BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Başa Kakmaya Gerek Yok

Lütfi AYHAN - lutfiayhan@mynet.com

Geçen sene Meram Ekspresle İstanbul’a gidiyorduk. Tren nerdeyse dolu. Arkamızda orta yaşlı iki bayan oturuyor, yanlarındaki koltukta da 9-10 yaşlarında çocukları… Kondüktör geldi, biletleri kontrol etti.21.01.2010 08:56:49
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Yandaki çocuğa da bilet sordu. Arkamızdaki bayanlardan biri;

-         O benim oğlum dedi. Kondüktör;

-         Bileti sizde mi?          Diye sordu.

-         Hayır ona bilet almadık.

-         Bu çocuğun yaşı bilet alacak kadar büyük.

-         Olmaz efendim ben devlet memuruyum… 

-         Hanımefendi!  Bu çocuk kanunlara göre bilet almak zorunda…Tartışma büyüdü. Kadıncağız önce tehdit etti, sonra makamından, mansıbından bahsetti. Kondüktör bu laflara pabuç bırakmayınca “hanımefendi”

-         Ben devlete şu kadar yıl hizmet ettim, şu kadar çocuk okuttum, şu fedakarlıkları yaptım… diyerek esti savurdu. Kondüktörde;

-         Hanımefendi siz bu hizmeti bedavamı yaptınız? Size bu işi zorla mı yaptırdılar…? Diye arka arkaya birkaç mantıklı ve yerinde soru sordu. Yolcu bayan tartışmayı kaybetmenin hıncı ile kondüktörün yakasındaki tanıtım kartından ismini falan almaya kalktı. Kondüktör

-         zahmet etmeyin ben hepsini size söyleyeyim diyerek kendisi ile ilgili bilgileri ona söyledi.

                 Geçip gitmiş bu olayı şimdi niye yazıyorum.? Son günlerde Tv’lerde yapılan tartışma  programlarında emekli hakimler, savcılar, rektörler, askerler ortalıktaki malum konularla ilgili tartışmalarda yukarıdaki tartışmada geçen diyaloglara benzer  konuşmalar yapıyorlar. Mesela emekli bir asker şöyle diyor; “Biz vatan için karlı dağlarda, soğuk gecelerde  savaşırken… Millet için Somalıdaki korsanlarla mücadele etmek için engin denizlerde mücadele ederken, devlet için sıcak çöllerde ter dökerken…” Söyledikleri yanlış değil tabi ki. Kolay değil ölümü göze alıp dağa çıkmak. Fakat bu onun mesleği. Bu mesleği ona zorla seçtirmediler. Ve her meslekte olduğu gibi bu askerde bu mesleği Allah rızası için bedava yapmıyordu. Emekli önemli bir savcı ise konuşmasına ;” devlete bu kadar yıl en üst düzeyde hizmet etmiş biri olarak…” diye başlıyor nedense!

                 Bakan, Vali, kaymakam, siyasetçi, bürokrat… fark etmez herkes yaptığı işi bir ücret karşılığı yapıyor. Bu konuda bir slogan var ki beni çok güldürür. O da siyasetçilerin seçimlerden önce söylediği, “hizmetinize talibim” sözü. Mübarek sanki vatandaşa köle olacak. 

         HERKES HEM KÖLE HEM EFENDİ

         Aynı mantıkla baktığımız zaman o zaman imamlar derki;”…Siz sıcak döşeğinizde yatarken biz her gün sabah namazından bir saat önce kalkıp, kar kış demeden camiye gidip namaz kıldırıyoruz…” Doktorlar der ki; “Siz gezip eğlenirken, biz gece gündüz demeyip değişik, bulaşıcı mikroplar taşıyan vücutları, kan irin demeden kesip ameliyat ediyoruz…” Şoförler bu koroya şöyle katılsa haksızlar mı;” Karda, buzda, kimsesiz ıssız yollarda, anadan yardan ırak  20 – 30 ton yükle Bolu dağlarını tırmanıp, Torosların zirvelerinde korkuyla canımızı dişimize takarak, sizlere yiyecek içecek taşımıyor muyuz…?” .Çiftçi tarlayla boğuşmasını, tamirci yağı pisi, berber saatlerce ayakta durarak varis olma pahasına kirli saçları kesmesini, marangoz planyaya kaptırdığı parmağını, gazeteci haber uğruna yediği dayağı, kurşunu dile getirip adeta başa kalksa doğru mu yapmış olur?  Hayır. Herkesin yaptığı iş öyle veya böyle zorluklar ve riskler taşır. Ve herkes yaptığı işi “Fisebilillah” yapmadığına göre başa kalkmaya gerek yok . Bu Mantıkla baktığınızda o zaman Başbakanın her gün millete;” Siz yatarken ben kaç ülkeye gidip, kaç başkanın ağız kokusuna katlanıyorum…” demesi gerek!

             Kadın erkek, sivil asker, zengin fakir, işçi işveren, amir memur, devlet görevlisi esnaf… fark etmez  başkasından hizmet alırken “efendidir”; başkasına hizmet ederken “köle”.

            Yaptığı işten bir kuruş bile almayan, işini Allah için, vatan için veya başka bir şey için parasız yapanlar hariç herkes,  ya, mesleğini yapıp parasını alacak, ya da o mesleği bırakacak. Başa kalkmaya gerek yok.

 

Bu yazı toplam 377 kez okunmuş.

Yorumlar

  • ÖMER SEYFETTİNİ DİYET ini hatırladım

    O güzel hikaye de buna benzer bir şeyler anlatıyordu.

    kerim 02.02.2010 03:49:31

Sizde bu yazıya yorum ekleyebilirsiniz!
KULLANICI GİRİŞİ
ARAMA

Detaylı arama >>

Şu an sitemizde 4 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.