Ziraat Odaları dün uyardı: ''Gıdada Ramazan vurgununa dikkat. Haber7.com olarak TM0 ambarları ve pirinç tarlarını gezdik; kıtlık havası estirmeyi gerektirecek bir durum kesinlikle yok.
Kuru gıdada vurgunu gerektirecek durum yok
Türkiye Ziraatçılar Derneği ve Ziraat Odaları Birliği dün uyardı: "Ramazan yaklaşırken prinç, bulgur ve mercimek stoklayan spekülatörler fırsat kolluyor."
Geçtiğimiz dönem kuraklık bahane edilerek pirincin 1.5 YTL’den 5-6 YTL’ye kadar çıkışıyla başlayan zam furyasında mercimek 80 Ykrş’tan 2.4 YTL’ye 5 kg’lık ayçiçeği yağı 11 YTL’den 20-22 YTL’ye çıktı.
AK Parti’ye kapatma davasının açıldığı günlere denk gelen ve hükümetin can derdine düşmesini fırsat bilen gıda vurguncuları yüzde 200’lerin üzerinde yaptıkları zam ile köşeyi dönerken, pirinci üreten çeltik fabrikaları ile yağı üreten Trakya Birlik bile zamlara anlam veremedi.
BUĞDAY, PİRİNÇ VE AYÇİÇEK ÜRETİMİNDE PROBLEM YOK
Türkiye pirinç üretiminin yüzde 50’sini karşılayan Meriç, Uzunköprü, İpsala havzası ile Tosya, Gönen ve Bandırma'da şu ana kadar sulamada bir problem yaşanmadı ve rekoltede düşüş beklenmiyor. Buğday üretiminde ise Konya ovasında kuraklık etkisini gösterirken Trakya’da bu yıl beklenenin üzerinde (dönüm başına 500-600 kg) buğday üretimi gerçekleşti.
Kanola’nın da yağ üretimine katıldığı bu sezon, mısır ve ayçiçeği rekoltesi beklenene yakın. Haber7.com ekibinden Ferat Gülver, Türkiye’nin çeltik, ayçiçeği ve buğday üretiminde önemli bir merkezi olan Trakya’yı gezdi. TMO ambarlarını, yemyeşil pirinç ve ayçiçeği tarlalarını hatta yeni başlayan meyve bahçelerini gezdi ve görüntüledi.
AMBARLAR VE TARLALAR MORAL VERİYOR
Gülver, tüm izlenimlerinden sonra şunu söylüyor: Çeltik fabrikalarında geçen yılın ürününden tonlarca pirinç hala var. Çeltik tarlaları bereket kokuyor. TMO ambarlarına kamyon kamyon buğday geliyor. Sarı ayçiçeği kafaları tanelenmeye başlamış bile. Karpuz-kavun o kadar bol ki, tüccarlar hepsini alamadığı için bazı çiftçinin ürünü tarlada kalıyor.
25 gün sonra Ramazan. Oruçlu insanların
sofralarını çeşitlendirme arzusunu çok iyi bilen çarşı, pazar ve market
esnafı ellerini hiç ovuşturmasın. Gıda sektöründe fiyat artışlarını
gerektirecek hiçbir mazeret yok. “Tepesinde Demokles’in kılıcı gibi
duran” kapatma davasından kurtulmuş olan Ak Parti Hükümetinin de bu
defa halkı vurgunculara, hatta geçtiğimiz dönem yaşanan acımasızlığı
düşündüğünüzde; tek derdi evine bir parça ekmek götürmek olan
insanımızı ‘gıda terörizmine’ ezdirmemesi gerekir.
