| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Öyle veya böyle gençliğimden beri siyasetle ilgiliyim. Liseli yıllarda Hoca’nın peşindeydik. 04.02.2010 09:06:31
Hoca’ya göre, partimiz iktidara geldiği gün, Türkiye Milli Görüş gemisine biniyor ve milletimiz yılardır batıl ve yıkıcı dalgalarla boğuştuğu karanlık batı/batıl denizinden kurtulup sahil-i selamete ulaşıyordu. Milletin yapması gereken tek şey vardı, MSP’yi iktidara getirmek. (sonraları MSP’nin yerini Refah, Saadet, Fazilet aldı) Bu basit ve kestirme çözüm bizim gençlik duygularımızla birleşince gönlümüz büyük bir aşkla doluyor, kalbimiz yüksek ritimlere esir oluyordu.
Hoca yarımda olsa, kısa bir sürede olsa iktidara geldi. Bırakın milletin sahil-i selamete ulaşmasını Refah Yol hükümeti ayakta bile duramadı/durdurulmadı.77de de CHP MSP koalisyonu kurulmuş fakat o da uzun soluklu olmamıştı. Hoca ayrıca MC hükümetlerinde de iktidara ortak oldu.
Sonra Ak Parti geldi iktidara. 7 yıldır da tek başına iktidar. “Başörtü meselesi”, “anayasa meselesi” gibi temel sorunları çözmek vaadini yerine getiremedi/getirtilmedi. Gençliğinde “zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın!” diye yürüyüşler yapan gençlik gruplarının (MTTB, AKINCILAR) içinde bulunanlar şimdi devletin en üst makamlarında oturuyorlar. Heyhat zincirler hala yerinde.
Halkçı Ecevit’te, Nurlu Demirel’de, Başbuğ Türkeş’te vaatlerini yapamadan geçtiler bu iktidar köprüsünden. Menderes idamdan, Özal suikasttan kurtulamadı.
BU ÇELİŞKİLERİN KAYNAĞI DEVLETİ TANIMAMAK
Sadece bu damardan gelen siyasi görüşler değil, soldan (Ecevit gibi) ve sağdan gelen (Demirel, Türkeş gibi) siyasilerde muhalefette iken söylediklerini iktidara gelince yerine getiremediler. Niye? Çünkü Türkiye’deki devlet yapısını ya tam bilmiyorlardı, veya biliyorlardı da halka iyi anlatmıyorlardı. Ak Parti’nin bu yedi yıllık iktidarı halkın devleti tanımasını sağladı. En azından bu hüküm benim için geçerli. Ben şahsım olarak bakın neler öğrendim;
1- Hakimiyet kayıtsız şartsız milletin…Fakaaaaaat millet bu hakimiyeti sadece meclis, yani kendi seçtikleri eliyle değil, değişik kurumlar aracılığı ile kullanır. Bu kurumların bazıları şunlar; Anayasa mahkemesi, Danıştay, Yargıtay, YSK, MGK…
2- Demokratik ülkelerde, bu rejimin en büyük savunucusu durumunda olan medya ülkemizde ortama göre vaziyet alıyor. Eğer hükümet güçlüyse onun yanında değilse mesela, bir darbe ihtimali yüksekse veya darbe olmuşsa darbecilerin yanında yer alıyor.
3- Mülkün (devletin) temeli olan adalet, devleti oluşturan ana unsur halktan ziyade, kurumlara daha yakın.
4- Halk olarak bizlerde bu konuda pek parlak bir karneye sahip değiliz. Eğer iktidarda sol varsa sağ seçmen, tersi durumlarda sol seçmen, iktidarı kendi gücü ile yenmek yerine militarizme ve iktidar ortak olan yukarıdaki bürokratik kurumlara bel bağlıyor ve azınlık oligarşi ile saf tutarak rakibimizi yenmeye çalışıyoruz. Tabi bu bel bağlayışlar Meclisin dışındaki bu kurumları hem güçlendiriyor, hem güncel siyasetin içine itiyor, hem de yönetimi büyük bir çıkmaza sokuyor…Tabi bu durumda yıpranan sadece iktidar/hükümet olmuyor. Muhalefette, bu kurumlar da yıpranıyor… Bu maddeleri uzatabiliriz ama gerek yok.
AHIR SEKİSİNDE İSTANBUL TÜRKÜSÜ ÇIĞIRMIŞIZ
Sevgili gençler! Sözüm size! Bizim gibi “mutlu aldanışlar” içinde geçmesin ömrünüz. Devleti (yönetimi) iyi tanıyın. Tuttuğunuz siyasi partinin; “iktidara gelince şunları yapacağım, şöyle uçacağım, böyle kaçacağım…” sözlerine kanmayın. Çünkü iktidar, ülkemizde bir partinin, bir kurumun (TBMM) tekelinde değil. Diğer kurumların üyelerini sizler seçmediğinize göre seçtiğiniz insanların gücünün sınırlı olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Sizler de bizim gibi “ahır sekisinde oturup İstanbul türküsü çığırmayın.”
Benim gençlik yıllarım büyük bir “mutlu aldanış” içinde geçmiş inşallah sizinki böyle olmasın. Tuttuğunuz parti iktidara gelse, meclisi sadece sizin seçtikleriniz doldursa bile ideallerinizin gerçekleşeceğini sanmayın. Siz, vatandan önce kendinizi kurtarın! Ahır sekisinde oturup İktidar türküsü çağırmayın.
Sizde bu yazıya yorum ekleyebilirsiniz!
Lütfi AYHAN - yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 6 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.