ANAP ve MHP, İzgi’nin planına soğuk kalmış.
İzgi’nin kapı kapı dolaştığı proje tutsaydı Kıvrıkoğlu’nun görev süresi uzayacak; Kıvrıkoğlu’dan sonra Genel Kurmay Başkanlığına gelecek olan Hilmi Özkök’de emekli olacaktı.
…
Ergenekon koridorlarında dolaşırken bu kez karşımıza, Atabeyler Çetesi’nin lideri olarak bilinen Yüzbaşı Murat Eren çıkıyor.
Eren, Genel Kurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda pilot olarak görevliydi. CASa ve Skorsky helikopter kullanıyordu. Yüzbaşı Eren 1971 yılında Konya’nın Beyşehir ilçsinde doğmuştu.
Neler yoktu ki; Atabeylerin planları arasında!
Ankara Eryaman’da ki bir eve baskında C-4 patlayıcılar, el bombaları, silahlar, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın evinin krokisi, BİM Mağazaları’nın krokisi…
İfadeler alındıktan sonra anlaşıldı ki, hedefte Başbakan Erdoğan vardı. BİM Mağazalarına da bomba konularak panik ortamı oluşturulacaktı.
…
Kitabın bir yerinde, “Kaostaki Konyalı rolü” değil ama, habercilikte bir Konya örneği yer alıyor, “Nevşehir’de görülen UFO, Konya’da da görüldü” haberine imza atan gazeteci dostlarımız ti’ye alınıyorlardı.
…
Meclisin en çok soran milletvekili , hiç kuşku yok ki Atilla Kart’tır. CHP Konya Milletvekilimiz, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ı, “vergi kaçırmakla” itham ederek BEM Dış Ticaret A.Ş. için Maliye Bakanlığı’na ihbarde bulunmuş, Kemal Kılıçdaroğlu ile.
Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu’nun incelemeleri’nde BEM’in hukuk dışı işlemi tespit edilememiş ama, soruşturma derinleştirilince, 70 ildeki çeşitli vergi dairelerinin Bilgi İşlem Merkezine “yasa dışı yollardan girildiği” anlaşılmış.
Atilla Kart’da bir çetenin ortaya çıkarılmasına da böylece katkıda bulunmuş!
…
Malatya’da işlenen misyoner katliamı, ilk günlerde “İslami terör” olarak adlandırılmıştı. Zaman getçikçe ve işin üzerine gidildikçe başka bağlantılar ortaya çıktı.
Cinayetin İslami duyarlılık içinde olanların işlemediği, aksine “derin hesapları olanların” planladığı anlaşıldı.
Peki bu cinayetin Konya ile bağlantısı ne?
Tayyar’ın kitabında bir ihbarcının savcılığa yolladığı maile yer verilmiş. Şöyle diyor ihbarcı:
“Malatya’daki cinayetin zanlılarından Emre Günaydın’ın tekvandocu olan kız arkadaşı da bu olayın içinde. Kızın ismi Öznur Çelik. Konya’da okuyor. Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümünde.”
Öznur Çelik’in; Hrant Dink’in ölüdürülmesinden sonra da gündeme geldiğini sonraki satırlardan anlıyoruz.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gelen mail ihbarında “Öznur Çelik’in de isimi şüpheliler arasında” geçmiş.
…
Kitabın önemli bir bölümünde Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Derneği, yani VKGBHD’den bahsediliyor.
Bir ara Konya’da da hareketin kıvılcımları hissedilmişti. Şimdi Ergenekon Soruşturması’ndan tutuklu Doğu Perinçek, VKGBHD’nin Konya’daki konferansının konuşmacısıydı.
VKGBHD’nin Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Şubesi Başkanı ise Vehbi Şanlı idi. Kitapta Şanlı’dan da böylece bahsediliyor, tutuklandığına vurgu yapılıyordu.
VKGBHD ile ilgili bölümde bir de Konya’da MİT’te görevli A.G’den bahsediliyor.
Konya, 3 Temmuz 2007’deki “Girdap Operasyonu” ile kitapta yer almış. Ankara, Mersin, Antalya, İstanbul, Konya, Giresun, Muğla, İzmir ve Diyarbakır’daki eş zamanlı operasyonda, “şuç işlemek amacıyla örgüt kuranların yakalandığı” ifade ediliyordu.
VKGBHD Genel Başkan Yardımcısı Şanlı’ın sicili ise kitapta “Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, gaspa teşebbüs, 2821 sayılı Sendikalar Kanununa muhalefet” olarak ifadelendiriliyor.
….
İlginç bir diyalog’da Hrant Dink cinayetinden sonra, Vehbi Şanlı ile Nejat Mete arasında geçiyor.
Mete’nin Şanlı’yı telefonla aradığı, Hrant Dink’i kastederek “Bizim arkadaşların işimi dünkü zıbartılan?” diye sorduğu, Şanlı’nın da “Bizim arkadaşlar” diyerek cevapladığı tespit edilmiş.
Nejat Mete’nin, Konya’da görevli bir yüzbaşı olduğu, Milliyet Gazetesi tarafından öne sürülmüş.
…
Kitabın “Konya açısından en önemli noktası ise” kitapyurdu.com’daki tanıtımındaydı.
"Selçuk Üniversitesi'nden bir grup Öğretim Görevlisi ve öğrenci Yıldız
Teknik Üniversitesi'nin Davutpaşa Kampüsünde silah kullanma, bomba yapımı, sabotaj gibi eğitimlere tabi tutuluyor. Bu kampüs eski Davutpaşa Kışlası'dır. Ergenekon burayı eğitim alanı olarak kullanıyor" deniliyordu tanıtım yazısında.
…
Benim satın aldığım 304 sayfalık 4. baskıda bu bölüm yoktu. Bir başka kitap daha almak için başka bir kitapçıya gittim. Oradaki kitap onbirinci baskıydı ve o da 304 sayfa idi.
Oysa kitapyurdu.com’da 340 sayfa olarak tanıtılmıştı. Yani arada 36 sayfalık bir bölüm yoktu.
Timaş Yayınlarına ve kitabın yazarı Şamil Tayyar’a e-mail göndererek durumu ilettim.
Bakalım ne cevap gelecek?
www.hakimiyet.com