Balcılar’da LPG tankından sızan gazın patlaması sonucu çöken yurdun enkazını hatırlarsınız.
18 kişinin hayatını kaybettiği feci olayda yaralanan 27 yüreği de… Kiminin siması, bir askerî helikoptere alınırken takılmıştır gözlerimize, kiminin feryadı, bir ambulans sirenine karışmıştır, duyamamışızdır bile sesini… Konya’da bir Yanık Merkezi olmadığı için Ankara’ya sevk edilen iki çocuğun dışında, hastanede tedavisi süren kalmadı çok şükür… Umarız onlar da tez zamanda iyileşir…
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, Konya Milletvekilleri ve ismini sayamadığım onlarca devlet büyüğünün ziyaret ederek, devletin yanlarında olduğunu hissettirdiği acılı aileler, memurundan Başbakanına kadar müteşekkirler devlete…
***
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi’nde 4-5 gün ameliyat olmayı bekleyen bir yaralı öğrencinin yakını olarak duyduklarım, ‘hâlâ mı?’ sorusunu tekrarlayıp durmama neden oldu kendi kendime. Sonra bu soruyu biraz yumuşatarak SÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan’a iletme gereği duydum. Sayın Okudan’ın, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Özkağnıcı ile görüşmemizi istemesi şaşırtıcıydı. Belki ne demek istediğimizi anlayamadı... “Gereğini yapalım” deme inceliğini gösterme yerine Okudan, kendince bize bürokrasiyi öğretiyordu belki. Belki de ‘bu konu beni aşar’ demeye getirmişti sözü.
Sonra bir vesile ile uğradığım hastanede, bir akademisyenin uzattığı dosya demeti, Sayın Rektörün dikkatine sunduğumuz sorunun yazılı cevabıydı adeta. Bıçak parası soruşturmasıyla ilgili dosyalar…
***
Cezai müeyyide korkusu ‘Bıçak Parası’ isteme sanatını da geliştirmiş olmalı. Bunu yıllar öncesinde yaşadığım bir olaydan biliyorum. Kolu kırılan oğlum, şimdi Meram Araştırma ve Uygulama Hastanesi olarak hizmet veren SSK Hastanesi’nde yaklaşık 10 gün acılar içinde ameliyat olmayı bekledi. Bu süre zarfında onlarca kişi aynı serviste ameliyatın ardından tabucu edildi. Biz ameliyat sonrasında da bekledik günlerce… Gidenlerden bazılarının “ameliyat için daha fazla beklemek istemiyorsanız doktorun özel muayenehanesine uğrayın” demesine rağmen inatla gitmedim. Sonuç, ameliyat yüzde 90 başarılı. Bunu ben demiyorum, ameliyat sonrası çekilen film gösteriyor.
Ameliyat sonrası oğlumun kolundaki ‘kişner’i (bir nevi çivi) çıkartmak için Ortopedi Servisine gittiğimizde beynime kaynar su döküldü. Temizlikçi midir, sağlık memuru mudur, ne olduğunu anlayamadığım bir adam kör pense ile bağırta bağırta çocuğun kolundaki kişneri çıkarmaya çalışıyor… Dayanamayıp, “Bunu çıkaracak bir makine yok mudur?” deyince, “Var da karşı binada” demez mi adam! Allahım aklıma mukayyet ol! Karşı bina dediği yer; 20, taş çatlasa 30 metre mesafede… Beş 10 saniyelik bir işmiş meğer. Aradan yıllar geçti… Önceki yıl da yeğenimin kolu kırıldı. SÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’nde, SSK Hastanesindeki gibi pense ile çıkardılar çocuğun kolundaki kişneri… Trilyonlarca para harcanarak kurulan, bölgenin en iyi donanımına sahip olduğunu düşündüğüm hastanede de aynı manzara… Basit bir matkap fiyatındaki bu makinayı çocukların gözyaşlarını seyretmek ya da feryatlarını dinlemek için mi kullanmıyorsunuz ey çok bilmişler… ya da babaların, dayıların sinli kaflı söyledikleri çok mu hoşunuza gidiyor?
Soruşturma dosyalarını sunan akademisyenin söylediği son sözler işin boyutunu daha belirgin kılıyor: Doktor 3 bin YTL alırken diğerleri de boş durmuyor tabi… Ben bundan çok şey anlıyorum Sayın Rektör, ya siz?... Bıçak parası sorununu Sağlık Bakanlığı’na şikayetle çözmeye çalışan birine niye soruyorum ki bunları?
***
Gelelim son söze… Hükümet ‘bıçak parası’ sorununa çözüm bulma yolunda önemli adımlar atıyor. Atıyor atmasına da, bu jenerasyonda çok zor…
www.hakimiyet.com