Ortalama 70-80 kilo ağırlığında olan ve 65-70 yıl yaşayan bir insan bu yaşam süresince 50 ton yemek yemekte, 40 ton su içmektedir.
Aynı insan normal şartlarda yapmış olduğu rutin yürüyüşleri ile ömründe 140 bin kilometre yol kat etmekte, yüz milyon adet kelime konuşmaktadır. Elbette verilen bu sayıların altında kalanlar ve üstüne çıkanlar vardır. Bütün bunlar her insana göre değişiklik gösterir. Her şeyin vasatı ve ortalaması söz konusudur.
Bir insan ortalama yetmiş yıllık ömrünün 18 senesini ayakta geçirmekte vücudundan yirmi ton ter çıkarmakta, 18 yılını uykuda geçirmektedir. İnsan kalbinin ortalama ağırlığı 270 gram olup bir günde yüz bin defa atar. 60-70 yıllık ömürde insan kalbi 250 bin ton kanı, vücudun muhtelif yerlerine pompalar. Yumruk büyüklüğünde olan bir insan kalbinin yetmiş yıllık ömür süresi içinde-durup, dinlenmeden ve gece gündüz demeden 250 bin ton kanı, vücudun bütün organlarına, pompalayarak canlılığı sağlamış olması çok önemli mucizelerden biridir.
Bir damla kanda yedi-sekiz milyon civarında kırmızı kan küreciği mevcuttur. Bu seviyeyi muhafaza etmek ve devamlı şekilde koruyabilmek için kemik iliği ortalama olarak saniyede onbin, dakikada altıyüz bin, bir saatte ise 360 milyon, bir günde de elli milyar hücre üretmektedir.
Her insanda beş milyon koku ama hücresinden bahsedilmektedir. Bu hücreler sayesinde on bin adet farklı ve değişik kokular ayırt edilir.
Karın boşluğunda olan ve bir buçuk kg ağırlığında bulunan karaciğerimiz, küçüklü-büyüklü insan vücudu üzerinde dört yüz adet görev ifa etmektedir. İnsan denilen bu ulvi, bu şerefli varlığın cisim dünyası bütün ayrıntıları ile anlatılmaya çalışılsa bunun için yirmi yıl gerekir. Bu uzun müddet içinde insanın cisim dünyası yinede tam olarak anlatılamaz. Çünkü bu hem muazzam, hem müstesna, hem de tarifi imkansız bir makinedır.
Ayrı ayrı ve değişik türde olan insan vücudunun iç ve dış organlarının çalışma sisteminde öylesine ahenkli, öylesine düzenli, öylesine akıllara durgunluk verecek derecede uyumlu bir faaliyeti doğru veya doğruya en yakın şekilde anlatabilmek hiçte mümkün değildir. Ustası Allah (CC) olan insan her zaman, her yerde ve her halükârda yaratan Rabbisine karşı kulluk görevlerini hakkıyla yerine getirmenin gayreti içinde olmalıdır.
Görünüş itibariyle şekli güzellerin güzeli, boyu ve endamı gayet düzgün bütün dahili ve harici uzuvları birbirine uygun, bilgi, anlayış, akıl, konuşma, edep, ilim, irade, kudret, görme, işitme, tutma, yürüme gibi çok yönlü sıfatlarla donatılmış olan ulvi bir varlık, üstün özelliklere sahip bir yaratık olan insan kendini bilmeli ve yaratanına karşı vazifelerini öğrenmeli ve hayatı boyunca ilahi emirlerin ve yasakların uygulayıcısı olmaya karşı gerekli dikkat ve hassasiyeti göstermelidir. Zira insan bu dünyaya boşuna getirilmiş değildir. Bu anlayışta ve bu idrakte olanlara ne mutlu!
www.hakimiyet.com