| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Bizim Mustafa Akgül, Genel Merkezin isteği dışında AK Parti Konya İl Başkanlığına aday olan ve seçimi kazanan Mustafa Çevik’in “sancılı bir dönemin ardından” zoraki olarak Başkanlıktan istifa etmesi üzerine “parti içi demokrasiye” vurgu yaptığı yazısında “Daha da oy vermem AK Partiye” demiş; biz de bunun üzerine “Hangi partiye oy vereceğini sormuştuk.02.02.2010 07:04:22
Eksik olmasın, Akgül, sorumuzu kaale alıp, cevap için derinlemesine bir parti analizi yapmıştı.
Genel siyasi kültür açısından yararlı olmakla birlikte, sorumuzun tam cevabını oluşturmaması açısından eksikti, yazı.
Eğer Mustafa, “Çok geç kalmadın mı?” demez ise, bugün, konu hakkında bir-iki kelam edelim.
…
Akgül yazına girerken kimilerinin “Başbakan istediği il başkanı ile çalışamayacak mı?” dediğine vurgu yapmış.
Sonra da CHP’den başlayarak MHP, DP ve SP’yi tahlil edip, “hangi partiye oy vermeliyim” sorusuna cevap bulmaya çalışmış.
Mustafa CHP için “Statükocuların yanında yer almasından, tuzu kuruların partisi olmasından dolayı oy vermem” diyor.
“Söylemleri ile eylemleri tutmadığı için MHP’ye de oy vermem” diyen arkadaşımız, Demokrat Partiyi ise birkaç madde ile oy vermeyeceği partiler arasına alıyor; “Halkı 40 yıl boyunca kandırmasına rağmen Demirel’i rehber edinen Demokratik Parti’ye de oy vermem. Darbe yanlısı olan Hüsamettin Cindoruk’u Genel Başkan seçtikleri için, 367 tartışmasında meclise girmeyerek Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kilitledikleri için de DP’ye oy vermem” diyor.
Mustafa’ya “ışık veren” tek parti ise Saadet. Ancak Genel başkan Numan Kurtulmuş’un, Erbakan’ın gölgesinde kaldığını düşündüğünden çekimsek kalıyor.
Mustafa, Saadet’i tahlil ettikten sonra, “Numan Kurtulmuş daha fazla ön plana çıkarsa ve hükümetin icraatlarına katkı yapacak muhalefette bulunmaya devam ederse belki oy verebilirim. Ona da belki diyorum. Fikrim değişebilir” diyor.
Yani çekimserlik hakim.
Saadet tahlilindeki, bence en önemli cümle ise, Mustafa’nın bilinçaltına ışık tutuyor; “Erbakan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı çocuk gibi görmekten de vazgeçmeli” diyor, Akgül.
Neden acaba?
…
Mustafa’ya, öteki partileri neden değerlendirmedin” diye sormuyoruz, çünkü yazısında cevabını kendisi verip “Diğer adını zikretmediğim partilere de oy vereceğimi zannetmiyorum” diyor.
…
Aslına bakarsanız, Mustafa için uzunca bir cevaba ihtiyaç duymadım.
Ayrıca, www.hakimiyet.com’da Mustafa Akgül’ün yazılarına bakınca kendiliğinden bir başka cevap ortaya çıkıyor. Mustafa’nın geçmiş yazılarının sıralandığı bölümün en altındaki başlık “Başbakan’ın emeklerine yazık oluyor” şeklinde.
Sonraki gelişmeler Mustafa’ya önce “One minute Sayın Başbakan” dedirtmiş, daha sonra da “Ak partiye oy vermem” noktasına getirmiş.
Mustafa bunları söylerken, meclis içinde ve dışındaki cümle partileri “Saadet’e bir ihtimal bırakarak” –oy vermeyecekleri- arasına almış.
Halbuki oy vermek kutsal olarak değerlendirilir ve “yasal bir zorunluluktur”
İlla birine oy vermek durumunda kaldığında ben Mustafa’nın “Başbakan’ın emeklerine yazık olmasın” diyeceği sonucuna vardım.
Tıpkı seçmenin dediği gibi!
Sizde bu yazıya yorum ekleyebilirsiniz!
Mustafa GÜDEN - yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 3 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.