Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Anneme Mektup

-

Anneme;Ne zamandır sana bir şey yazmıyorum, en son yazdığımda 10 yıl öncesiydi. O da sanırım kısacık bir posta kartıydı. Gittiğim deniz aşırı memleketin gittiğim küçük bir kasabasından göndermiştim. 09.05.2008 09:05:20
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

O da “Sevgili anneciğim ve babacığım” diye başlamıştı, yıllar önce yazdığım mektuplar gibi. Sadece “anneciğim” diye başlayan bir mektup hiç yazmadım sana, ama iyi ki de yazmadım ya da yazmak zorunda kalmadım. Sana babamla birlikte hitap etmek ikinizi bir arada düşünmek ve hissetmek duyguların en güzeli.

Bu Pazar “Anneler Günü” o yüzden sana yazayım dedim. Sadece sana ama.

Seninle ilgili hatırlayabildiğim anılarım taa yıllar öncesine gidiyor. 4-5 yaşlarındaydım, her çocuk gibi ben de kabakulak çıkarmıştım. Senin telaşını ve etrafımda pervane olmanı hatırlıyorum.  İlerleyen yaşlarda hatırladığım en önemli şey evin küçüğüyüm diye beni koruyup kollaman oldu. Evin en küçüğü olmak benim için senin beni en çok sevdiğin anlamına geliyordu o zamanlar. Büyüklerime her davranışını izler, kendime seni onlardan kıskanacak nedenler arardım. Onu benden daha çok seviyorsun dediğimde hemen elini uzatır “kes bakalım birini hangisi acımayacak, anneler için çocukların hepsi bir, anne olunca anlarsın” derdin. Ben hâlâ anlamış değilim…

İşlerin o kadar yoğun, sorumlulukların o kadar fazlaydı ki, ilgileneceğin bu kadar şey varken bizimle de ilgilenmene hayranlıkla şaşırırdım. Şaşırdığım başka bir şey de beni alıp karşına yetişkin biriymişim gibi dertleşmen – sohbet etmendi. Olayları kendimce yorumlamaya çalışırdım. Aklımda kalan ise babamla ilgili olumsuz bir şey söylememendi. Babamın bizim için çabaladığını, sıkıntılarımızın olduğunu, çok şey istemeyerek ona destek olmamız gerektiğini anlatırdın.

Anlattıkların dışında anlatmadıkların da çoktu. Bazen bahçede gizlice ağladığını görürdüm ama sormaya çekinirdim. Senin ne kadar sabırlı olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Güçlü bir halin vardı. Ama güçlülük değilmiş senin ki içine atıp kendine yapmakmış. Kimseyle kavga ettiğini görmedim, kimseye bağırdığını da. Böyle durumlarda yaptığın tek şey kapıyı kapatmak olurdu. Kapılar yüzümüze kapanıp çaresiz kalındığında kendimle barışık olmayı da senden öğrendim. “İyilikten iyi bir şey yok” derdin hep. Benim için de öyle artık.

Kaç yaşıma geldim hala ağlarım senden ayrılırken. Ama en çok Öğretmen Okulu’na gittiğimde ağlamıştım senden ayrıldığıma, arkamdan ağlayarak bakışın hâlâ aklımda. Soğuk gecelerde senin sıcaklığını nasıl da arardım. O sıcaklık nasıl bir şey ise insan kaç yaşına gelirse gelsin hâlâ aranıyor.

Aranmadığında kendini unutulmuş hissetmeyesin sakın. Sadece bazen yoğunluk ya da yorgunluk oluyor. Ya da küçük bir can sıkıntısı sana hissettirmek istemediğimiz. İstesek de istemesek de senin haberin  oluyor. Rüyamda gördüm deyip ağzımdan laf almaya çalıştığını fark etmiyor değilim. Anne olmak böyle bir şey sanırım, çok uzakta bile olsak da hep yanımızda  olman.

Çoğu anne gibi bazı duygularını abarttığını düşünüyorum. Kaç yaşımıza geldik senin gözünde hâlâ çocuğuz. Günün kaç saati bizi düşünerek geçirdiğini bilmiyorum,  bildiğimi en güzel şeyler senin- sizin dualarınızın hep bizimle olduğu.

Ayrı olduğumuz kaçıncı anneler günü onu da bilmiyorum. Ama biliyorum ki “sen bitanesin”

Tüm annelerin ellerinden öpüyorum. Anneler gününüz  kutlu olsun…..

  

 

 

 

Bu yazı toplam 303 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 2 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.