Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Ürküten Rakamlar

Lütfi AYHAN - lutfiayhan@mynet.com

Geçen pazartesi bizim gazetenin manşetten duyurduğu “1 Numara sıkıntısı” haberinde geçen konu ile ilgili biraz detay yazmak istiyorum. 14.01.2010 09:31:22
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

O haberin çıktığı gün Bu Gün gazetesinde şöyle bir haber vardı;”… “Sadece 2008 yılında 100 bin çift boşandı. Evliliklerini sonlandıranlar arasında en çok 20 yıl ve üzeri evlilerin olması dikkat çekti.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre sadece 2008 yılında 99 bin 663 çift evliliklerine son verdi. Bunların 14 bin 947'sinin 20 yıl ve daha uzun süreli evli oldukları belirtildi. En fazla boşanan çiftlerin ikinci sırasında ise bir yıllık evliler yer aldı. 9 bin 672 çift, evliliklerinin birinci yılında boşandı. Bir yıllık evli çiftleri, boşanan 8 bin 136 iki yıllık evliler takip etti. Üç yıllık evli olup da boşananların sayısı ise 7 bin 252 olarak açıklandı. En az boşanan çiftler arasında ise 18 ve 19 yıllık evli çiftler bulundu. 2008'de 18 yıllık evli çiftlerden bin 195, 19 yıllık evlilerden de bin 804'ü evliliklerini sonlandırdı…” Bu rakamlar dehşet verici değil mi?

EŞ Mİ İŞ Mİ?

Bu haberin devamında konusunda ihtisas sahibi insanların görüşlerine yer verilmiş, bu ürkütücü tablo değerlendirilmiş. 

Gerek o  mütehassısların ve gerekse Meram Kültür merkezinde konu ile ilgili konferans veren Prof. Salim Öğüt Hocanın söylediklerini mecz edince ortaya şöyle bir manzara çıkıyor.

1-Toplumda müthiş bir sosyal ve kültürel değişim yaşanıyor. Fakat bu değişimin alt yapısı olmadığı için iş bu olumsuz sona varıyor.

2- Kız annelerinin bu olumsuz tablodaki rolü çok fazla. Çünkü onlar kızları üzerinde en etkili kişiler. Ve onlar kızlarına; “eş mi, iş mi ? “ tercihinde kızlarına genellikle işi tercih ettiriyorlar. Anneler kızlarına; “aman işine sıkı sarıl! Ne yap et işini kaybetme! Patronun gözüne gir sıkı çalış…!” derken; konu damatla ilgili nasihatlere geldiğinde; “Sakın kendini ezdirme! Güçlü ol! Fazla yüz verme!...” gibi çatışmacı bir üsluba dönüşüyor. Tabi fıtrata aykırı bu durumun sonucu da vahim oluyor.

3- 20 yıldan sonra boşananlarla ilgili yorum ve değerlendirme gerçekten ilginç. “Daha önce çocukları için evliliğe katlanan ve fakat bu dönemde büyük münakaşalar yaşayan karı- koca, çocuklar evlendikten sonra bu “yükten” kurtularak boşanmaya karar veriyorlar.” Şaşırtıcı ve bir o kadarda ilginç bir değerlendirme.

4- En çok boşanmaların olduğu ikinci dilim olan birinci yıl ile ilgili de birçok değerlendirme yapılabilir. Evlilikten beklentilerin farklı olması, kadın ve erkeğin gerçek rollerini bilmemeleri, yakınların etkisi, huy uyuşmazlığı, tahammülsüzlük ve sabırsızlık… bunlardan bir kaçı.

SEN AĞA BEN AĞA BU İNEĞİ KİM SAĞA?

Aile kurmayı devlet kurmaktan daha zor görenlerin bu görüşleri hiç yabana atılır bir görüş değil. “Hiyerarşinin yok olduğu kurumlar fazla ayakta duramaz” diyen Salim Öğüt Hocanın öngörüsü, meydana gelen bu olumsuz tabloyu açıklamakta bize yardımcı olur sanırım.  Bir kümeste bir horoz, bir okulda bir müdür, bir ülkede bir başkan…ve bir ailede de bir reis olmalı. Aksi halde iş çığırından çıkar. “Sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa?” diyen atalar bu çarpıklığa dikkat çekmişler asırlar önce.  Batıda aileyi büyük ölçüde bitiren uygulamaları ülkemizde hayata geçirmek, batıdakinden beş beter kötü sonuçlar doğurur. Çünkü Batı Kültürü bu durumu hazmedebilecek bir yapıya sahip. Halbuki ülkemizin sosyal ve kültürel durumu bu tabloyu taşıyamaz.

 

Bu yazı toplam 229 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 3 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.