Yazdır

Maksatları üzüm yemek değil

Başta kıdemli muhalefet partisi CHP olmak üzere onun paralelinde basın-yayın hayatını sürdüren malum medya; Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül tarafından atanan rektörlerle ilgili çok yönlü eleştirilerini günlerden beri sürdürmektedir.

Bu atamalarda Cumhurbaşkanı taraflı davranmış, AK Parti ile yakınlığı ve ilişiği olanlar rektörlüğe getirilmiş gibi itiraz sesleri yükselmeye devam etmektedir.

Rektör atamalarına, hiçbir ciddi gerekçeye dayanmadan karşı çıkanlar dünü, yani onuncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde yaşanan rektör olarak atandığını milletimizde unutmadı, üniversitemizde unutmadı. O zamanlar “dut yemiş bülbül” misali sesleri-solukları çıkmayanların bugünkü itirazlarına kimse itibar etmez.

Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olarak Çankaya Köşküne çıkmasını önlemek için her yolu deneyenler, önüne 367 barikatını getirenler, 411 oyla seçilmesini bir türlü hazmedemeyenler, namazlı ve hanımı başı örtülü ve bunun da ötesinde bir AK Partili bir kimsenin en yüksek makamına gelmesine itiraz üzerine seslerini yükseltenler, az sayıda olmalarına rağmen gürültüleri fazladır. Fakat milletimizin kahir ekseriyeti bu gürültülere bu suni seslere asla pabuç bırakacak ve onlara inanacakta değildir.

Adamların niyeti üzüm yemek değil, bağıcıyı veya bekçiyi dövmektir. İsimlerini dahi gazetelerden ve TV kanallarından duyduğu ve öğrendiği rektör adayları hakkında belki de en ufak bilgi sahibi olmayan bazı gazetelerin, bazı yorumcuların ve bazı siyasilerin yapmış oldukları tek şey vardır; karşı çıkmak ve itiraz etmektir.

Son rektör atamalarında isimleri açıklananlar değil de, başka birisi o göreve getirilmiş olsa idi adamlar yine karşı çıkacak ve yine itiraz seslerini yükselteceklerdi. Çünkü adamların maksadı üzüm yemek değil, bir bahane ile bağcıyı dövmektir.

Her insan nerede ve hangi hizmette olursa olsun meselelere doğru ve haklı bir yaklaşım içinde bulunmalıdır. Aynı konuda birilerini överek göklere çıkarırken başka birilerini eleştirilere tabi tutmak çok yanlış olur. Bu nevi ayrıcalıklar, ikili ve taraflı görüntüler hiç kimsenin gözünden, gönlünden ve aklından asla kaçıcı ve uzak kalıcı değildir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından büyük çoğunlukta Cumhurbaşkanlığı makamına getirilmiş olan Sakon Gül; her icraatını ve her fiilini kanunların kimsenin şüphesi tanımış olduğu hak çevresi dâhilinde yerine getirmektedir. Bu da kimsenin şüphesi olmamalıdır. Kanunlar ile şahsi insiyatifin birleşmesiyle iyi ve güzel sonuçların çıktığı halkımızın büyük çoğunluğu tarafından tasvip görmektedir.

Sayıları oldukça az olan itiraz ehli, günü ve zamanı gelince yaptıklarına ve haksız eleştirilerine pişman olacaklarına inanıyoruz. her şeye bir bahan bulmak, kendi siyasi görüşünden yana olmayanları gereksiz yere tenkit etmek, hele hele: “Öküz altında buzağı arama” gayreti içinde girmek, zarardan başka hiç kimseye ve hiçbir kurum ve kuruluşa en ufak menfaat sağlamaz. Öyleyse ölçülü konuşmak, adil davranmak hakkı teslim etmek herkesin şiarı olmalıdır.

www.hakimiyet.com