Ha babam…De babam…Ye babam… Ye babam… Ye babam…
Ne mi yapıyorum? Halay çekiyorum, düğündeyiz ya… Hem de trilyonluk düğünde.
Adam işadamı, oğlunun sünneti için stadyum ve helikopter kiralamış ve dillere destan bir düğün yapmış. Daha bitmedi, ilerisi için hedefleri de varmış. Oğlunun düğününde F16 kiralayıp tur atacakmış.
Vay be…
Eş dost(!) katkısıyla olan düğün ancak bu kadar olur.
Adam haklı… Bu ülkenin resmi makamları açıklama yaptı: TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)’in başkan yardımcısının aylık 4.000 YTL maaş aldığı bir ülkede dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 255 YTL olduğu maden(!) zengini ülkemde demek ki açlık sınırında olan kimsecik yok… Onaltı milyon asgari ücretlinin(kayıtlı) bulunduğu bir ülkede bu emlak zengini ağababanın sünnet düğününü niye yadırgadınız ki… Herhalde bir onaltı milyon da kayıt dışı çalışan vardır bundan eminim. Eğer bu kayıt işini de (asgari ücretle çalışan sayısı) TÜİK yapmışsa kesinlikle eminim. Herhalde bu araştırmayı yanlış yerde yaptılar şimdi hayıflanıyorum. Geçen yıllarda geçici personel aranıyordu keşke başvursaydım… Araştırma sonuçlarını onu gösteriyor.
Neyse ki Çalışma Bakanı rahatlatıyor, aradaki uçurumun farkındayız, sebebi araştırılacak diyor.
Daha…
Dahası, asgari ücretli bankaya gidip parasını bile çekmeden, asgari ücretlinin vergisi kesilirken bu ağababamız yıllık gelirini düşük gösterip sadece 1,325 YTL vergi ödüyor. Kaçırdığı vergilerle de oğlu büyüyüp düğün yapacak yaşa gelinceye kadar F16 alacak herhalde…
Demek ki neymiş?
Muhafazakâr olması ya da muhafazakâr bir partiye mensup olması daha da açığını söyleyeyim mi size: eşinin, dostunun, kızının başının kapalı olması onun vergi kaçırması ya da israf haberini görmezden geleceğimizi sanmayın. Bizim düsturumuz; “hırsızlık yapan kızım Fatıma da olsa elini keserdim”.
Ama gene de gidemediğin yer senin değildir der eğeriz başımızı. Ne ağababaları… Ne de açlık sınırı 255 YTL… Biz bir ekmeğe tav olmuş garibanım. Merhum Akif’in dediği gibi;
“Kim bu dünyada kazanmazsa bir ekmek parası
Dostunun yüz karası, düşmanın maskarası”
DOĞRU ADIM HAREKETİ
Ben slogan buldum: Ticaret güvende, haklar askıda…
Doğru Adım Hareketinin basın bildirisini okudum. Her şeyden önce rekabetin kalite getireceğine inananlardanım.
İstişare eksikliği, atılan adımların göstermelik olduğu ve Konya’nın ticari hayatının çok eski olduğu ama bu hakkın Konya adına yakışır şekilde iade edilmediğinden bahsedilmiş.
Bildiriyi okuduktan sonra aklıma bir şey takıldı. Bir vesileyle bazı şirketlerin Konya vergi dairelerine kayıtlı olmadığını görmüştüm. Acaba bunda da odanın yanlış(!) politikasının etkisi var mıydı? Gerçekten bilmiyorum…
Yerli ve yabancı yatırımcının Konya’ya çekilememesinde (ne kadar uğraşı verildi) giderilmesi gereken eksiklerimiz nelerdir? Üstelik Konya’mız coğrafi yönden de önemli bir hinterlant bölgesi olduğunu hepimizi biliyoruz.
Konya’nın hak ettiği değerin en kısa zamanda gene Konya’ya iade edileceğini temenni ederken herkesin üzerine düşenin de en iyisini yapacağını biliyoruz.
www.hakimiyet.com