| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Kafası döndü içmişçesine, mangalda pişen etten ısırdığında. Ayıp olur mu bırakıp yemesem, diye geçirdi içinden.22.05.2009 09:43:54
<!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:Calibri; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-language:EN-US;} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->
Ardı ardına yudumladı ayranından, bağımlılık yapmayacak kadar da çekirdek çitledi. Etrafına bakınarak ve gülümsemeye çalışarak kalktı yerinden, sanki az sonra yemeye devam edecekmiş gibi bıraktı ekmek arası tavuğunu masaya. Sabahtan beri oradan oraya kaçan güneş, az da olsa yüzünü göstermeye başlamıştı zaten. Sahte gülücükler ve süblimleşen suratlardan kurtulup gelmişti bu doğa harikası göle. Güneşle birlikte yaprakları parlayan yeşilin bin bir tonunun arasında, gezi grubundan ayrılarak ormana doğru adımlamaya başladı. Yirmi memesi de yere değecekmiş gibi gözüken kirli köpeğin yalvarışlı bakışlarına ve yerlere atılan onca piknik artığına aldırmadan öbek öbek çalılıkların arasından adımladı yokuş yukarı. Toprağı kaplayan yemyeşil çimlerin arasına serpişmiş edalı papatyaları, mor renge asalet katan sümbüllerin üstlerine basmamaya çalışarak; dağın yamacına konmuş sabun köpüğü gibi duran küçük bulutlara ürkütüp kaçırmamak için kaçamak bakışlar atarak tırmandı.
Gönül verilecek kadar güzel ve tatlı bir esinti bulunca da nemli olmayan bir yer bulup oturdu göle karşı. Gölün kenarında piknik yapan, koşan, el ele dolaşan, balık tutan, yaşadığı anı evlerine giderken de götürmek için fotoğraflamaya çalışan tatlı telaşları izledi bir bir. Top peşinde koşanları, bütün parmaklarından sonra başparmağını yalayanları, kızlara yaklaşmak için onların bulundukları alanlara mahsus toplarını kaçıran delikanlıları, at üstünde veya faytonla gezdirmek için müşteri arayan köylüleri ve çantasına paketlediği yöresel ürünleri satmaya çalışan iki büklüm nineleri izledi. Az önce yanından geçtiği bulutlar ise ayrı bir anlam katıyordu manzaraya.
O aşağıdakileri izlerken rüzgârın estiği taraftan kara kara yağmur bulutlarının adeta ayaklarının ucuna basarak sessizce yaklaştığını fark etti. Göl kenarındakiler yaklaşan bulutları görmediklerinden yağmurdan bihaber yeşil tabloyla yeksandılar. Bu yüzden az sonra olacakları düşününce biraz gülümsedi. Birkaç dakika içerisinde gelen Ahmakıslatan yağmurları bardaktan boşanırcasına yağmaya başlayınca insanlar, kaçışmaya fırsat kalmadan sırılsıklam oldu. Yağmurdan önce zaten sırılsıklam olanlar ise kaçışmaya gerek görmedi; sevgililerinin gözlerinde izlediler göle düşen yağmurları.
Yağmurdan koruması için altına saklandığı ağaç ona çocukken okul yolunda yağmura tutulunca altına saklandığı ardıcı hatırlattı. Kavak veya söğüt dalından yaptıkları tömbekilerin kurşunları olan andızları topladıkları ardıçları… Hatırlattı ama galiba buralarda ardıç hiç yoktu. Yağmur dinince yavaş yavaş yerinden kalkarak piknikçilerin yanına indi. Gölün üstünü ve bütün havzayı kaplayan su buharı kiminde korku, kiminde de en dayanılmaz duygusallıkları çağrıştırırken ceplerine koydukları anılarla kafile gölden ayrıldı. Belki bir daha ki gelişlerinde duygusal yağmurlar değil de aşk dolusu bakışlarıyla nilüferler uğurlar onları.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
BEKİR CEVİZCİ - yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 4 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.