PİRİNÇ İLE BAŞLAYAN TARİHİ ZAM VURGUNU
İşte çeltik üretiminde en önemli yerlerimizden biri olan İpsala'da üretici ve fabrikatör olan Mehmet Kerman'ın ağzından 4-5 ay önce yaşadığımız pirinç ve diğer kuru gıdada yaşanan vurgunun hikayesi:
"Geçen yıl medyanın da aşırı yüklenmesiyle sanki
kıtlık varmış gibi bir hava estirildi. Pirinç kuyrukları televizyon
ekranlarından gösterilince panik oldu ve pirince sanki mutfakların
olmazsa olmazıymış gibi talep patlaması oldu. Birinci kalite baldo
pirinç 3.2 YTL’den 6 YTL’ye, Osmancık pirinci 2.5 YTL’den 5 YTL’ye
çıktı. Yani, yüzde 100’e varan zam oldu. Pirinç ile birlikte nohut,
fasulye, bulgur ve mercimek de patlama yaptı.
Öne çıkmadı ama aslında en fazla zam mercimeğe geldi. Mercimek 80
Ykrş’dan 2.4 YTL’ye çıktı. Tüm bu artışlarda pirinç günah keçisi oldu.
Oysa her ürüne zam yapılmıştı.
PİRİNÇ ZAMMINA ‘İTHALAT FRENİ’
Pirinç artışını frenlemek için hükümet devreye
girdi ve Bakanlar Kurulu, Toprak Mahsulleri Ofisi'ne (TMO) “sıfır
gümrük vergisiyle” 100 bin ton pirinç ithalat izni verdi.
Bu çerçevede 10.06 GTP çerçevesinde 31 Temmuz 2009 tarihine kadar
“sıfır gümrük vergisiyle” 100 bin ton pirinç ithalatı serbest
bırakıldı.
BUĞDAYDAKİ OYUN
Türk halkının sofralarının vazgeçilmezi olan
ekmeğin hammaddesi olan buğdayda ise farklı bir durum söz konusu.
Çiftçinin girdi maliyetinin yüksek oluşu nedeniyle ekmekten vazgeçmeye
başladığı buğday, Rusya’dan çok yönlü fiyat tarifesi ile ithal ediliyor.
İç piyasayı etkilememek için hükümet yüzde 130 gümrük vergisi
uyguluyordu. Geçtiğimiz yıl buğdayın taban fiyatı 425 YTL/ton iken
Rusya’dan 250 Dolar/ton’a buğday ithal edilebiliyordu. Bu nakliye ve
yüzde 130’luk vergi ile 690 YTL/ton’a çıkıyordu. Zam furyalarının
yaşandığı dönemde Türkiye’de buğday 470 YTL/ton idi.
Hükümet Nisan ayında vergiyi yüzde 30’a indirdi. Ancak dünya
piyasalarında buğday fiyatları artınca hükümet ikinci bir müdahale ile
pirinçte olduğu gibi buğday ithalatında gümrük vergilerini sıfıra
indirdi.
Şu an Türkiye’ye teslim Rus buğdayı 420 YTL/ton.
Taban fiyat henüz açıklanmamış olmakla birlikte, Toprak Mahsulleri
Ofisi’nin bu yılki müdahale alım fiyatı 475 YTL/ton. Ancak serbest
piyasada tüccarlar buğdayı 460 YTL/ton’dan alıyor.
Böylece çiftçinin buğday taban fiyatına olası tepkilerine karşın,”Bakın
Rusya’dan 420 YTL/ton’a buğday getirebiliyor tüccar” deniyor."
ÇİFTÇİNİN ACINACAK HALİ
Kerman'ın bilgilerini dinledikten sonra ve Trakya gezisi sırasında çiftçi ile yaptığımız sohbetten sonra şu ilginç durum ortaya çıkıyor:
Şehirlerde yaşayan insanlar ve özellikle çok çocuklu aileleri düşündüğünüzde; “iyi ki buğdaya zam yapılmıyor, yoksa bir ekmeğin fiyatı kaç paraya çıkar” diyorsunuz. Ancak, tek geçim kaynağı buğday ve ayçiçeği ekimi olan çiftçiyi düşündüğünüzde; yüzde 100’lere varan mazot ve gübre artışını göz önünde bulundurduğunuzda da çiftçinin haline acımamak elde değil.
www.hakimiyet.com