| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Her insanın bir amacı vardır, hayat dediğimiz çemberde.17.05.2008 12:44:46
Amacınıza ulaşmak için bazen hayat dediğiniz çember sizi kovalar bazen de siz onu.
Eğer hayat sizi kovalıyorsa yani şansınız yaver gidiyorsa keyfinize diyecek yoktur.
Fakat siz onu kovalamak zorundaysanız işte o zaman işler değişir.
Ne yalan söyleyeyim hayat çemberi beni hiç kovalamadı, her zaman ben onun peşinden koştum.
Üstelik bunca koşuşturmama rağmen bana hiç yüz vermedi. Ama ben bundan dolayı hiç pes etmedim.
Çünkü çemberin sonunda bir amaç vardı ve her amaca ulaşmak için sabır gerekirdi. Her iş için gösterdiğiniz sabır bir basamak yukarı demekti.
Elbette bu basamaklardan çıkarken göğüs germeniz gereken birçok zorluğa katlanmak zorunluluğu ortaya çıkacaktır.
Birçok sese kulak tıkamanız gerekecektir.
Belki olumsuz olan birçok şeyden yılmamak gerekliliğini öğreneceksinizdir.
Belki yaptığınız işte sizi profesyonelliğe götürecek en önemli tılsım adım atmaktır.
Bence dünyanın dört bir tarafı içlerindeki cevheri dışarı çıkaracak adımı atmadıkları için profesyonelliklerini ortaya koyamayan insanlarla doludur.
Eğer insan cesaretini toplar ve hayata rağmen adım atarsa işte o zaman “artık hâkimiyet bende” diye bağırabilir.
Ben de hayatımda değişiklik yapmak ve daima ileri adım atmak isteyenlerdenim.
Hayatıma sürekli güzellikler katmaktan yanayım.
İşte bu yüzden bundan sonra artık bende Hâkimiyet İç Anadolu’dayım.
İnanıyorum ki, bu adım yıllar sonra “artık hâkimiyet bende” diyebileceğim yere gelmemde önemli rol oynayacaktır.
Şuanda değerli Hâkimiyet okuyucularıyla yani sizlerle olmak benim için büyük mutluluk ve kayda değer önemli bir adımdır.
Umarım bu adım uzun soluklu olur.
Umarım bu adım süresince bir birimizle iyilik ve güzellik adına çok şey paylaşırız.
Zaten amacımıza ulaşmayı önemli kılan en büyük etken sonunda paylaşabilmenin verdiği hazzı tatmak değil mi?
Shakespeare bir sözünde; “İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için” der.
Ve bana göre insan bu söz üzerinde düşünmelidir. Hem de öyle yüzeysel değil derinlemesine, iyiden iyiye düşünmelidir.
Ancak o zaman gerçeklerle yüz yüze geldiğini anlayacak ve içini garip bir telaş kaplayacaktır.
Telaşlanmaya gerek yok. Henüz hiçbir şey için geç kalmış sayılmazsınız.
En azından adım atmak için değil mi?
Öyleyse haydi bir dostunuzu arayıp sesini duymak bile olsa, bir adım atın.
İşte o zaman her adımdan sonra size koşarak gelecek, diğer adımların keyfini tatmak kalacaktır.
Bir de artık hâkimiyet bende diye bağırmaya bir adım daha atmış olmanın hazzı içinize dolacaktır.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
Şu an sitemizde 5 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.