| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Adama baktı, eli yüzü düzgün, temiz ve anlayamadığı bir iz taşıyordu sanki.
Selam verdi.
Verilen selamı kalbindeki hafif bir kıpırtıyla aldı.
Adama bir kez daha baktı. Adam adeta yolunu kesmişti. Karşısında duruyordu. Yürümek istese yürüyemeyecekti.
Gözlerinin içine baktı. Derindi çok derin. Kara gözler bu kadar etkileyici olabilir miydi?
-İkindi ezanı kaçta okunur, dedi.
Soruyla şaşaladı. Cevabını bulamadı. Hâlbuki az önce ezanla birlikte girmişti camiye. Sustu bir süre.
Adam tekrar sordu anlamadığını düşünerek.
-Bilmiyorum, dedi utana sıkıla.
Adam sanki bu cevabı beklermişçesine konuştu:
-Sen beynamaz mısın?
Ne diyeceğini bilemedi. Bu adam da ne diyordu böyle. Kekeledi. Birazcık da kızdı içinden.
Cevap vermesine imkân kalmadan adam kalabalıklar arasında kayboldu. Arkasından bakakaldı. Artık ayakları onu çekmedi. Hırpalanmış hissetti. Bitkinleşti. Yavaşça yol üzerindeki banklardan birine oturdu.
Düşündü.
Kıldığı namaz değil miydi, bir uyarı mı yemişti, anlayamadı. Az önce kıldığı namazı düşündü, gösteriş var mı diye…
Düşündü.
Namazlarını ciddiye almıyor muydu yoksa.
Düşündü...
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
Duran ÇETİN - yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 2 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.