Yazdır

Huzur bozucular

Her ailede, her toplumda, her cemaatte ve daha geniş manasıyla her ülkede ve her millette huzur ortamı aranır.

Huzursuz aile, huzursuz toplum ve huzursuz millet bir takım sıkıntılar, maddi ve manevi bunalımlar ile karşı karşıya pazarlıklar halkın arasına girerek nifak tohumları saçmayı ve mevcut olan huzur ortamını bozmayı meslek haline getirmişler her toplumda mevcuttur.

Huzurlu yaşamak, mümkün mertebe, rahat bir hayat sürmek, barış ve kardeşlik havasını devam ettirmek, hoşgörü, karşılıklı anlayış, iyi niyet ve askari müştereklerde birleşme ile diyalog gibi güzel duyguların hakim olduğu aileler ve toplumlar huzurdan mahrum ailelere ve toplumlara örnek teşkil etmelidir.

Huzurdan adeta huzursuz olan şahısların bulunduğu bireyler ve cemiyetler manen büyük ve önemli bir yıkımın içinde sayılır. Öyle kişileri; milletin ve ülkenin huzuru adeta rahatsız eder, huzursuz bir duruma getirmiş olur.

Bir de şu gerçeği açıklığa kavuşturalım ki, bir ülkede, bir milletin arasında huzur bozucular, türlü vesilelerle huzuru dinamitleyenler çıkabilmektedir. Bu şekillerde toplumu huzursuzluğa sürükleyenler, zaman içinde kendilerinin de yakınlarının da huzursuzluğa itileceğini ne yazık ki anlayamazlar.

Huzuru maddiyatlarda arayanlar da zamanı gelince aldanmış olduklarını anlasalar bile iş işten geçmiş olabilir. Her türlü iyiliğin, güzelliğin, rahatça yaşamanın, kardeşlik ve barış ilkelerine sadakatle bağlanmanın, güler yüzlü olmanın, inanca saygı duymanın, manevi bir atmosfer içinde hayat sürmenin ve her hususta kanaatkar bir görüşü benimsemenin ancak ve ancak aile içinde, toplum ve millet arasında istenen bir huzur ile mümkün olacağını bilmek lazımdır.

Yalnız; çok para, dünya zenginliği, her türlü imkan ve envai çeşit maddiyatta huzur arayanlar, huzur ortamını tek yönlü kabul edenler her toplumda zaman içinde zuhur edebilmektedir. Bunlar bizatihi görülen ve yaşanan vakıalardır.

Huzursuzluk, ufak yollu anlaşmazlıklar ile başlar, ardından şiddetli geçimsizlikler, silahlı-bıçaklı kavgalar, sonra daha da ileri gidilerek yol kesmeler ve anarşik olaylar birbirini takip eder. Önceleri mesela bir ailede, bir köyde, bir mahallede, yahutta bir şehirde başlayan ufak yollu huzursuzluk olayları zaman zaman büyüyerek bir ülkeyi ve bir milleti topyekün rahatsız hale getirir.

Eline silah alarak yol kesen, dağa çıkan ve çatışma ortamına sebep olan kimseler; huzur bozucuların ve ülkenin birliğine, dirliğine kastedenlerin en başında gelir. Bu nevi fiillerin içinde bulunanlar hem millet, hem de ülke düşmanı olarak kabul edilir. Toplumun ve vatanın huzur ortamını bozmak kimden ve hangi taraftan gelirse gelsin onlar milletin en amansız düşmanı bilinmelidir.

Bir ülkede istenen huzur olmazsa veya mevcut olan huzuru bozmak için çeşitli hileli oyunlar sergileyenler çıkarsa onlarla sonuna kadar mücadele etmek gerekir. Huzurlu bir ülkede yaşamayı çok gören satılmış ruhlu insanlar, görülen ve bilinen en amansız milli ve manevi hasımlarımız arasında ilk sıralarda yer alır.

 

www.hakimiyet.com