Yazdır

İdam Kaldırılınca Hainler Köpek Gibi Besleniyor

İlâda batılı ülkelere uyacağız ve Avrupa Birliğine üye olacağız diye pek çok güzelim dini ve milli geleneklerimizden uzaklaştık. İşte bunlardan biri, belki de en önemlisi ülkemiz genelinde işlediği suça bakılmadan idamın kaldırılması olmuştur.

Adamlar ülkenin varlığına, dirliğine ve birliğine dinamit koyuyor, bir anda çok sayıda masum insanın canına kıyıyor, haneleri ve ocakları yakıp, yıkıyor, yollara döşedikleri mayınlarla, tuzaklarla ve uzaktan kumandalı bombalarla ortalığı bir anda cehenneme çeviriyor. Ondan sonra da haydi cezaevine gir deniyor. Hain ve alçakça saldırıları gerçekleştiren teröristleri günde üç öğün yemekle adeta onları köpek besler gibi besleyip gidiyoruz. İdam edilen o gerçek ve başkalarına ibret dersi olan cezayı kaldırınca hainler daha fazla şımarır hale geldi.

Nasıl olsa idam yok, gül gibide beslenirim, günün birinde Rahşan affı gibi bir afla cezaevinden çıkarım hesabını yapan alçakların yapmış olduğu vahşet ve cinayet yanlarına asla kâr kalmamalıdır. İdamın kaldırılışından sonra cinayet dahil olmak üzere her türlü ağır suçlarda büyük bir artışın olduğu herkes tarafından bilinmektedir.

Adamlar bir bombayla, bir mayınla veya şerefsiz ve kahpe bir saldırıyla çocukları yetim, hanımları dul bırakanların sayıları her geçen gün artış gösterir oldu. Can yakanın canı mutlaka yakılmalı, kısas kıyamete bırakılmamalıdır.

Silahlı çete kurarak suçsuz insanların kanına girenler, dağlarda ve domuz inlerinde karargâh oluşturanlar, teröre bulaşanlar veya yandaşlık yapanlar, bu milletin askerine, polisine ve sivil insanlarına silah çekenler, milli varlıklarımıza zarar verenler ibreti alem için ya kurşuna dizilmeli, yada dar ağacında sallandırılmalıdır. Bilhassa teröre bulaşmış, baskın gerçekleştirmiş, suçsuz canlara kıymış, çatışmaya girmiş ve suçu sabitleşmiş alçak saldırganları bu milletin ekmeğiyle yıllar yılı cezaevlerinde beslemek Türk Milletinin inancına ve ananelerine ters düşmektedir.

Suçsuz günahsız, hiçbir şeyden habersiz masum insanların canına kıyanları idam yoluyla öldürmemek bir insan hakkı ihlâlidir. Katilleri her türlü imkanı mevcut hapishanelerde dört dörtlük beslenmeye tabi tutmak onları ödüllendirmek değil midir?

Her türlü melâneti yapmaya hazır, terörün ve eşkiyalığın her çeşidine uygun yaşantı içinde olanlar ancak idam edilmekten, başkalarının canına kıydıklarının karşılığı kendi canlarına da kıyılmaktan geçtiğini bildikleri ve bu iş uygulama safhasına intikal edildiğini gördükleri gün olayın seyri büyük ölçüde değişebilir. Kötülüklerden, saldırılaradn, hain ve alçak eylemlerden kötü ruhlu, adi ve bayağı görüşlü alçakları ve karaktersiz kimseleri caydırmanın tek yolu idamdır. İdam diye bir ceza kaldırılınca Apo ve emsali katiller ya kendilerine tahsis edilmiş bir adada ve bir hapishane koğuşunda, canlarına kıydıkları veya evlerini yakıp yıktıkları insanlarımızın en yakınlarının vergileriyle beslenmekte, polislerimiz ve askerlerimiz bir zarar gelmemesi için onları beklemektedir.

Avrupa Birliğe gireceğiz veya batılı ülkelere ayak uyduracağız diye idamı Türk Ceza Kanunundan kaldırmak isabetli olmamıştır. Hakkında idam kararı verilen 30 bin vatandaşımızın ölümden birinci derecede sorumlu PKK’nın elebaşı Apo’yu idam edemediğimiz gibi noksansız şekilde besleyip gidiyoruz. Ceza misliyle çekilmelidir.   

www.hakimiyet.com