Yazdır

Kurt misali bulanık havayı sevenler

Balcılar beldesinde meydana gelen, 18 gencecik yavrumuzun hayatına, 28’inde yaralanmasına sebep olan o çok üzücü olay hakkında ileri-geri, doğru ve yanlış çok şeyler söylendi ve yazıldı. Onun için bu elim kaza hakkında bir şeyler yazarak yaraları tazelemek, acıları tekrar gündeme taşımak istememiştim.

Fakat ve bu kararlılığıma rağmen, göçükten yaralı kurtulan ve elan tedavisi Tıp Fakültesi’nde devam eden Şerife Atayer’in babası Ahmet Atayer’in hastane önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamayı gazeteden okuyunca fikrimi değiştirerek olayla ilgili yazmaya karar verdim. Bu yazım, yaraları tazelemek değildir.

Hemen hemen her konuda olduğu gibi ülkemizde meydana gelen olaylar malum medya organları tarafından çarpıtılarak verilir. Ortada üzücü ve milletimizi derinden yaralayan bir hadiseden bile İslam’ı ve Müslümanları suçlu gösterme alışkanlıklarını bu elim olayda da sürdüren yazan ve konuşan bedbahtlarla karşılaştık. Her fırsatı kendi açılarından değerlendiren ve malum azınlığı temsilcisi olan bir grup; din düşmanlığı, Kur’an düşmanlığı yapmayı kendileri açısından bir görev addederler.

Böyleleri için yaralı kızımızın babası Ahmet Atayer’in cevabı bir balyoz gibi beyinlerini sarsmıştır. “Bizim çocuklarımız baleye gitmiyor, diskoya, bara gitmiyor, köpük banyosunda ölmüyor, bazı medya grupları neden çok abartıyor aklım ermiyor.” Bu açıklama yaralı yüreklere, acılı anne ve babalara bir iksir rehaveti bahsetmiştir. İşin gerçek yönünü değiştirerek vermeyi kötü bir alışkanlık haline getirenler bulanık suda balık avlamayı ve kurt misali dumanlı havayı severler.

Milletçe acıları ve sevinçleri paylaşma özelliğimiz mevcuttur. Halkımızı büyük ölçüde üzüntüye boğan, Balcılar’da yaşanan elim hadisede onların diliyle tanrıyı suçlu gösterecek kadar bayağılık sergileyenler; nüfusunun yüzde doksan dokuzundan fazlası Müslüman olan milletimiz tarafından kınanmış ve açıkça telin edilmiştir.

Yaraları sarmak, acıları dindirmek yerine dinini, diyanetini öğrenen, kitabını öğrenen bu yavrularımızı ve ailelerini dilhun eden zavallılara ancak acınır.

Meydana gelen olay her boyutuyla incelenmeye tabi tutulmuştur. Konu adliyeye de intikal etmiştir. Suçlu görülenler elbette cezasını çekecektir. Bu, işin daha değişik ve daha normal seyridir. Bizim sitemimiz, bizim üzüntümüz bazı fırsat düşkünü kişilerin elim bir olay karşısında dindarlara sataşması ve İslam düşmanlığı yapanlaradır.

Bu vesileyle göçükte hayatını kaybeden cennet kuşu yavrulara Allah’tan gani gani rahmet, onların ailelerine ve yakınlarına sabrı cemil, bu acılı olayda yaralanan gencecik kızlarımıza Cenab-ı Hak’tan acil şifalar dilerken, milletimizin böylesine acılarla ve üzüntülerle bir daha karşılaşmaması için Müslümanlar olarak her fırsatta alemlerin Rabbine dua etmeli ve aşk ile yürekten temennide bulunmalıyız. Herkesin yapacağı tek şey vardır; oda: Taktiri ilahiye teslim olmak. Ne mutlu Hak’ka ve ilahi taktire teslim olabilenlere!

www.hakimiyet.com