Yazdır

Çocuk eğitiminde aile

Hayatın kendisi bir okuldur; öğreten uygulayan ve yaşatan… Neler öğrenmeyiz ki şu kısacık ömrümüzde: Okumayı, yazmayı ve düşünmeyi. En önemlisi de düşünmeyi öğrenmektir.

Çocuğumuzun okuyup büyük adam olmasını elbette hepimiz isteriz. Onun için harcamadan kaçınmayız. Çünkü onlar bizim geleceğimizdir. Biz onlar için yaşarız. Onlara iyi bir gelecek hazırlamak için. Ama çocukları nasıl eğitmemiz gerektiği hususunda pek kafa yormayız. Onarın her istediğini almakla onları eğitmiş olamayız.
İnsandaki akıl ve irade ile sevgiyi bütünleştirmek, gelecek için çok önemlidir. Sevgiyle yoğrulmuş nesilleri hazırlamak bizim elimizde. Kendimiz yansıtan hayat biçimini öğreterek, bizden olan kültür ile bezenmiş bir evlat yetiştirmek hedefimiz olmalı.
Eğitim, davranışların istendiği şekilde değiştirebilme süreci olduğuna göre; nasıl bir evlat istiyorsak ona göre aile eğitimini vermek gerekiyor. Manevi değerlerini bilen, benimseyen nesillerin kendilerine olan güvenlerinin tam olacağı konusunda hiç kuşku duyulmamalıdır. İnsanı insan yapan değerleri benimsemiş çocuklarla bu ülke ileriye, daha ileriye gidecektir elbette.
Okumayan bir toplumda okuyan insanlar yetiştirmek çok kolay değildir. Anne ve babalar çocuklar için çok güzel örneklerdir. Evinde hiç kitap okunmayan birisinin kitabı benimsemesi, onu ihtiyaç olarak görmesi zordur. Ama anne ve babalar küçük yaştan itibaren çocuğuna kitap okursa, çocuğuyla kitap okursa, ya da okunanı dinlerse, çocuk kendine gösterilen bu yakınlık ve ilgiyi karşılıksız bırakmayacaktır. Baba ve anne çocuk için çok önemli bir modeldir. Evde kitap, dergi ve gazete okunursa çocuk için iyi bir örnekleme yapılmış olur. Onun bu konuda fazla zorlanması beklenmez.
Günümüzde ortamın değiştiği, çevrenin bozulduğu ve buna benzer birçok konuda şikâyetlerimiz sürekli artarak devam etmektedir. Çocuğumuzu kontrol altında bulundurmak, onlara olan sevgimizi açık bir şekilde ifade eden yolları denemek ve onlarla her konuda konuşmak, bu zamanda onlara yapılabilecek en güzel yardımdır.
Gelenek ve göreneklerimizi devam ettirmek, geçmiş kültürümüze bağlılığımızı korumak, çocuklarımızın bize ve insanlara bakışını etkileyecek, her şeyin insan için olduğunu ve insana üfürülen ruhtan dolayı kutsallığını bilerek onlara davranışlarını düzenleyecektir.
İnsana saygı göstermek kendinin de saygı görmesini sebep olacaktır.
Kendine saygı gösterilmesini isteyen birinin başkalarına saygı göstermesi gerekir.
Empatik davranış içinde diyaloglarımızı yürütmeliyiz. Daha açık bir ifadeyle kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına da yapmaması öğretisidir yapılacak eğitim.
Günümüzün ekonomik şartlar içinde herkesin, her şeyi kendi menfaati doğrultusunda yorumlaması ve kullanması, bizi biz yapan değerlerden çok uzaklarda olduğumuzun en güzel ispatıdır. Huzurlu bir toplum, huzurlu bir gelecek arzuluyorsak; okul eğitiminden önce anne babaya düşen bu arzumuzu gerçekleştirecek öğretiyi çocuklarımıza yaşayarak göstermemizdir.

www.hakimiyet.com