İnanın yazılacak çok şey var.
Üzerinde durulacak çok konu var.
Yaklaşık iki yıldır hiç ara vermeden yazmama rağmen sizinle paylaşacaklarım bitmedi.
Sizde takdir edersiniz bazen insan severek, haz duyarak yaptığı işleri bile yapamaz hale gelir.
İşte bende bu sıralar öyle durumlar yaşıyorum.
Hiç kuşkusuz bunun sebepleri arasında sıcak, yoğun iş temposu, tatil zamanın gelmesi ve birçok özel sorun yatıyor.
Hâkimiyet Gazetesi, Anadolu Gazetesi, Beyşehir’in Sesi Gazetesi derken tempo çok yükseldi.
Ve ben bu tempodan galiba yorgun düştüm.
İnanın artık çevremdeki insanları hırçınlaşarak kırmaktan korkar hale geldim.
İşte bu yüzden kısada olsa bana müsaade diyorum.
Şimdiye kadar yazmış olduğum tüm yazılarımda hep samimi olmaya çalıştım. İstemeden dahi olsa Sürçi lisan etmiş isem affola…
Umarım içinizdeki insan sevgisini hiç yitirmezsiniz.
“Bir gün Efendimiz Hz. Ali’ye sorar der ki;
Ya Ali Allah’ı seviyor musun?
Evet ya Resulullah.
Peki, beni seviyor musun?
Evet ya Resulullah.
Peki, çocuklarını seviyor musun?
Evet ya Resulullah.
Peki, bunların hepsini bir kalple nasıl yapıyorsun? diye sorunca, Hz. Ali bu beklemediği soru karşısında şaşırmış ve cevap verememişti. Bunu düşünmem gerek diyerek oradan ayrılmıştı.
Hz. Fatma düşünceli olduğunu fark ettiği eşi Hz. Ali’ye sorar;
Nedir bu hal ya Ali… Eğer bu halin dünyevi kaygılardan dolayı ise sana yakışmaz bırak gitsin. Yok, Rahmani kaygılardan ise söyle birlikte çözüm bulmaya çalışalım der.
Hz. Ali, Efendimizle geçen diyalogu Hz. Fatma’ya anlatır. Hz. Fatma tebessüm eder.
Ya Ali babama git ve deki;
Kişi Allah’ı aklı ve ruhuyla sever.
Peygamberimizi kalbiyle sever.
Eşini nefsiyle sever.
Çocuklarını şefkatiyle sever.
Hz. Ali aldığı bu cevaptan çok memnun olur ve hemen Efendimizin yanını gelerek eşi Hz. Fatma’dan öğrendiklerini söyler. Efendimiz bunu duyunca tebessüm eder ve der ki,
Ya Ali; bana getirdiğin gül nübüvvet ağacından koparılmıştır.”
Sevmek gerçekten önemlidir. Sevginizi yitirmemeniz dileğiyle bana biraz müsaade…
www.hakimiyet.com