Her insan kendine özgü, başkaları ile karışmayan ve taklit edilemeyen bir sese sahip. Telefona bez koymak, sesi inceltmek ya da kalınlaştırmak konuşmanın özgünlüğünü bozmuyor.
Sesin bu özelliği, adli olaylarda delil olarak kullanılıyor. Adli Tıp Kurumu Bilim ve Teknoloji Suçları Laboratuvarı'nda, mahkeme kararı ile yapılan dinlemelerde kaydedilen sesin kime ait olduğu sesli harflerden ayırt ediliyor. Sesin sahibi inkâr etse de Adli Tıp'taki analiz sonucu tıpkı parmak izi veya DNA testinde olduğu gibi mahkemede delil olarak kullanılıyor.
Ses, Adli Tıp laboratuvarlarında spektrogram adı verilen yöntemle yazılı grafiğe dökülüyor. Spektrogramlarda Türkiye'de yaşayan insanları en çok ele veren 'a, e, i' sesli harfleri. Spektrogramda ses elektronik ortamda megahertz olarak ölçülüyor. Ton bu harflere çıkarılan seslerde yoğunlaşıyor, iyice belirgin hale geliyor. Adlî Tıp ses laboratuvarı yetkilileri, birbirinden ayırt etmekte en çok zorlanacakları iki sesin tek yumurta ikizi kardeşlere ait ses olacağını söylüyor. Bu ikizlerin gırtlak yapısı ve ses mekanizması hemen hemen aynı olduğundan tespit zorlaşıyor. Ancak bunun dışındaki kişilerin her biri orijinal bir ses rengine sahip. Ünitede ses kayıtlarında montaj yoluyla hile yapılıp yapılmadığı da tespit ediliyor. Adli Tıp'ın ses analiz birimi ve laboratuvarları 1 Eylül 2007'den itibaren hizmet veriyor. Aynı şube bünyesinde görüntü analiz ünitesi ile bilgisayar ve cep telefonu analiz ünitesi ise 1 Temmuz 2007 tarihinde hizmete açıldı. Diğer birimlerde olduğu gibi Adli Tıp'ın bu birimlerine de sadece savcılar ve mahkemelerden talep geliyor. Sivil şahıslardan gelen talepler incelenmiyor. Adli Tıp Kurumu, mahkemelere resmi bilirkişi olarak görev yapıyor.
www.hakimiyet.com