Bir ülkede her türlü gıda maddeleri başta olmak üzere tekstilde ve her çeşit sanayi dallarında ve kollarında yer alan üretimde başı çeken, piyasada hâkimiyet kuran ve dünya milletleri tarafından aranır hale gelen, bunların daha ötesinde markalaşan mal üretmek, ülkelerin adeta açık bir yarışı durumuna gelmiştir.
Bir ülkede her türlü gıda maddeleri başta olmak üzere tekstilde ve her çeşit sanayi dallarında ve kollarında yer alan üretimde başı çeken, piyasada hâkimiyet kuran ve dünya milletleri tarafından aranır hale gelen, bunların daha ötesinde markalaşan mal üretmek, ülkelerin adeta açık bir yarışı durumuna gelmiştir.
Hemen hemen her ciddi sanayi malı ve gıda üreticisi ile tekstilciler bazen açıktan açığa bazen de gizliden gizliye koyu bir rekabetin içindedir. Bugünün dünya piyasalarında tutunabilmek, baş döndürücü rekabette varlığını muhafaza ettirebilmek, dolayısıyla da ürettiğinin karşılığını görebilmek ve para kazanabilmek için kaliteli mal üretmek birinci şık olarak karşımıza çıkar.
Kalitesiz ve hileli üretimin şu dünya rekabetinde hem yeri yoktur, hem de tutulması asla mümkün olamaz. Üretenlerin, tüketen büyük çoğunluk tarafında sürekli şekilde kontrol edildiği gerçeğini asla göz ardı etmemek lazımdır.
Her yönüyle iyi ve kaliteli olarak üretilen her mal, kendi kendinin propagandasını yapmış olur. Kalitesiz ve standartlara uymayan, içine hile karıştırılarak üretilen malları ise bir alan onun semtine bir daha uğramaz. Öylesine üretilen mallarında menfi yönden propagandaları ve eleştirileri yine öyle malı alanlar tarafından yapılır.
Üretenlerin mahdut, hatta çok az olduğu ülkelerin büyük çoğunluğu tüketici konumundadır. Bilhassa tarım ürünleri ile meşgul olan insanların sayısı; büyük çoğunluğu oluşturan tüketicilerin isteklerini karşılamakta zorlanmaktadırlar.
Bir insan hangi çeşit mal üretirse, üretmiş olduğu malı ile tüketicilerin karşısına alın akı ile çıkmanın hesabı içinde kendisine böyle bir yol haritası çizmelidir. Hemen ardından malda kalite ve malda markalaşma gerçek manada önem arzeden bunu yapmayan, bu olumu üretmiş olduğu malda yakalayamayanlar; hiç şüphe olmasın ki günün birinde iflas bayrağını çeker ve piyasadan da uzaklaşmış olur. Mazide ve içinde yaşadığımız halde bu söylediklerimizin pek çok örneği görülmüştür.
Bozuk mal üreterek piyasaya süren, gıda standartlarına uymayan çeşitli ürünlerle tüketicileri aldatan ve kalitesiz mal ile vurgun vurmaya ve köşeyi dönmeyi çalışanlarla sürekli karşı karşıya gelen Tüketici Haklarını Koruma Derneği; daha titiz, daha ciddi ve daha sıkı bir kontrol ile onlara göz açtırmamalı, üç kâğıtçılara fırsat vermemeli ve piyasayı dolandıranlara göz açtırmamalıdır.
Hem yerli, hem de yabancı tüketiciler açısından üretilen her malda kalite oldukça önemlidir. Bu önemi yerine getirmeyenler asla başı boş şekilde bırakılmamalıdır.
Bir malı üretmek, yani üretenler ne kadar önemli ve onlara ne kadar ihtiyaç ise aynı malı alanlar, yiyenler ve kullanan, yani tüketenler de aynı şekilde önemlidir. Üreticiler, tüketicilere, tüketiciler de üreticilere sürekli şekilde muhtaçtırlar.
Arz ve talep meselesi her toplumun ihtiyaç listesinde ilk sıralarda yer alır. Birbirlerine hayatları boyunca muhtaç olan üretenler ve tüketenler doğruluktan, dürüstlükten ve karşılıklı anlayıştan uzak kalmamalıdırlar.
www.hakimiyet.com