Yazdır

Özel Okullara Bakış Açısı Değişmeli

Toplum olarak son iki yüz yıldır analitik düşünme ikliminden uzaklaştık.

Hadiselere, düşüncelere, fikirlere sathi bakar olduk. Bu yüzden de bilim alanında olsun, yönetim alanında olsun, ekonomide olsun büyük toplumlar arasına bir türlü giremiyoruz. Meseleleri çözmede, sosyal olsun, bilimsel olsun, toplumsal olsun, ekonomik olsun… Pek başarılı sayılmayız. Daha uzaklara gitmeye gerek yok son seksen yıldır bizleri uğraştıran iki meseleyi bile bir türlü çözüme kavuşturamadık. (Kürt meselesi, devlet din ilişkileri) Niye? Çünkü gerek aile yapımız ve gerekse eğitim anlayışımız çağın vardığı düzeyden çok geride de ondan.

         Aynı sığ görüş özel okullar konusunda da bizi sarmalamış durumda. Toplum olarak (büyük nispette)  Özel okullara nasıl bakıyoruz? “Burada zengin çocukları okur. İmkânları fazladır. Öğretmenlerinin gelirleri yüksektir…” Bu yüzden bu okullara bakış biraz kıskançlık kokar. Yine bu nedenle bu okullara giden öğrencilere bedava kitap verilmez, öğretmenleri bazı imkânlardan mahrum bırakılır.

                       BİRAZ YAKINDAN BAKSAK

Hâlbuki bu meseleye biraz yakından baksak, bu konuda biraz analitik düşünsek bu bakış açısının ve bu uygulamaların yanlış olduğunu görürüz. Şöyle ki çocuğunu özel okula gönderen bir veli devletin, yani toplumun sırtından bir yükü almış oluyor. Bir öğretmeni istihdam eden özel okul yönetimi de hakeza. Boşta gezen binlerce öğretmenden alabildiği kadarı ile devlete istihdam alanında yardımcı olmuş oluyor. Devlet, Özel okullarda görev yapan öğretmenlere de hem teşekkür etmeli hem de teşvik vermeli. “Siz kendi işiniz kendiniz bularak bana büyük bir iyilik yaptınız” demeli. Hadiseye bir de çalışma ve iş güvencesi açısından baktığımızda da toplumun ve devletin özel okullara ve burada görev yapan öğretmenlere çok şey borçlu olduğunu görürüz. Çünkü bu okullarda görev yapan öğretmenlerin iş güvenceleri devlet okullarına göre çok azdır. Özel okullarda çalışma yoğunluğu devlete göre çok fazladır. Tabi buna bağlı olarak da verimlilik daha yüksektir. Bu da yine toplumun kazanç hanesine yazılacak artılardan biridir.

Devlet okulunda okuyan bir çocuk devlete/topluma diyelim ki yıllık 10.000 YTL ye mal oluyorsa çocuğunu özel okulda okutan bir vatandaş devlete bu kadar yardım yapmış oluyor. Yani bir fedakârlık da bulunmuş oluyor. Toplum olarak o vatandaşa bir teşekkür borçlu olduğumuz aşikâr değil mi? Ama analitik düşünceden mahrum olduğumuz için toplumumuzda böyle düşünen kaç kişi var? Geçen yıl MEB bakanı Çelik özel okullar giden çocuklara 1000 ytl yardım yapacağız deyince kıyamet kopmuştu. Hâlbuki böyle yapılmış olsaydı, özel okullara giden öğrenci sayısı artacağından devletin/toplumun sırtından epeyce bir yük inmiş olacaktı. Devlet o çocuğa 1 vererek 9 kar etmiş olacaktı. Çünkü kendisi bir çocuk için 10 harcıyor.                                           

BELEDİYELERİMİZ OLAYA NASIL BAKIYOR?

         Son yıllarda tüm ülkede olduğu gibi Konya’da da belediyeler MEB’e birçok alanda yardımcı oluyor. Bazen okul yaptırıyorlar, bazen okulların bahçelerini düzenliyorlar bazen de okulları boyuyorlar. Aynı yardımları özel okullara da yapıyorlar mı acaba? Çok zor. Kamuoyu baskısı böyle bir şeye zor izin verir. Hâlbuki tersi olması lazım… Yani belediye özel okullara çocuğunu gönderen velilere; ” Size teşekkür ederiz. Devletin/ toplumun sırtından şu kadar yükü aldınız. Bundan dolayı bizde sizin çocuklarınızın okuduğu okula ve size yardım yapacağız demeli değil mi? Bırakın böyle demeyi özel okullarda öğretmenlik yapan öğretmenleri, MEB öğretmenlerinin faydalandığı el kart imkânından bile mahrum bırakıyor. Eski bir anlayışın devamı olan bu anlayışın değişmesi lazım. Bundan yedi sekiz yıl öncesine kadar özel okullarda ki öğretmenlerin maddi geliri devlet okullarındaki öğretmenlerinkinden çok fazlaydı. Ama şimdi durum öyle değil.  Bunu anlamak için çok basit bir yol var. Gidin, bir özel okulların bahçelerindeki arabalara bakın bir de devlet okullarının bahçelerindeki arabalara. Daha dün komünizmden kurtulan Rusya bile özel okul oranı bakımından bizi geçmiş durumda. Çünkü evrensel gerçekler değişmez.

            MERAM BELEDİYESİNDEN BASİT BİR İSTEK

         Osmangazi Mahallesinde mukim bir vatandaş olarak Meram belediyesinden basit bir isteğim var.

Sayın Başkan!

Biliyorsunuz mahallemizde on sekiz uygulaması yapıldı. Nereye park, nereye okul yapılacak belli oldu. Huzeyfe caminin karşısındaki yeşil alan da (parka alanı)  bu bahar bir şeyler yapıldı. Ama öylece kaldı. Öğrendiğim kadarı ile bu işleri ihaleyle firmalara yaptırıyorsunuz. Onlarda bir plan dâhilinde parkları yapıyorlar. Yalnız Huzeyfe caminin karşısındaki parkın yapımı ve ona bağlı olarak başta Dorutay Sokak olmak üzere camiye bağlantılı birkaç sokağın genişletilme çalışmaları öne alınmalı. Niye? Çünkü biliyorsunuz sözü geçen yerde Özel Lale Lisesi var. Öte yandan buradaki Huzeyfe Camisinde diğer camilerden farklı olarak kandil günlerinde özel programlar yapılıyor. Bu gecelerde mahalle büyük yoğunluk yaşıyor. Arabaların park sorunu ortaya çıkıyor ve yollar tıkanıyor. Bu  iki unsur mahallenin bu bölgesinin sıkışmasına neden oluyor. Bu durum da buradaki parkın bir an önce yapılmasını ve bu yolların bir an önce genişletilmesini elzem kılıyor.

www.hakimiyet.com