1986 yılında başlanıp aralıksız devam ede gelen “Camiler Haftası” her yılın Ekim ayının biri ile yedisi arasında ülkemiz genelinde kutlanır.
O hafta boyunca çeşitli paneller, düşünceler serdedilmektedir. Müslümanları cem eden, yani toplayan ve bir araya getiren gibi manalara gelen camilerin İslam dininde ve İslam kültüründe çok önemli bir yeri vardır.
Cemaat anlayış ve ruhunun doruk noktaya çıkmış olduğu camiler ile camilerin en önemli sembollerinden biri olan minareler, bir yerleşim biriminde yaşayan insanların Müslüman olduğu fikrini verir. Mecazi manada “Allah’ın Evi” olarak nitelendirilen camiler içinde bulunduğumuz hafta içinde tepeden tırnağa temizlenir. Camilerde ve mescitlerde yapılan böylesine büyük tertip ve temizlikler daha ayrı ve daha değişik bir mana, bir önem arz eder.
Camilerin; hem İslami geleneğinde, hem de kültüründe yer alan namaz kılmak için oluşturulan saflarında zengin-fakir, amir-memur, işçi-işveren, köylü-şehirli, ast-üst gibi bir farklılık, bir ikilem, bir ayrıcalık yoktur. Orada herkes Allah’ın huzurunda olduğu için ciddi şekilde eşitlik, örnek teşkil edecek halde bir müsavat mevcuttur. Gönüller sadece ve sadece Allah’ın hoşnutluğunu ve rızasını kazanmak için titrer, başlar yine Allah’ın ululuğu karşısında secde-i Rahman’a varır, eller ile yürekler ve kalır ancak ve ancak Allah’tan yardım istemek için birleşir. İşte bütün bunlar etraflı bir şekilde düşünülünce camilerin İslam kültüründeki yeri ve önemi kolayca anlaşılmış olur.
Namaz kılmak, ibadet yapmak ve dünyalık meşgalelerden kurtulmak için camilere giren Müslümanlar, her yıl maddi ve manevi kirlerden arınır, düşmanlık ve kin gibi nefreti mucip duyguları terk eder, kalpleri sevgi, saygı, kardeşlik ve yardımlaşma gibi manevi duygularla dolar. Zira camilerin cemaati gerçek iman sahibi mü’minlerdir.
Halkı Müslüman olan ülkelerin veya yerleşim birimlerinin mutena yerlerinde inşa edilmiş olan camiler, İslam dininin en belirgin özelliğini ve güzelliğini taşıyan bir mühürdür. İlmin, irfanın, ibadetin, temizliğin, kısacası İslam medeniyetinin ve İslam kültürünün en önemli birlik ve beraberliğimizi en üst seviyelere çıkarmada, temizliğin imandan bir cüz olduğu gerçeğini bildirmede, ilmin ve irfanın her çeşidinin yüreklere ve gönüllere adeta bir nakış gibi işlenmesinde çok büyük öneme haizdir.
İnancımızın ve varlığımızın en büyük, en önemli teminatlarından biri durumunda olan camiler, gönülleri birleştiren, Müslümanları birbirleriyle kaynaştıran, birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, yegane İslami ibadet yerleridir. Böylesine çok yönlü hizmetler ifa eden cami ve mescitlerin haliyle çok temiz ve pek bakımlı olması gerekir. Burada ve yeri gelmişken hemen bir gerçeği daha ifade edelim ki; camilerin süsü ve zineti cemaattir. Ne yazıktır ki bugün camilerimizin büyük çoğunluğu cemaat zinetinden mahrum kalmış durumdadır. Bilhassa Müslüman gençlerimizin hem camilerden, hem de onların tarihsel ve evrensel kültüründen mahrum ve uzak kalmış olmaları bizleri ziyadesiyle üzüntüye garketmektedir.
Cami yapanlar, onlara maddeten ve manen katkıda bulunanlar, bakım ve tamiratını gerçekleştirenler mutluluk kervanının yolcularıdır. Bu vesileyle cami kültürüne yardımcı olanları, bu hizmete katkıda bulunanları canı gönülden kutluyor, tebrik ediyoruz.
www.hakimiyet.com