Milli Eğitim Bakanlığının girişimi ve GSM operatörü Türkcell sponsorluğu ile yürütülen ilk öğretim ve lise çağlarında öğrencilerin yurt içinde birer haftalık değişimini sağlayan gönül köprüsü uygulaması ülkemizde bir ilktir.
Yıllık izinim dolayısıyla Denizli Pamukkale travertenleri ve bölgeye yaptığım gezi sırasında gördüğüm üzere Erzurum ve Muştan gelen kız çocukları hayatında göremeyeceği böylesi tarihi ve turistik yerleri, tesisleri, dağları, ovaları, sahilleri, camileri, müzeleri, kümbet ve şehitlikleri, fabrika ve köprüleri, denizleri gölleri, ismini kitap ve dergilerde gördüğü, Tv’den izlediği yerleri bizzat yerinde görerek, yaşayarak, konaklayarak, o yörenin insanı ile birebir temas kurarak, konuk olduğu evin çocuğu ile arkadaş olarak bağlarımızı kuvvetlendiren süper bir uygulama olarak Milli Eğitimi Bakanlığımızı kutlarım. Pamukkale’deki o çocukların yüzlerindeki o mutluluk görülmeğe değer de artar da anlayan için…
Bu gün Avrupa Birliği Eğitim ve Bilim komisyonu ülkeler arası işbirliğini ve aradaki yanlış anlamaları ortadan kaldırmak ve Avrupalılık bilincini ve kültürünü yaygınlaştırmak, ihtiyacı olan kalifiye iş gücünü gidermek için yaklaşık olarak 13 milyar Avro ayırıyor 2013 yılına kadar bu yolla 20 milyon Avrupalının ülkeler arası değişimini hedeflemiş durumdadır. Gönül köprüsü projesi gibi böylesi bir organizasyon ülkemiz içinde barış ve huzuru, kardeşlik ve yurttaşlık bilicini vermesi, her şeyden önce bir ait olduğu aidiyet duygusunu pekiştirmesini son derece önemli görüyor ve bunun son yılların en güzel ve anlamlı projesi olduğuna güvenim tamdır.
Bir Japonya üzerine yapılmış araştırma yazında okumuştum. Japonlar ilköğretim ve lise çağındaki tüm öğrencilerini böylesi tur ve organizasyonla ilk önce Japonya’nın en önemli tesislerini, tarihi yerlerini, saraylarını, fabrika ve şehirlerini gezdiriyorlar, daha sonra II. Dünya savaşında atom bombaları ile yok edilen Hiroşima ve Nagazaki şehirlerini ve oradaki harabeleri gezdirip, işte hayatınızda çalışmazsanız, birilik ve bütünlük içinde olmazsanız, sonunuz buradaki şehirlerde yatan dedeleriniz gibi olursunuz vurgusu yapılarak Japon gelenek ve görenekleri yaşayarak/yaşatarak öğretilmeye özen ve gayret gösterilmekten bahsedilmekteydi.
Şimdi kendi ülkemizin sahip olduğu güzellikleri, değerleri, gelenek ve göreneklerimizi, birlik ve dirliğimizi, kültürel çeşitliliğimizi, bin yıldır gelen bir arada yaşama geleneğini insanlık var oldukça devam ettireceğimize olan inancım bir kat daha arttı. Şimdilerde çocuk olan bu yavrularımız gelecekte bizim yaşlandığımız yıllarda bizim yöneticimiz olacaklar.
Ülkemizin doğusuyla batısıyla güneyi ile kuzeyi ile bir bütün olduğunu görecekler ve ona göre kalkınma planları yapacaklar. Her yerin ve bölgenin kendine has güzelliklerini kavrayıp hizmetlerini o çerçeve içerisinde yapacaklardır inşallah diyorum. Bu hizmeti gerçekleştiren Milli Eğitim Bakanlığımızın Bakanından müsteşarına, müdüründen öğretmenine, hizmetlisinden şoförüne en samimi teşekkürlerimi ifade ederken, Turkcell’in Genel Müdürü sayın Süreyya Ciliv’e böylesi bir organizasyona destek ve emek verdiği için kazandığı paranın da bereketini görmesini yürekten diler sağlık afiyetlerini niyaz ederim.
www.hakimiyet.com