Amacımız, insanlarımıza Konya hakkında kısa da daha önce anlatılmamış, yazılmamış bilgileri sunmak,
“19. yüz yılın özellikle ilk yarısında, aralarında Mac Donald Kinneir, L. De Laborde, Charles Texier, Hamilton, Helmuth Von Moltke gibi tanınmış gezgin, araştırmacı ve askeri danışmanların da bulunduğu pek çok yabancı Konya’yı ziyaret etmiştir. Mac Doland Kinneir, Konya’yı bir harabe olarak tanımlayarak eski devirlerden kalma sanat eserlerinin neredeyse yok olduğunu vurgular.
Charles Texier, Selçuklu sultanlarının aşırı hoşgörüsüyle Romalılardan kalma büstleri ve kabartmaları surlara koydurtmuş olmalarını övgüyle anarak, bu eserlerin özelliklerini açıklar.
Niebuhr, Konya’yı en ayrıntılı tanıtan yazarlardandır. Konya’nın yedi kapısı olduğunu söylemekte, bunlardan altısının adlarını vermektedir; Pazar, Yengi, Erbaş, Çeşme, Yapulag ve Nerende kapıları...
Zeki Afşin; Konya’nın İktisadi Bünyesine Bir Bakış isimli çalışmasında şöyle der: “Konyalılar; müteşebbis, teşkilatçı, iktisadi manayı anlamış ve çok çalışkan, tahsilli ve dürüst insanlardır.”
El- Herevi: “Büyük caminin yakınındaki kilisede Eflatun’un mezarı vardır. Kamereddin Bahçesinde bir kemer altında bütünü mermerden yapılmış, bir kadın ile bir erkeğin birlikte yattıkları mermerden bir yatak(Lahit) gördüm...”
William Francis Ainsworth; “Oldukça geniş bir alanı kapsayan kent surlarının dışında, mevcut kalıntıların en önemlileri İslâmî dönemdendir. Bu kalıntıların en çok dikkat çekenleri camilerdir. Bir çok mezar yapısı büyük kutsallığa sahiptir. 20’den fazla medrese kalıntısı vardır. Medreselerin bir çoğu Müslümanlar arasında yaygın olan yüksek fikirli akımları ellerinde tutarlar...”
Rudolf Von Lindau: “Konya, eski adıyla “İkonion”, ilk haçlı seferlerinin geçtiği, İmparator Frderik Barbarossa’nın son büyük meydan zaferini kazandığı; Selçukluların, büyük hükümdarları; Sultan Alaeddin ile en güçlü dönemlerini yaşamıştır....”
Konya’da bir çok tarihi eser mevcut idi. Bunlardan bir kaçı; Saat kulesi, Numune çiftliği, Muvakkıthane, Hapishane, Hastane, Güherçile Fabrikası, Hükümet Konağı, Kışla-ı Hümayun, medreseler, tekke ve zaviyeler, türbeler.....
Şöyle bir Konya Cadde ve sokaklarını gezmeye çıktığımızda gözlerimize inanamayacağımız şekilde tarihi miraslarla karşılaşırız. Karşılaşırız, ama bir çoğunun tahrip edildiği ve tarihe gömüldüğünü görünce de moralimiz bozulur. Diyebilirim ki Konya bir çeşit açık hava müzesi gibidir. Her taşının altından tarih fışkırmaktadır.
Kitabımızda; peygamber mezarlarını, Konya’da dini hayatı; sadece Müslümanların dini anlayışlarını değil, Gayri Müslimlerin de Konya’da dini bir hayat sürdüklerini, Konya’da yaşayan; tarikatları, halkın önem verdiği, bir başka tabirle halk hekimliği de diyebileceğimiz; Halk inançlarını, efsaneleri ele aldık.
Amacımız, insanlarımıza Konya hakkında kısa da daha önce anlatılmamış, yazılmamış bilgileri sunmak, Konya’ya değişik bir pencereden bakmaktır. Konya ile ilgili çok kitap, dergi ve makale... mevcut. Hepsinin amacı, şehrimizi tanıtmak, şehrimizin; tarihi ve kültürel özelliklerini yansıtmak. Biz çalışmamızda bir başka açıdan ele aldık konuları.
www.hakimiyet.com