Dünya birçoğumuz için oyun oynaştan ibaret. Eğlenmesini bilmesek de, eğlence toplumu olma yolunda ilerliyoruz.
Son yıllarda hemen her yerleşim yerinin bir günü (şenlik/festival/bayram) oldu artık. Birçok yerde eğlence günlerce devam ediyor. Vur patlasın, çal oynasın kabilinden.
Programların içeriği akıllara zarar. Artık birçok yerde şenliğe katılmamak ayıplanır olmuş. “ Yahu şenliğe bile gelmedi, ne biçim adam?”, lafı toplumun ayıp sayışını ifade biçimi.
Dünya durdukça borçlarını ödemesi mümkün görünmeyen belediyeler bile, bu tür programlar için nasılsa büyük paralar harcayabiliyor. İçme suyu şebekesini onarmaktan aciz belediyeler bir sanatçı için 50-100 bin YTL ayırabiliyor. Bazı yerlerde belediyelerin yaptığı tek iş nerede ise şenlik.
Şenliklerin içeriği, yarınlara kültür unsuru olarak aktarabilecek pek bir şey barındırmaz. Hemen her programın toplumsal etiği zorlayan bir yönü var.
Bazı şenliklerde ilköğretim birinci kademede okuyan kız çocuklar arasında güzellik yarışmaları yapılıyor. Yedi sekiz yaşındaki çocukları böyle bir yarışmaya dahil edenlerin akıllarından şüphe ediyorum. Bu yaşta bir çocuğu sonradan kazanamayacağı bir yönü ile yarıştırmak, ne akla, ne ahlaka, ne de insanlığa sığar.
Eğitim çağındaki çocuklar sonradan kazanabilecekleri/geliştirebilecekleri yönleri ile yarıştırılır.
Aslında insanın kendi gayreti ile kazanmadığı bir yönü ile yarışa tabi tutulması, ahlaki olmasa gerektir. Bu büyükler içinde böyledir.
Çocukların kişilikleri üzerinde iz bırakan bu tür yarışmaları yapanlar, çocuğunu böyle bir yarışmaya dahil edenler, ve bu tür yarışmaları izleyenler, aklı ile zoru olan insanlardır.
Eğitim bakanlığının ve eğitimcilerin bu durum hakkında ne düşündüğünü merak etmiyor değilim. Şunu biliyorum ki eğitim bakanlığı da insan yetiştirmekten çok program uygulamayı önemseyen bir yapıya sahip.
Zorunlu eğitim yaşındaki çocukların dini bilgiden korunması yönünde yapılan düzenlemeleri biliyoruz. Çocuk, bahsi gecen yaşlarda camiye gitse irticai faaliyet sayanlar, bu durum ve kilise destekli gençlik kampları hakkında ne düşünür acaba? Kur’an'ın öğrenilmesinden korkan bu zevat, İncil ahlâkı ile yetişen çocuklardan ne bekliyor? Sözde AB destekli gençlik kamplarını, kültürler arası iletişim programlarını kim denetliyor?
www.hakimiyet.com