Yazdır

Belediyelerde Seçim Yatırımları

Mahalli seçimler içinde yaşadığımı bu yaz mevsimi; beş yıllık dönemin son yaz, son çalışma ve hizmet üretme mevsimidir.

Onun için yerel yönetimler seçmenlere kendilerini kabul ettirebilmek ve bir beş yıllık dönem için bir kere daha oylarını alabilmek için, şu dört beş aylık iç ve çalışmanın geçerli olduğu yaz ve sonbahar mevsiminde halkın isteklerine ve ihtiyaçlarına cevap verebilmek için yoğun bir çalışma metodu sergilemektedirler.

Esasında hem merkezi, hem de yerel yönetimler seçim yılına mahsus değil her yol aynı tempo ve aynı kararlılıkla hizmet etme alışkanlığını sürdürmelidir. Fakat bizde işler hiç de böyle olmuyor. Bilhassa belediyeler başta olmak üzere mahalli idarelerde her türlü hizmetin son yıllarda ağırlık kazandığını görüyor ve şahit oluyoruz.

Yerel yönetimler; hemşerileriyle en yakın hizmet ilişkileri olan ve birebir çoklarıyla muhatap hale gelen kurumlardır. Su ile, kanalizasyon ile, yol ve asfalt ile, toplu taşıma araçları ile, park ve bahçeler ile, her çeşit gıda kontrolleri ile yapılan ve yapılacak olan inşaat ruhsatları ve oturma izinleriyle, emlak vergileriyle sürekli belediyelerle münasebeti olan hemşerilerimizin pek çoğu acil hizmetlerin önemli bir kısmının zamanında yapılmadığından ve seçim yılına bırakılmış olmasından müşteki, yani şikayetçidir.

Belediye Başkanları ve İl Özel İdare yöneticilerinin ağzından seçim yılına girildiğinde: “Şehrimiz adeta bir şantiye görüntüsündedir, her türlü yerel hizmetlerimiz her tarafta gece gündüz, pazar ve tatil demeden devam ediyor!” şeklindeki beyanatlarına tanık oluyoruz.

Dört yıl boyunca akıllara gelmeyen, belki de çok yavaştan alınan hizmetlerin seçim yılının son senedinde hatırlanması ve şaha kalkan bir görüntü sergilenmesi göz boyamaya ve oy avcılığına yönelik hiç de demokratik olmayan basit uygulamalardır. Esasında her hizmet planı ve programı bir şekilde beş yıl boyunca devam ettirilmiş olmalıdır.

Hizmetlerinin ağırlık şekilde seçim yılına bırakılması dün böyleydi, bugün yine böyledir. Bu kafadan mahalli idare yöneticilerin kurtulması, vatandaşlarımızın da bu aldatmacaya kanmaması gerekir.

Hizmette tehir olmaz. Bu günün işini yarına, bu yıl yapılmazı elzem olan işlerini geleceğe yıkmak, hele hele seçim yılına bırakmak asla doğu değildir. Bunun adına kısaca hemşerilerimizi aldatmaca, kandırmaca ve oyuna ipotek koyma mantığı derler.

Bakınız bu yıl asfalt yamama hem oldukça erken başladı hem de daha geniş sahayı içine almış oldu. Temizlik işlerinde ve sosyal faaliyetlerde aynı şeyleri görmek mümkün olmamaktadır.

Yarına dönük küçük hesaplar her zaman iyi ve beklenen sonucu vermeyebilir. Onun için yönetimin başında bulunanlar yarın veya vakit geldiği zaman yapılacak olan seçimler için şahsi bir beklentileri olmalıdır. Hizmetleri şahısları için yapanlar o hizmetlerinden manevi bir menfaat göremezler. Yapılan her iş ve her hizmet gününde ve zamanında yapılmalı, asla seçim yılı gözetilmemeli ve halkımızı rahatsız edici böylesine alışkanlıklardan da mutlaka kurtulmalıdır.

“Seçim yılında yolum veya asfaltım yapılır. Seçim senesi gelince evimi yaparım. Seçime gidileceği yıl eksiklerimi tamamlarım!” gibi kötü alışkanlıklar herkesin kafasında ve gönlünden silinmelidir. Mutat işler her yıl nasıl yapılıyorsa seçim yılında da aynı şekilde yapılacaktır gerçeği beyinlere ve yüreklere sindirilmelidir. Böylece vatandaşlardan oluşan “seçim yılı” imajının yanlış olduğu görüş ve kanaati ortadan kaldırılmalıdır. Bu ancak hizmetlerin eşit olarak beş yıla taksim edilmesiyle mümkün olabilir. Tabi ki sözle değil!

 

www.hakimiyet.com