Yazdır

Endaze

Bu gün ülkemiz ve dünyada birçok birçok ahlaki diğerlerin, kurumların kuruluşların endazesi kaybolmuş ya da kaybolmak üzeredir. Bunun nedeni nedir?

Birçok neden olabilir ama en dominant neden kapitalist popüler kültürün tüketim alışkanlıklarında aramak gerekir.  Günümüz insan geçen yüzyılların ve 20 sene öncesinin insanına göre iç ve dış dünyada meydana gelen değişmeleri daha yakından izleme ihtiyacı duyuyor, bu ihtiyacın gereği olarak basın, medya, internet, seminer, konferans gibi iletişim araçlarını kullanarak gideriyor. Bunu bilen kitle iletişim araç sahipleri ve onların arkasındaki güç odakları için her gün yeni bir olay ve haber lazım bunun için dünyayı tarayıp kendi amaçları doğrultusunda haber ve görüntü akışı sunuyor,  bu sunumlarda dost, düşman, bizden, bizden değil, gibi mülahazalarla ayıklanıp belli bir düzenleme ile insanlara aktarılıyor.  İnsanlığa ait ne kadar değerli ve önemli şey varsa sıradanlaştırılıyor, tüketiliyor. Bu sırada belli bir kültür ve eğitimden geçmemiş topluluklar bu sözde bilgi akışı sırasında haberi veren kitle iletişim kurumunun yöneticileri tarafından eksik yalan yanlış, kasıtlı, art niyetli bir şeklide yönlendirilmeye başlıyor.

 

Bazen çok iyi niyetli bir faaliyet bile ters yüz edilip tamamen amacı dışında kullanıp tarafları mağdur durumuna düşürüyor.  Örneğin, Manisa’da çiftçinin salonda kalkıp Meclis eski Başkanına söylemek istediği düşünceler bir anda medya tarafından mal bulmuş mağribi gibi Meclis Başkanının ve hükümetin aleyhine bir kampanyaya dönüşüveriyor.  Ben bu çeşit insanların toplum içinde bir şekilde kendilerini ortaya koymalarını bir şov merakı, kendini gösterme, bir kahramanlık dürtüsü ya da gerçekten canı yandığı için yapılan bir davranış olarak yorumluyorum.  Bu durumda bir de kullanılan dil de önemli olmakla birlikte, konuşmacının aleyhine kullanılabilecek argümanlar içerdiği kanaatindeyim.  Böylesi durumlarda olumsuz bir hava vermemek için konuşmadan önce toplulukla kısa ama olumlu diyalog kuracak nabız yoklamalarının yararlı olacağı ve salonun güvenliği ile temas kurmanın her zaman yararlı olacağı kanaatindeyim. Hatta kendini ortaya koyan bu kişiyi yanına çağırıp, adını,  adresini, telefonunu alarak hem onore edilmesini, hem de salondaki kişilere ilgilenilmiş sorunlara bireysel düzeyde bile önem verildiği gösterilmiş olur.  Bu çeşit durumların piri çok uzaklara gitmeye gerek yok. Bizim ülkemizde mevcut ve emekliliğin tadını mı çıkarıyor? Bilemem ama Demirel’dir.  Bizim siyasilerin Demirel’den beğenmeseler de öğrenecekleri çok şey var.

Yıllar önce çalıştığım köyün birinde çok fakir bir çiftçi vardı. Toprak damlı evinin tavan ağaçlarına çakılı çiviye asılı gübre kesesi içine gizlediği elbiseyi giyerdi.  Nereye gidiyorsun Hacı abi dediğim zaman, “Hocam beyefendiyi görmeye gidiyorum” derdi.

‘Beyefendi’ dediği de dönemin  Başbakanı Süleyman Demirel…

Seni tanır mı Hacı abi deyince, “Hocam bana topluluk içinde Hacı Bey Aksaray’dan hoş geldin” diyerek ismimle hitap eder” derdi.  İnsanlarımızın toplum içinde, itilip kakılmaya, üst perdeden konuşup küçük görülmeğe hiç tahammülü yok. Yıllar önce bir öğrencim sınıf içinde bir hata yaptı. Öğrenciye sınıfın isteği doğrultusunda ceza vermeyi denemiştim de özellikle kız çocukları razı olmamıştı.  İnsanlar bir başkasının küçük duruma düşürülmesine, toplum içinde rencide edilmesine karşı bir reaksiyon içinde olduklarını sezmiştim.  İnsan bu, çelişkiler yumağı…

 

Üstad Necip Fazıl ne diyor Çile şiirinde.

 

Bu nasıl bir dünya,  hikayesi zor;
Makâni bir satıh,  zamanı vehim.
Bütün bir kainat muşamba dekor,
Bütün bir insanlık yalana teslim.

                      Diz çök ey zorlu nefs,  önümde diz çök!
                      Heybem hayat dolu,  deste ve yumak.
                      Sen,  bütün dalların birleştiği kök;
                       Biricik meselem,  Sonsuza varmak. . .

      Endazesi kaçmış bu dünyada , endazeyi nasıl koruyacağız? . Başkalarının kurduğu tuzak soru ve kışkırtıcı hal ve hareketlere karşı daima Resullahın methot ve davranışları rehberimiz, Mevlana ve Yunus Ermenin dizeleri endazenin bozulmasına karşı bizlere ışık tutar.

www.hakimiyet.com