Yazdır

insan kaçakçılığı

Ülkemizin jeopolitik konumu itibarıyla bir komşu ülkemiz var ve üç tarafı denizlerle çevrili olması,sınırlarımızın Avrupa birliği ülkeleri olan Bulgaristan,Yunanistan,Romanya, gibi ülkelerle komşu olması,

ülkemizin eskiden beri gelen göçmen ve sığınmacılara yardımcı olması, güvenlik tedbirlerinin yeterli şekilde yerine getirilememesi gibi nedenlerden dolayı Ortadoğu,uzak asya ve Afrika ve diğer ülkelerden gelen sığınmacı,mülteciler için transit geçişlerde  büyük rol oynuyor.

Örneğin,insan kaçakçılığı için ege ve Akdeniz sahilleri ve ülkemize girişler için doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinin dağlık sarp  yolları ve beldeleri tercih ediliyor ve bir türlü önüne geçilemiyor.

Daha altı ay önce Ege denizinde Afgan,Bengaldeşli,Pakistanlı,İranlı 53 kaçak denize düşüp boğuldular.Bu olaylara bir yenisi eklendi.60 kişi Vandan bindirildikleri tırlarla gece gündüz kaçırılıyor ve İstanbul yakınlarında bir çiftliğe havasızlıktan 13 tanesi ölü,birçoğu can çekişir halde bırakılıp kaçılıyor.

Gencecik insanlar tanımadıkları bir yerde,günlerce aç susuz kaldıktan sonra, su da boğulup ölmek kadar kötü bir yazgı olmasa gerek.Ya rabbim ne kötü bir kader.Bu olayda bizim paragöz insanımızın,ne kadar haktan ve hukuk tan nasipsiz oldukları anlaşılıyor.Düpe düz alçaklık.

Ulan kendi canınızı koysanıza o zavallı,gariban,kimi kimsesi yok,biçare garip ve gurebanın yerine.Yalan dünyanın bir avuç doları için bir anda 53+13 kişinin boğulmasına neden oluyor bu insanlar nasıl oluyor da rahat olabiliyorlar anlamıyorum.

Bizim kültürümüzde böyleleri zengin bile olsa ona yardım edilir,yedirilir,içirilir,üstü başı değiştirilir,yatacak yer ve yurt verilir,ona  sahip çıkılır. İnsanlığın icabı budur.Bizim köy odaları böyle konar göçer hangi din ve milletten olursa olsun ona hizmet etmek için kurulmuştur.Yazık! Çok yazık…  Hem kendi hayatlarını,hem de karşıdaki insanların hayatlarını hiçe sayıyorlar.

Bu olayın iç yüzüne baktığımız zaman bu insanların ülkelerine ya kanunsuz uygulamalarla yüz yüze kaldıklarını yada siyasi düşünce ve görüşlerinden dolayı ,fakirlik ve yoksulluktan,insan hak ve hukukunu olmamasından dolayı terk etmek zorunda kaldıklarını görüyoruz.  Bu insanların o toplumların en eğitimli ve kaymağı tüketen insanlar olduğunu da söyleyebiliriz. Çünkü, gariban insanların çoğu elinde avuncunda doları,eurosu bulunmaz.

Bu dünyada toplumlar ve halklar ,ülkeler arası gelir dengesizlikleri sürdüğü,hak ve adaletin uygulanmadığı,kişilerin kendi inanç ve değerlerini özgürce yerine getiremediği,ulusal uluslar arası sermayenin insanı bir met’a olarak gördüğü,üretim ve paylaşımın olmadığı bu vahşi kapitalist uygulamaların devam ettiği sürece bu kaçağın sonu bitmez.

Her yıl binlerce insan Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş ülkelere göç etmek için varını yoğunu verip böylesi rezalet ve facialara neden olmaktadır.

Bunun için insan kaçakçılığı insanlar için kaçakçılar için devam edecektir.Bunun yolu evrensel hakların heryerde Birleşmiş Milletlerce uygulamasının takip ve denetiminin yapılması,ülkelerin yolsuzluk ve yoksullukla mücadele etmesi daha esnek bir sınır geçiş ve politikalarının olması hem bunları, hem de terörü de yok edecektir.

Bu dünya tüm insanlığa aittir.Unutmayalım.

www.hakimiyet.com