Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Bir Horoz Hikâyesi

LÜTFİ AYHAN - lutfiayhan@mynet.com

Çocukken Ömer Seyfettin’den bir horoz hikâyesi okuduğumu hatırlıyorum. O büyük usta horoz hikayesinde tavuklara övgüler yağdırıyor horozları ise kavgacı, iş üretmeyen, çok eşli bir hayat süren, tavuklara eziyet eden bir “reis” olarak tanıtıyordu. 15.05.2008 11:01:38
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Geçenlerde ben de hem çocukların bilgisayardan televizyondan ilgilerini kesmek hem de hayvan sevgisi kazanmalarını sağlamak için bir horoz dört tavuk aldım. Onları alırken de o hikaye geldi aklıma. Nedense bizler / daha doğrusu ben yazılanlara çok inanan bir insanım. Bu yüzden önceleri horoza ve tavuklara o usta hikâyecinin değerlendirmelerinin ışığında baktım. Ama gün geçtikçe işin renginin öyle olmadığını tespit ettim. Evet, horoz yumurtlamıyordu, çok eşli bir hayat yaşıyordu, bazen tavuklara bağırıp çağırıp azarlıyordu ama bunların ötesinde kümes için en çok fedakârlığı o yapıyor, tavuklar için hayatını o tehlikeye atıyordu. Yani o bir kahraman bence. “Ne fedakârlığı yapıyor nasıl hayatını tehlikeye atıyor”,  diye sorarsanız hemen cevaplandırayım.

Kümese yabancı bir canlı (insan hayvan fark etmez) yaklaştığı zaman onu ilk karşılayan horoz oluyor. O yabancıyı yaklaştırmamak, geri püskürtmek için büyük bir çaba sarf ediyor. Böyle tehlikeli anlarda tavukların hepsi onun arkasına gizleniyor. Kümes ahalisi dışarı çıkarken de ilk önce o çıkıyor dışarı. Etrafı kolaçan ettikten, ortalığın emin olduğunu gördükten sonra tavuklar yürüyor peşi sıra. Horoz bir yiyecek bulduğunda önce kendisi tadıyor. Ağzına alıyor, biraz bekletiyor eğer işe yarar bir yiyecekse, zararı yoksa tavuklara ondan sonra ikram ediyor. Yani bir nevi kendisini ailesi için kobay yapıyor. İlk önce o uyanıyor kümeste. İnsanları gece yarısı namaza o çağırıyor, tatlı uykusunu bölerek.

Kısaca bütün bunları yapan kahraman horozlara karşı içimde yıllardır o hikâyenin tesiri ile oluşan “yamuk” bakış açısı değişti. Kendi kendime dedim; “ Mevla ne yaratmışsa bir hikmete mebnidir. Her şey yerli yerinde yerindedir. Ama bazen biz kısa görüşlülüğümüz sebebi ile bu ince hikmetleri göremeyebiliriz. Endamı, koslak koslak yürüyüşü, pırıltılı tüyleri, tavuklara üstten ve emredici bakışı ile horoz aslında asil bir hayvanmış bunu öğrendim. Bu cümleleri niçin yazıyorum. İnsanları değerlendirirken bazen bu hikâyedeki gibi hatalar yapıyoruz da ondan. En iyisi o meşhur şiirdeki mısralarla baş başa bırakayım sizi;

    
Mevla Görelim Neyler

 

Hakk şerleri hayreyler
Zannetme ki gayreyler
Arif anı seyreyler
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Deme niçin şu şöyle
Yerindedir ol öyle
Bak sonunu seyreyle
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Her işleri fâyiktır
Birbirine layıktır
Neylerse muvâfıktır
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler....


 

Bu yazı toplam 117 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

KULLANICI GİRİŞİ
ARAMA

Detaylı arama >>

ANKET

Sitemizin yeni tasarımı sizce nasıl?


Sonuçlar >>

Bütün Anketler >>

Şu an sitemizde 2 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.