| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Hafta başında Akdeniz Üniversitesi’nde iki farkı siyasi görüşe sahip öğrenci grubu arasında kavga çıktığını öğrendik haberler aracılığıyla. 11.04.2008 09:05:13
Yine öğrencilerin siyasi görüşleri kavga nedeni oluyor diye düşünürken asıl neden “kız meselesi” olarak yeniden haber olarak yerini aldı gazete sayfalarında.
İki farklı siyasi görüşe sahip iki genç, aynı kızdan hoşlanıyor. Dünyaya farklı açıdan bakan, baktıkları birçok şeyde farklı anlamlar arayan, birbirlerini gördüklerinde belki de kimi gördüğünün farkında olmayan, olmadıklarında yokluklarını bile hissetmeyecek kadar birbirine uzak iki kişi aslında her konuda ayrı olmadıklarını, ortak noktalarda buluşabildiklerini göstermek ister gibi ya da istemeden öylesine aynı kişiden hoşlanıyorlar. Ama hoşlanma öylesine değil tabi ki. İlk olarak teklif eden “evet” cevabını alıyor. İlk teklifi diğeri etse onun alacağı cevabın ne olacağını biz bilmiyoruz. “Evet” cevabı iki farklı kişide atan iki farklı kalbi bir bütün haline getirip “sevgi” için attırırken, “hayır” cevabı alan bu ilişkiden ikinize de hayır gelmez diyerek işin arkasını bırakmıyor. Ve bırakırsın bırakmazsın, yar olursun olmazsın derken olay iki kişiden çıkıp başka iki kişiler de yansıyor. Acaba siyasi görüşü aynı olan kişiler aynı kişilerle ilgilendiğinde de böyle büyük kavgalar olur muydu? İlişkiler iki kişilik yaşanmadığında “yenge” muhabbeti devreye girdiğinde herkes kendi üzerine düşeni yapıp yengeyi rahatsız edenlere haddini bildirmek için çaba sarfediyor. Özellikle üniversitelerde bir siyasi görüşün temsilciliğini yapan lider bir öğrenci varsa ve kız arkadaşı da varsa, ilgili kişi “kız arkadaş” durumundan çıkar ve “yenge” durumuna gelir. “Kız arkadaş” kavramı ilişkinin ağırlığını hissettirmeyeceğinden takılan yüzüklerle iş resmileştirilir. Yenge, kendisinin dahi tanımadığı kişiler tarafından korunur. Yengeye gelen laf önce abiye sonra herkese gelmiştir. Yengenin yenge olduğunu bilmeyen birisi kazara kafasını çevirip baksa, baktığına pişman olacak hale gelir. Kurtlar Vadisi’nin yengesi “Elif” gibi olur has yengeler. Ağır abiler, ağır abi olduklarını kabul edenlerden yengeye zarar gelmeyeceğini bilirler. Yenge bu durumu iyi değerlendirir ve kendisine yüklenen kimliğin farkına varırsa, çevresindekilerden rahatsız olmaz, hatta kendisini rahatsız edecek ufacık şeyleri bile ağır abinin adamlarına söyler. Söyledikleri ihbar kabul edilir ve rahatsızlık giderilsin diye gerekenler yapılır.
Yapması gereken tek işi öğrenciliğin gerektirdiği derslere girmek olanlar, giremedikleri önemli şahsiyet rolü için herhangi bir gruba girerek kendilerine yükledikleri yeni anlamları çevresindekilere kabul ettirmeye çalışırlar. Çalışmadan başarılı olmak bu kişilerde var olan bir özelliktir. Özelliklerini kabul etmeyenlere kabul ettirmek için farklı farklı yöntemler denerler. Her grubun kendine ait kabul edilme ve grupta kalma kuralları vardır. Hepsi için okunan gazeteler, elde taşınan kitap ve diğer aksesuarlar farklıdır. Selamlaşma şeklinden – sandalyede oturuşa, derse devamdan –sınavlara çalışma şekline, kadar yazılı olmayan kuralları vardır oluşan grupların. Hangi durumlarda kavga edileceği ve kim için ne kadar risk alınacağı da yine bellidir.
Belli olmayan ise kavganın sonucunun nereye gideceğidir. Kız meselesi gibi başlayıp birçok öğrencinin ve üniversitenin zarar göreceği hoşlanmaları bu günlerde sıkça duymayız umarım.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
Şu an sitemizde 6 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.