| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Mü’min; en başta Allah’a olmak üzere bütün kutsallara inanmak ve katıksız şekilde iman etmek dektir. Münkir ise; dinimiz İslam’da mukaddes olarak bilinen varlıklardan birin veya inkar eden kimselere denir. Mümin ile münkir arasında yer alan o ince çizgiyi esasında kalın ve herkez tarafından kolayca görünebilecek şekilde belirli çizgilere çizmek lazımdır.23.07.2010 00:59:07
Dini mubinde herkesin bilmesi gerekli olan bazı hassaa konular ve çok ciddi ve ince meseleler mevcuttur. İmanı ayakta tıtan o hassas konulardan bazılarına çok kısa ve öz olarak temas etmekte fayda olacağına inanıyorum.
Kur’an-ı Kerim’de bildiren bütün emirleri ve yasakları hakkıyla yerine getirmek her iman ehlinin, her Müslüman’ın görevidir. Namaz, Oruç, Zekat ve hac gibi İslam’ın temel emirlerini, yani farzlarını zamanında ve nolsansız, ÅŸekilde yapmak farz-ı aynıdır. Bu ibadetleri herkesin bizatihi kendisi yapması ÅŸarttır. Bu farzları, bu ilahi emirleri yapmamak, zamanında yerine getirmemek, bunlara karşı kayıtsız kalıp ilgi duymamak ise haramdır. Farz olan ibadetleri yapmakla hem kulluk borcu ödenmiÅŸ, hem de ilahi müfakata mazhar olunmuÅŸ olur. Bunları yapmamak ise günah iÅŸlenmiÅŸ ve haram iÅŸlemiÅŸ sayılır.
Emirleri yapmak, yerine getirmek nasıl farz ise ilahi yasaklardan, haramlardan sakınmak, uzak durmakta farzdır. Alkollü içki içmek, onu yapmak, satmak kumar oynamak, faiz alıp-vermek, rüÅŸvet olayına bulaÅŸmak, zinaya yol açan fiileri gerçekleÅŸtirmek, yalan söylemek ve iftira etmek, devletin veya milletin veya baÅŸkalarının malını-mülkünü haksız ÅŸekilde zimmete geçirmek kesin haramdır.
İslamda takvanın çok önemli bir yolu vardır. Takva; Allah’tan (cc) gereÄŸi gibi korkmak, emirlerine dört elde sarılmak, yasaklarından ve haramlarından da son derece kaçmak, sakınmak ve uzak durmaktır. Takva; insanı Allah’a ve emirlerine yaklaÅŸtırırken, yasaklarından da uzaklaÅŸtırmaya en önemli vesile olur. Kalbine Allah korkusu, yani takva yerleÅŸmiÅŸ olan Müslüman; edebi alemde mutluluÄŸu elde etmiÅŸ olur.
Amentü’de geçen imanın altı ÅŸartından isterse birine inanmayan insan münkir, yani inkar etmiÅŸ demektir. Kutsallarımızdan velev ki birini bile, mesela melekleri, peygamberleri, kitapları, ahireti, hayır ve ÅŸerrin Allah’tan olduÄŸunu ve bütün bunların en başında Allah ‘ın (cc) varlığını, birliÄŸini kabul etmeyen, yani bunlardan birini inkar edenkimse islam sınırına girmiÅŸ sayılamaz.
Her mümin, her Müslüman; hayatının her safhasında ve kendisine verilen ömrün son nefesine kadar imanını korumak, onun neÅŸesini muhafaza etmek, düÅŸmanlarada da kaptırmak için uyanık olmalı, ÅŸuurlu bir yaÅŸantı içinde bulunmalıldır. Din ve iman düÅŸmanları, mümin ve Müslüman hasımları; iman ile küfür arasında yer alan o ince çizgiden devreye girerek, imanı bazı hassas meseleleri küfür, küfür kokan bazı yanlışları, bazı haramları bir takım ali cangiz oyunlarıyla iman diye yurtturmaya çalışırlar. Onun için her Müslüman, Hakk’a inanan, O’na gönülden baÄŸlanan her indan iman ile küfrün ayrılış noktalarını çok iyi ve doÄŸru olarak bilmelidir.
İmansız yürek ancak sinede bir yük, bir ağırlık ve bir külfet teÅŸki eder. Öyleyse gögüs boÅŸluÄŸumuzda orta ve normal bir yumruk büyüklüÄŸünde olan kalbimizi amanın nuruyla doldurmaya, <ydınlık hale getirmeye geyret etmeli, sınırsız çaba sarfetmeliyiz. İman hırsızları ağızlarını açmış fırsat kollayıp duruyorlar. İman haramilerinin karşısında ÅŸeytan, nefis, dünya ile çeÅŸitli maddi güçler gelir. Uyanık olanlar, hak yolda sebat edenler ve takva elbisesini seçenler imanlarını, hiçbir düÅŸmana kaptırmaz. İman etmedikten sonra yapılan hiçbir amel en ufak fayda vermez, asla menfaat saÄŸlama. Bunların hesabı ile gelirleri ve götürüleri çok iyi yapılmaktadır.
Sizde bu yazıya yorum ekleyebilirsiniz!
Veyis ERSÖZ - yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 5 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.