Yazdır

Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu’nu nasıl korkuttum?

Yakın dostlarımız bilirler; sağ diz kapağımızdaki kıkırdak ezilmesi nedeniyle iki aydır baston desteğiyle yürüyoruz.

Doktorumuz Mustafa Güçlü ve Prof. Recep Memik’in “istirahat et” şeklindeki tavsiyelerini çoğu zaman uygulamaya fırsat kalmadı.

Mesela, Çavuşçugöl Belediye Başkanı Ahmet Kadıcı gibi uzun yıllara dayanan “naz” mevkiinde bir insan arayıp “Festivalimize gel haa..” diyorsa, nasıl “ben yatacağım” diyebilirsiniz!

Biz de kalktık, İl Genel Meclisi Başkan Vekili Ahmet Tapu ile birlikte Çavuşçugöl’ün yolunu tuttuk.

Kadıcı “kasabalığının son döneminde” Çavuşçugöl’e “arıtma tesisi gibi “köylerde hiç alışık olmadığımız bir eserin temelini attı, festival öncesinde.

Ak Parti Konya Milletvekilleri Orhan Erdem ve Ayşe Türkmenoğlu’da, partilerinin “kapatılacak belediyeler” arasına aldığı Çavuşçugöl’de halkının yanındaydı.

Kanalizasyon sorununu çoktan halletmiş bu kasabada, atık suyu, ayrıştırarak tarımsal sulamada kullanılacak hale getirecek bu tesisin temel atma töreni için şantiye sahasında, bir elimde baston, ötekinde fotoğraf makinesiyle, biraz zorlandığımı kabul ediyorum.

Fakat verdiğim görüntünün boyutunu daha sonra öğrendim.

…

Festival sonrası, göl kıyısında yeni hizmete giren restoran da yemekte buluştuk.

Ilgın Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürü Fadime Oğul, bana  “Temel atma töreninde sayın milletvekilimizi korkuttunuz” dedi.

Ayşe Türkmenoğlu, araya girdi hemen “Evet” dedi, “Siz bastonla, temele doğru yaklaşınca, endişelendim. Bir elinizde baston, diğerinde makine, dengenizi kaybederseniz, diye korktum” dedi.

Tebessüm ettim, “Ne güzel, bizim için endişe duyan vekillerimiz varmış” diyerek.

***

Birkaç gün sonra, bu kez, bir başka “reddedilemez derecede” gönül bağımız olan Derbent Belediye Başkanı Hamdi Acar aradı. Ak Parti Konya Milletvekili Ali Öztürk, bölgesinde halkla buluşacaktı.

Ertesi sabah Sayın Öztürk’le birlikte Derbent’in yolunu tuttuk, bu kez.

…

Gazetelere yansıdı, Derbent’te insanların “hizmet adına” sadece teşekkür etmeleri, bölgenin aldığı maksimum hizmetlerin bir göstergesiydi.

Vekilin, Süleyman Yaylasında yaşlı bir ninenin elini öpüp hal hatır sorması, iki yıl önce Başbakan Erdoğan’ın billboardlardaki bayram afişini hatırlatıyordu.

…

Çiftliközü kasabasında birkaç vatandaşın ısrarla “Öteki partilerin verdiği Belediyeliği siz alıyorsunuz. Belediyemiz dursaydı ne olurdu sanki” tarzında sitemleri vardı.

Öztürk, Özel İdareler yoluyla hizmetlerde hiçbir aksama olmayacağını ısrarla anlattı. Ama köylülerde “Belediye bir tutku halindeydi adeta.

Bir ara ben sordum.

“Bağırdığınızda sesiniz duyulacak kadar yakın komşu köyler var. Onlarla birleşip nufusu artırmayı neden denemediniz?”

“Halkımız kabul etmedi” dedi, bir vatandaş.

 “Küçük olsun, benim olsun” mantığını yüzlerce Belediyeyi kapanma noktasına getirdiğinin bir resmiydi karşımızdaki.

…

Akşam saatlerinde Beyşehir yolundan Konya’ya dönerken bir vatandaş telaşla el kaldırdı, durduk.

Tatilden dönen Karamanlı bir aile yolda kalmıştı.

Öztürk, aracını yanaştırdı, akü takviye kablosu takıldı ve Karamanlı ailenin minibüsü çalıştırıldı.

Gözleri görmeyen yaşlı baba dualarla, “siz kimsininiz, ne iş yaparsınız” diye sorunca  Öztürk kendini tanıttı “Ben Ak Parti Konya Milletvekiliyim” diyerek.

Babanın duaları daha bir gürleşti.

…

Çavuşçugöl’de bizim için endişe duyan, Beyşehir yolunda mahsur kalan aileye yardıma yetişen iki vekil portresinden sonra, “Burnundan kıl aldırmayan” ları düşündüm.

Kulakları çınlasın.

www.hakimiyet.com