Yazdır

Tatil İzlenimleri

Hedefler tasarladığın şeyler değil, içinde bulunduğun ortamda yaptığınız şeylerdir.

Yıllık iznimi kullanmak üzere iki hafta süreyle sizlerden ayrı kaldım.Aslında iznim başlamadan güzel bir tatil programı yapmıştım ama çeşitli nedenlerden programım başlamadan bitmiş oldu. Hayat işte…Hele hele şöyle bir zamanda uzun vadeli düşünmek gerekirken içinde bulunduğumuz ortamı değerlendirmek daha mantıklı ve kolay geliyor herhalde…

Programım adına yapabildiğim tek şey memleketim Karapınar’a gitmek oldu. Karapınar otogarına inince meşhur Ali Tepesinin yemyeşil uzanışı ve tepede dalgalanan bayrağımızın ebadının büyüdüğüne bakarak ilçem hakkındaki kararı erken verdim galiba… Yeşilin tonu bayrağımızın ebadıyla birlikte şehrin de büyümediğine şahit oldum.

Kuraklık kapsamına alınması belki çok sevindirdi ama gittiğiniz her yerde muhabbet aynı. Tarlada kalan hasada mı yanalım yoksa Karapınar’ın en büyük geçim kaynağı olan hayvancılığın yeni bir hasat dönemine kadar ayakta kalabilme savaşının verildiğine mi?

Konya’nın birçok ilçesine gitmişimdir. Bütün ilçelerimiz güzeldir ama Karapınar’ımızın gerek tarihi dokusu gerekse nüfus yoğunluğu ya da en eski yerleşim yerlerinden birisi olması diğer ilçeler içerisinde kendini öne çıkarmaktadır. Mesela bir Kadınhanı ilçemizdeki vitrin yetersizliği ilçeyi gezen, gören kişilerin dikkatinden kaçmamıştır. Çünkü önemli geçiş güzergâhlarından birisidir. Ama güzide ilçemiz Karapınar’ın vitrini de güzel reyonları da… Bütün bunlara endeksli olarak da gerek vitrinde gerekse reyonda yapılan çalışmaların da Karapınar’ımızın kendi özüne uygun olarak yapılması gerektiğinin özellikle altını çizmek isterim.

Yolların tozunu yuttuk… Yarı açıkta kalmış çukurlar ise yutulan tozların tuzu biberi… Altyapı çalışmaları çok güzel ama bu çalışmalar reyonlardaki tadilatı bahane ederek dükkân kapatmaktan çok uzak olmalıdır. Ben bir altyapı mühendisi değilim ama bu çalışmalar biraz daha dengeli ve bölgesel yapılabilirdi diye düşünüyorum. Ve bu çalışmalar seçim malzemesi yapılıp, şehir altyapısından çok seçim altyapısına dönüşmesin. Ha şunun da farkındayız; aynası iştir kişinin lafa bakılmaz… Çok doğru ama güzel iş yapalım derken aynanın da tozlu bırakılmamasının da farkındasınızdır herhalde…

Bir vesileyle Konya’da yaşayan bir hemşehrimizle beraber olduk Muhabbet falan derken söz döndü dolaştı gene Karapınarlılar arasındaki iletişim kopukluğuna geldi. Ne yalan söyleyeyim aynı dertten biz de muzdaripiz. İşi gereği şehir şehir gezen bu hemşerimiz gerek ilçede gerekse ilçe hatta şehir dışında olan yetki ve kariyer sahibi hemşehrilerimizle görüştüğünü söylüyor. Bu insanlara Karapınar’ı sorduğunda aldığı cevaplar karşısında hayrete düştüğünü üzülerek belirtiyor. Devlet memuriyetinden tutun da neredeyse bürokrasiye kadar birçok hemşehrimizin iyi görevlerde bulunduğunu hemen hemen hepimiz biliyoruz. Örnek mi? Uzun yıllardır bir üniversitenin dekanlığını yapan bir hemşehrimizin Karapınar hasreti bir yana memleketine hizmet edememenin ve hiçbir projede yer alamamanın ezikliğini yaşadığını söylemesi herhalde yeterli… Sakın kimse yanlış anlamasın, çünkü kimsenin bu bağlamda siyasi bir yatırımı falan yok. İletişimsizlikten yakınıyor hemşehrimiz. Ben de bu konuda üzerime düşeni yaparak ve gerekli adımların atılacağı temennisiyle bütün hemşehrilerimize saygılar sunuyorum.

 

www.hakimiyet.com