İki bayram arası yapılamazlar listesi hazırlamayı düşünüyordum, ama bu yoğun gündemde ciddi şeyler yazmak hayatı daha bir çekilmez hale getirirdi. Bayramda eli öpülesiler listesi de öyle..
Bayramda anne-babanızı ziyaret edip gönüllerini alın diyenlerin, anne-babasını ziyaret etmeyenler olduğu bir ülkede bu son listeye zaten gerek yoktu. Din adına nasihat verenler, görev adına anne-babalarına bayram sabahı ulaşamayanlardır. Din adamlarından bahsediyorum. Bayramı bayram gibi yaşamayı tavsiye eden ama kendi anne-babalarının elini başkalarından sonra (en son) öpen insanlardan..
Çelişkilerle dolu bir toplumsal yaşantımız olduğu muhakkak. Ama uhrevi yaşamın kılavuzluğunu üstlenmiş bu insanların bayram sabahı meslek hayatları boyunca başka memleketlerde oluşları düşünmeye değer bir konu..
Ben yetkili ve etkili biri olsam din görevlilerin kendi memleketlerinde bayramları karşılamaları için bir ferman yayınlardım ama böyle ufak şeylerle uğraşanları padişah yapmıyorlar. Bu ülkede bayramzedeleri kurtarmak ne oy getirir nede taraftar.
Ben bayramda anne babanızı ziyaret edim diyen hocaya zaten saçmalama diyorum. Ben olsam bayramı anne babanızla karşılayın derdim. Bayram sabahı birlikte uyanılmayan, hele bir de aynı yer ve mekan da saf tutulmamışsa o bayram güdüktür benim için.
Sırf bayramı gurbette yaşamak zorunda olduğu için görevi bırakmayı düşünen insanların olduğunu bizzat biliyorum. Belki başka sebeplerde vardır ama bu anlarda patlıyor insanlar. Diyanet yapı itibari ile oldukça ilginç zaten. Bu tür şeyler, diğer gerçekleşimler dikkate alındığında sevap kabilinden kalır. Zaten demokrasilerde çoğunluğun gücü, gücünde tahakkümü vardır.
Siyaseti yazmaktan kaçındığımı iddia eden dostlarıma, bundan iyi siyaset mi olur diye sormak isterdim ama madem onlar istiyor ülkenin siyasal geleceğinden de iki cümle haber verelim. Kehanet kabilinden yani. Kehanete inanmayanları etkilemesin.
AK Parti bir seçim daha alır ama genel mi/yerel mi, bilemem. Ülkenin yarısında oy almış bir partinin, teşkilatlarında -ikinci dönemi olmasına rağmen- değişime gidememiş olması, gelecek adına endişe verici. Eğer yerel seçimlerde genel seçimlerden bir oy bile fazla alırlarsa, önümüzdeki ilk genel seçimde iktidar olmayacaklarını söyleyebilirim. % 47'nin altında kalırlarsa bu kendileri açısında bir uyarı olacaktır ve nerede yanlış yaptıklarını düşüneceklerdir. Parti üst yönetimi bir çok şeyden habersiz ve eğer ezici bir yerel seçim üstünlüğü sağlanırsa, öyle kalmaya devam edecek. AK Parti şayet dönüp kendisine bakmaz ve bu hal üzere devam ederse, yerelde ciddi bir başarısızlık yaşamaz, ama genel seçimde facia ile karşılaşabilir.
Benim bir partiye oy vermemem için bir tek neden yeter. O neden de birilerinin kayırıldığını hissetmemdir. Aynı günde iki ayrı adam kayırma olayı yaşadığıma göre, oyum ortada demektir. Yüreği yeten varsa gelip alsın. Anladığım kadarı ile dayısı olmayanın iş yaptıramadığı dönemlere geri dönüyoruz. ve's-selam!
www.hakimiyet.com