Yazdır

Bunlar Bilinmeli

Biz, Alevilikle ilgili yazılarımızda, “Ateizmden Sünniliğe kadar bir yelpaze içinde Alevilik anlayışlarının bulunduğunu ve Aleviliğin bir İslamî meşrep olduğunu, bugünse ülkemizde gerçek Alevi kardeşlerimizden ziyade, Alevilikle ilgisi olmayan ateistliklerini ve İslam dışı dinlerden olmalarını Aleviliğin şemsiyesi altında gizleyen bir takım grupların, Alevi kardeşlerimiz üzerinde baskı uyguladıklarını ve Türk Milletine dayatmalar yaptığını belirtmiştik. Bu hususlarda delillerimizi de sunmuştuk.

Türk Tarih Kurumu eski başkanı Prof.Dr Yusuf Halaçoğlu “ Bu gün ülkemizde kendisini Alevi olarak lanse eden ve Alevilik konusunda, sürekli bir şeyleri gündemde tutanların gerçekte Alevi olmayıp, Ermeni asıllı olanlar olduğunu” beyan etti. Hatta bunları aşiret, aşiret sayabileceğini de söyledi.Bu doğrudur. Meşhur tehcir olayı sürecinde bir çok Ermeni Müslüman olduğu beyanla Anadolu’da kalmıştır. Bunlar İslam’ın Alevi meşrebinde olduklarını beyan etmişlerdir.Bunların çoğunluğu gerçekte hiçbir zaman Müslüman ve Alevi olamamışlardır. Ayrıca , araştırmalar şunu gösteriyor. Türk Milli Mücadelesi kazanıldıktan sonraki süreçte de, Balkan’lardan   Türkiye’ye gelenlerde Balkan Yahudisi Sebataylardır. Bunlarda Alevi- Bektaşi anlayışında olduklarını açıklarlar.Bunların çoğunluğu da ne İslam ne de Alevi olmuşlardır.   Cumhuriyetin kurulmasında görev alan elit tabakanın çoğunluğu da Ermeni, Rum, Musevi yani Yahudi orijinli Alevi kökenlidir. Hatta bu elit tabakanın fikir babaları olan Tanzimat, Jöntürk, İttihat ve Terakki Partisi liderlerinin, çoğunluğu da Türk  Alevisidir. Ama gerçek Alevi değillerdir. Mesela, Mustafa Reşit Paşa, Ali ve Fuat Paşalar, Mithat Paşa, Namık Kemal, Talat Paşa Alevidirler. Aynı zamanda, Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet’i kuran kadroların çoğunluğu Masondur. Atatürk’te baba tarafından Alevidir. Ancak  babası o küçükken öldüğü için annesi Zübeyde hanım ve dayıları Sünni olduğu için daha çok Sünni anlayışa göre yetişmiştir.

Cumhuriyetin kurulmasına hiçbir itirazımız yoktur. Cumhuriyetten sonra 1937 de, Atatürk’ün hastalığı nedeni ile devlet yönetimine tam hakimiyetinin olmadığı bir süreçte, gerçek Alevi olmayan, esasta başka dinlere mensup veya ateist  ancak kendini İslam ve Alevi olarak lanse eden  elitler Türk Anayasasına “ Felsefesini  gerçek olmayan çarpık Alevilikten alan, Özü İslam karşıtlığı olan Jakoben laikliği” sokmuşlardır. Bu laiklik bu grubun Alevilik anlayışının gereğidir. 80 yıldır Aziz Türk Milletine laiklik, laiklik diye  dayatılanda   gerçek Alevilik olmayan bu  anlayıştır. İsmet Paşa ve ekibi’nin bu süreçte büyük katkıları vardır. Bu anlayış 1950 sürecine kadar, Türk asker ve sivil bürokrasisine tam hakimdir. 1950 den sonra da b.u anlayışın bürokrasideki hakimiyeti kırılamamıştır. 1950-1960 sürecinde Cumhurbaşkanı Mason Celal Bayar ve bürokrasinin tepesindeki kişi olan Başbakanlık Müsteşarı (Adnan Menderes’in Müsteşarı ) 33. derecedeki mason Salih Zeki Korur,1963-2000 arasında, Mason Süleyman Demirel ve aşırı solcu Rahşan Ecevit’e kontrol ettirdikleri Bülent Ecevit sayesinde bu anlayışın hakimiyeti  aralıksız devam etmiştir. Buna rağmen,1960, 1971, 1980, ihtilalleri de başka sebepleri olsa da demokrasi sayesinde biraz sarsılan bu anlayışın hakimiyetini  pekiştirmek için yapılmıştır. Gerekçe hazırdır. İrtica geliyoooooooor… Laiklik gidiyoooor. Oysa giden, gidecek olan gerçek olmayan Alevi anlayışıdır. Onların, irtica dedikleri de Suni inanıştır. Artık bunun lâmı cimi yoktur. Bu gerçek bilinmelidir.

28 Şubat süreci, tamamen bu anlayışın ihtilalidir. Bu süreçte önde olan asker kişilerin ve sivil bürokrasinin büyük çoğunluğu gerçek olmayan Alevilerdir. Basında çıkan bilgilere göre 28 Şubat darbesinin ateşli destekçilerinden 1. Ordu eski Komutanı Çetin Doğan isimli generalin kontrolünde oluşturulan bir askeri organizasyonun üyelerine verdiği direktifler dikkat çekici ve hayret vericidir.( Türk Milletinin üstün ırk olduğu duygusu, toplumdan silinmelidir. Kadınlar sürekli açık giyinmeye özendirilmelidir., Toplumdaki cinsellik sürekli gündemde tutulmalıdır.Maneviyat aşağılanmalıdır.Sürekli  irtica geliyor yaygaraları yapılmalıdır. PKK ile  çarpışmaya Atatürkçü olsalar dahi Sünniler gönderilmelidir. Aleviler ölmemelidir, Ne yapıp edip, Askeri Personel Atama birimi ele geçirilmelidir, Türkiye’deki İslam, Alevi inanışındaki İslam haline( tabi kendi yorumlarına göre Alevilik) getirilene kadar mücadele edilmelidir, v.s)  Bu şekildeki bir anlayışı gerçek Aleviler kabul edebilir mi ? Edemez… Etmemiş. Bu organizasyon içinde olan gerçek bir Alevi sabredememiş ve bunları ihbar etmiş Evet durum bu… Bu gün topluma dayatılan İslam karşıtlığının gerçek nedeni de bu… Devletle Millet arasındaki kopukluk hatta çatışmanın nedeni de bu. Çarpık bu Alevi anlayışını Türkiye’de hakim kılmak... 200 yıllık kavga bu…. Başörtüsü yasağının, Kuran kursunun,  İmam-Hatip aleyhtarlığının, hepsisin ama  hepsinin sebebi bu… Oysa gerçek Alevilerle sunilerin hiç bir sıkıntıları yoktur.  Allah’ımız, Peygamberimiz (Hz Muhammet) Kabe’miz, Ali’miz bir… Biz kardeşiz…     

www.hakimiyet.com