Eskiden, yani bundan 15-20 yıl öncesinin siyaset adamları, özellikle il ve ilçe başkanları ile milletvekilleri halkımızla çok daha sıkı ve daha samimi bir diyalog içinde idi. Şimdilerde hem iktidar partisi, hem de muhalefet partileri halktan kopuk ve hemşerilerinden oldukça uzak bir siyaset sergilemektedirler. Ancak seçim zamanlarında yaşanan oy avcılığı müstesna.
Burada bir gerçeğin altını kalın çizgilerle çizerek izah edelim ki; iktidara mensup Konya milletvekilleri ancak ya bir temel atmada, ya da bir açılışta halkın içinde olmaktadır. Sayın vekiller ve il yönetiminin tepe noktasında bulunan sayın görevlileri bir ev sohbeti, bir mahalle toplantısı tertip ederek seçmen vatandaşlarımızla bir araya geldiklerine, onların istek ve taleplerini dinlediklerine hemen hemen hiç şahit olmadık.
Eskinin o samimiyet içinde geçen ev ve kahvehane sohbetleri, mahalle halkını bir araya getiren toplantıları bir hatıra olarak hafızalarımızda yaşamaktadır.
AK Parti’nin yönetim kadroları ve milletvekilleri; Genel Başkanlarını örnek alan bir siyasi yapı gerçekleştirmelidir. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her yaştaki ve her siyasi görüşteki insan sevgisini kendilerine önemli bir misal ve örnek alamayan partinin il ve ilçe yöneticileri ve milletvekilleri kendilerine yeni ve halkımızı kucaklayıcı bir siyaset ve bir yol haritası ihtiyacını gündeme getirmelidirler.
Halktan kopuk siyaset başarılı olamaz. Bir Tayyip Erdoğan rüzgarı ile belli bir makama, önemli bir koltuğa gelmiş olanlar o makamın, o koltuğun hakkını layıkiyle verme hususunda gayret sarf etmeli, milletimize, özellikle de hemşerilerimize sırtını değil yönünü dönmeli, gönlünü vermelidir. Görevlilerin, yetkililerin veya bir mevkiye gelmiş olanların bir Başbakan, bir AK Parti Lideri kadar halk yanlısı, halktan birisi olamaz amma hiç olmazsa karınca kararınca onun yoluna özen göstermeli, halk ile sıcak ve samimi ilişkiler içinde olmaya çaba göstermelidirler. 2002 seçimlerinde 14, 2007 seçimlerinde ise 13 Konya milletvekili ile partinin il teşkilatından halkımız yeter derecede ilgi görmediğinden müştekidir. Bu yaşanan bir gerçektir.
Siyaseti günü kurtarma olarak görenler ve değerlendirenler yanılmış olduklarını anladıkları gün iş işten çok geçmiş ve fırsatta elden gitmiş olur.
Milletimizin çoğunluğunun yüreğinde ve gönlünde bir Tayyip Erdoğan sevgisinin olduğunu kimse inkar edemez. Partinin milletvekillerinde ve teşkilatlarında böylesine sevginin ve hemşerilerimizle kaynaşmanın bir türlü yaşanamamış olması AK Parti adına ve Konya’mız adına bir eksiklik olarak görüyoruz.
“Dost acı söyler amma gerçeği söyler” demişler. Söz açılmışken gerçekleri söylemeye devam edelim öyleyse. Bir milyon nüfuslu şehrimizin Büyükşehir Başkanını normal şartlar altında kendilerini o makama getiren insanlarla bir araya geldiğini, makamında talebi olan hemşerilerimizi kabul ettiğini, bizzat vermiş olduğu randevulara uyduğunu gören ve bilen var mıdır bilmiyorum? Bütün bunlar ve diğerleri kocaman bir iktidar partisini yıpratan gelişmelerdir. “Arkamızda Tayip Bey var” demek çok yanlıştır. Bir siyasi parti lideriyle olduğundan daha fazla halk ile beraber olmalıdır. Bu gerçekten hareket eden siyasiler ve siyasi partiler istikrarı yakalamış olurlar. Partilerin arkasında şahıslar değil halk olmalı, millet olmalıdır.
www.hakimiyet.com