Bundan dört buçuk ay önce ülkemizin gündemine bomba gibi düşen Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında açılan kapatma davası artık son aşamaya gelmiş bulunmaktadır.
Her iki tarafta, yani hem davacı, hem de davalı taraftar yazılı ve sözlü iddialarını ve savunmalarını zaman içinde yapmışlar ve dava artık karar aşamasına gelmiştir. Son ve kesin kararını vermek üzere geçtiğimiz pazartesi günü toplanan Anayasa Mahkemesinin onbir asil üyesi görüşmelerini aralıksız sürdürmektedir. Kim bilir belki de bu yazımız okunduğu gün veya birkaç gün sonra kararını vermiş olabilir. Açılan kapatma davası hangi yönde olursa olsun kesin bağlayıcıdır. Yetmiş milyonumuzu yakından ilgilendiren, tek başına altı aydan beri iktidarda olan AK Partiyi kapatma davası, davanın açılmış olduğu günden beri hem batılı ülkelerin, hem AB’nin, hem Amerika Birleşik Devletlerinin hem de Orta Doğu’da yer alan İslâm ülkelerinin dikkatle ve zaman zamanda ciddi eleştirilerle üzerinde durduğu ve yakından ilgilenme gereği duyduğu çok önemli bir davadır.
Her şeyiyle beraber dava Anayasa Mahkemesi üyelerinin elinde ve önündedir. Ülkemizi ve milletimizi bir kaos ortamına, ekonomik ve siyasi açıdan bir belirsizliğe sürüklemek en önemli dilek ve temennimizdir.
Siyasi çalkantıların ve ekonomik darboğazların zamanla milletimizin başına çok yönlü galileler getirdiğini hepimiz yakinen biliyoruz. Ülkemiz yeni baştan bir çalkantılı döneme girerse bundan milletimiz ve dostlarımız büyük ölçüde üzüntüye kapılırken, düşmanlarımız sevinç çığlıkları atar.
Bugünlerde sona ermesi beklenen kapatma davası artık son virajdır. Yetmiş milyon Türk Milleti ile gerçek dostlarımızın gönlü ve kulağı Yüksek Mahkeme’den gelecek olan bir sese, bir karara kilitlenmiştir. Bu ses ve karar için yalnız günler değil saatler hatta dakikalar bile oldukça önemlidir.
Altı aydan beri tek başına iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi’ni veya herhangi bir partiyi iktidara getirmek ve iktidardan uzaklaştırmak askeri darbelerle, muhtıralarla ve yargı kararlarıyla değil milletin oylarıyla gerçekleşmelidir. Bu demokratik olayı gerçekleştiremeyen, özellikle geri kalmış ülkelerde zaman zaman görülen askeri darbeler ile mahkeme kararları, halkın oylarıyla işbaşına gelen partileri ve iktidarları adeta cezalı duruma düşürmektedir.
Anayasa Mahkemesinin on bir asil üyesi tarihi bir karar aşamasında olup bunu en doğru, en makul ve en güzel şekilde değerlendireceğine güveniyoruz. Her davada olduğu gibi karar verecek şahıslar, bir taraftan açılan davada yer alan iddialar ile savunmaları, öbür taraftan da vicdanlarının sesini asla ret edemezler. Ülkenin ve sağduyu ile milyonlarca vicdanın sesine ve arzusuna kulak veren bir karar bekliyoruz bu saatlerde, bu günlerde. Parti kapatmakla bir yere varılamayacağı ülkemizde defaatle görülmüş ve yaşanmıştır. Her rejime ve demokrasiye taban tabana ters düşen parti kapatma davaları son bulmalıdır artık. Milletimiz bu nevi açılan kapatma davalarından bizar olmuştur.
www.hakimiyet.com