Güney sahillerimizin hemen en yakın komşusu olan Kıbrıs adası tarih boyunca anadolunun bağrına doğru sokulan bazen
bir güvenliğini sağlayan ve Sokullu Mehmet paşanın Venedikli Amiral e söylediği şu sözde:
Siz ,bizim donanmamızı yakmakla sakalımızı kestiniz,bizden Kıbrısı almakla elinizi kestik mealindeki ifadesiyle, Kıbrısın Türk Milleti için,müslümana topluluklar için ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur.
Kıbrıs,sadece bir ada değil,Türk ve diğer Müslüman toplulukların ve diğer ülkelerin ve milletlerin içinde önemli bir stratejik konuma sahiptir.Denilebilir ki, Kıbrıs dünyanın en kıymetli, en değerli,en stratejik,en güzel adalarından biridir.Yüz yıllar önce Sokullu Mehmet paşa ,Ermenisi,Yahudisi,Rumu anlıyor ,ama bizim Kıbrıslı Türkler anlamıyor. Dikmişler gözlerini Avrupa birliğine girmiş Rumun propagandası ve entrikalarına ram oluyor.Bu durum insanın onuruna dokunuyor.
20Temmuz1974 yılında Nikos Sampson , Papaz Makarios devirerek darbe yaptı ve Kıbrıstaki bir çok Türk köyünü basıp toplu katliamlar yaptı. O zaman iktadarda olan CHP-MSP koalisyon hükümeti garantör devlet statüsü ile Kıbrısa çıkartma yaptı ve tüm dünyadaki müslümün milletlerce gururla desteklendi BMde ,o yıllarda başlayan Kıbrıs görüşme ve barış süreci adını verdiğimiz yıllar, birçok dünya liderini ve Kıbrıslı Rumların yöneticilerini emekli etti ve o tarihten sonra dünya politikasında birçok bölgesel değişme ve farklılıklar gözlenmeye başladı.
Bu süreçte ,Kıbrısı Rauf Denktaş ve Eroğlu gibi Kıbrıslı yerel politikacılar temsil etti.
2000 li yıllara gelince bu politikalarda değişme emareleri baş gösterdi.Kıbrıslı Rumlar Avrupa Birliğine girme sürecini başlatınca bizdeki politik ağızlar da değişmeye başladı.
Taki , BM lerin eski Başkanı Ananın hazırladığı barış planı onaylanmak için Kıbrıs Rum ve Türk kesimlerince oylanıncaya kadar sürdü .
Bu planı Kıbrıs taki Türkler evet derken ,Kıbrıslı Rumlar hayır demişti..
Olayın ilginç yanı burada yatıyor.
Bundan 35 yıl önce Kıbrıslı Rumlar tarafından babaları, anneleri şehit edilen çocuklar Kıbrıslı Rumlara birlikte yaşama planına evet derken,Kıbrıslı Rumlar hayır dediler .
Türk tarafında evetçi eski bir solcu olan M Ali TALAT iktidara geldi.
Burada Denktaşa sormak lazım bu şehitlerin çocuklarına sen hiç vatan millet sevgisin öğretmedin mi,Türkiyeye gelince vatandan, milletden ,bahsediyorsun ,bunu kendi ülken olan Kıbrısta niçin gerçekleştirmedin?
Güya Rum kesimine de yine bir solcu olan Hiristosyas geldi ve devrimci geçinen iki lider çözüm üretebileceğini ifade ettiler . Ama kazın ayağının öyle olmadığını bir iki görüşmeden sonra anladılar ki, sadece bu halkların biri birine olan husumetinden kaynaklanmıyor.
Başka başka plan ve güçlerinde bu sürece dahil olduğunu ve sabote edildiğini anlamaya başladılar.
Kıbrıs ,emperyalist ve global güç odaklarınca kendi haline bırakılacak kadar masum bir ada değil.Bunu iyi bilen güçler her anlaşma zemininde kendi çıkarları doğrultusunda müdahale ederek çıkmaza sokuyorlar. Devlet ve millet olarak bu barış görüşmelerini çok iyi takip idare etmeliyiz.
www.hakimiyet.com