Nihayet beklenen karar açıklandı ve AK Parti kapatılmadı. Ve; bütün piyasa rahatladı. Borsa çıkışa geçti, belirsizlik içinde olan ekonomide yüzler gülmeye başladı.
Dava açıldığından beri bir belirsizlik, bir tedirginlik, bir karanlık tablo vardı. Hamd olsun o bitti. Dolayısıyla ülkemizin önünde bekleyen bir çok reformlar gerçekleşecek, AB kriterleri bütün hızıyla devam edecek. herkesin umutla beklediği hukukun üstünlüğünü benimsemiş ve demokrasiyi içine sindirmiş bir ülke profili karşımıza çıkacak.
Alınan bu kararla Anayasa mahkememiz de iyi bir puan almıştır. Aslında kararı vermeden önce enine boyuna, bütün detaylarıyla incelemiş olmaları lazım ki böyle bir karar çıktı. Yalnız, karar sadece bir üye eksiği ile verildi. Bir üye daha katılsaydı kapatılma gerçekleşecekti.
Bu kararın aksi olsaydı, erken seçim, ekonominin dibe çökmesi, işsizlik, belirsizlik, kaos ortamının oluşması.... yani herkeste psikolojik bir moral bozukluğu; “Acaba yarın ne olacak?” sorusu ve beklentisi. Asıl önemlisi; Ergenekon adlı terör örgütünün daha da şımarıp, içinden çıkılmaz hale geleceği, çözüm bekleyen bir çok sorunun çözümsüz kalacağı...zaten Ergenekon, bitirilmeden bırakılırsa herkesi sokar. Adeta bir yılan gibi. O bakımdan başının ezilmesi ve yok edilmesi için nereye kadar giderse gidilecek ve sonlanacaktır, sonlanmalıdır. Bundan bütün ülke memnun olur, halkımız yapılanlardan son derece mutludur.
Bütün dünya basını verilen karardan memnun. Bazı memnun olmayanlar da var ama olacak o kadar. Ana muhalefet yine bildiğimiz gibi. Bundan önce; “Mahkemenin verdiği karara hepimiz saygılı olmaya mecburuz” diyen ses, bugün değişik çıkmaya başladı. Aslında halkımızın büyük bir çoğunluğunun ana muhalefete pek itibar ettiği de yok zaten. O da bunu iyi biliyor. Onun da istediği, sadece muhalefet olarak kalmak, iktidar olma gibi bir çabası da yok, niyeti de... nasıl olsa demokrasilerde bir muhalefete ihtiyaç var, kendi anlayışına göre muhalefet yapıyor -ki bu tartışılabilir- ne yapsın iktidarı, ne yapsın ülke yönetimini...
Bundan sonra artık AK Parti iktidarı 2011 yılına kadar yönetimde kalacak. Yalnız unuttuğumuz bir şey var, verilen bu karar, bir daha böyle karar çıkar anlamına gelmez. Her zaman yeni bir iddianame hazırlanıp, yeniden kapatma ile ilgili dava açılabilir. En iyisi bir an önce Anayasanın değişmesi, parti kapatma konusunun gündemden çıkması gerekir. Yani önümüzde çok yoğun bir çalışma yapılarak, yeni yasama yılında; Anayasa, seçim kanunları, siyasi parti kanunları değişiklikleri gündeme alınıp bir an önce yürürlüğe girmesi şarttır. Anayasamızın tamamen sivilleşmesi gerekir.
NOT: 2 Ağustos’tan itibaren bir süre tatil için yazılarıma bir süre ara vereceğim.
www.hakimiyet.com