Son Dakika
BAÄžLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Atı Otla Kandırmak

ALİ ERUYAR - al_eruyar@mynet.com

İnsanî ilişkiler tabiatları gereği insanın insana bakışı ile şekillenir. Bundandır ki insan diğer insanı kendi kriterleri doğrultusunda değerlendirir ve onu kendi zihninde bir yerlere koyar. 22.04.2008 10:14:19
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Bu deÄŸerlendirme ölçütleri doÄŸu toplumlarında etik, batı toplumlarında ise estetik boyutun öne çıkması ile oluÅŸur. Batıda ortaya çıkan akımların doÄŸuyu etkilemesi bu ÅŸablonu zorlayan bir durumdur.

  İnanç yönünden bakıldığında, Müslüman halkların oluÅŸturduÄŸu toplumlarda, ölen ÅŸahıs hakkında toplumun deÄŸerlendirmesi diyebileceÄŸimiz ‘nasıl bilirsiniz?’ sorusu; ‘etik deÄŸerlendirmenizi alabilir miyiz’in fazlası bir ÅŸeydir, ama ağırlık noktası da burasıdır. Yani bizim toplumumuzun bakış açısı estetiÄŸi, etiÄŸin önüne geçirmeyen bütüncül bir yapı arzetmelidir.

  YaÅŸadığımız zaman diliminde bizim dışımızda ki varlıkları deÄŸerlendirme ölçütümüz, düÅŸünce dünyamızın yansıması olarak karşımızda durur.

   İnsanın insan haricindeki ÅŸeylerle iliÅŸkisini, o ÅŸahıs hakkında deÄŸerlendirme ölçütü olarak kullanan (atını otla kandıran, insanları da kandırır) bir mazinin evlatları olarak, bu mirası kullanma noktasında çokta baÅŸarılı olduÄŸumuzu söyleyemem.

   Biri hakkında ‘bu iyi bir insandır veya tersi’ hükmü vermek, bazen çok zor ve karmaşık, bazen de inanılmaz derecede kolaydır. O kolaylıkta kültürel veya teolojik bütünü doÄŸru okumak veya algılamakla mümkün olabilir.

   Sizinle bir din eÄŸitimcisi Yrd. Doçent’in bir meslek gurubu hakkında ki deÄŸerlendirme ölçütünü(?) paylaÅŸmak istiyorum.

   Åžöyle diyor: ‘Ben bir imam hakkında karar verirken wc’nin ve lavabonun temizliÄŸine bakarım.’ 

   Bu yaklaşım tamda atı otla kandırmaktır. Bir bilim adamından bilimsel temeli olan bir yaklaşım beklenir. Oysa bizimkisi bu cümleyi dedesinden duymuÅŸ olmalı. İmamın cami, hele hele lavabo ve bileÅŸenlerini temizlemesi yarım asrı aÅŸmayan bir maziye sahip. Yani kültürel bir geçmiÅŸe sahip deÄŸil. Reel olarak kelime manası ile imamın yapmamsı gereken bir durum. Uhrevi açıdan görevin ifası o ortamdan mümkün olduÄŸunca uzak olmayı gerektiriyor.

   Hal böyle iken bu tip yaklaşımlar, kafasının çalıştığı varsayılan ÅŸahıslardan zuhur edince vay bu milletin haline diyorum.

   İnsanın insanla iliÅŸkisi doÄŸrudan insanın kendisi ile iliÅŸkisi demektir. İnsanın kendisi ile iliÅŸkisinin neliÄŸi ise, yargıda bulunmayı daha da zorlaÅŸtırır, kolaylaÅŸtırmaz. İşte tamda bu noktada teolojik saha hayatı kolaylaÅŸtırmak için yerini alacaktır. İnsanın madde ile iliÅŸkisi, aslında kendisi ile iliÅŸkisinin ta kendisidir ki bu aynı zamanda diÄŸer insanla da iliÅŸki anlamına gelir.

   Yaratıkların âkıl olanlarının madde ile iliÅŸkilerine özel bir önem atfettiÄŸim için, önce onların cansız nesne ile iliÅŸkilerini gözlemlerim. Bir kapı açılması veya kapanması, bir çayın ÅŸekerinin eritilmesi, bir klavyenin tuÅŸlarına dokunulması vs. hep kendimizi tanımlayış biçimlerimizdir.

   Çevrenizi bir gözlemleyin. Öyle çay karıştıranlar görürsünüz ki; sanki ÅŸeker eritmiyor da, Fatih’in topları Bizans surlarını dövüyor. Sanki kapı kapatmıyor da el bombası atıyor. Vs.

   Sahi kapı kapatan bir ÅŸahsın, kapatış biçiminden kiÅŸilik tahlili yaptınız mı hiç. Ben yaparım ve bu güne kadar da yanıldığım olmadı. Dikkat etmek lazım, adım atışımız bile bizi ele verebilir, belki de nefes alışımız.

Bu yazı toplam 132 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 4 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.