Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Araplar Hac Parasına Mı Muhtaç?

LÜTFİ AYHAN - lutfiayhan@mynet.com

Osmanlı döneminde fakirlik denilince ilk akla gelen iki bölge Hindistan ve Medine idi. Bundan dolayı çok fakir kimseler için, “Hint fakiri” veya “Medine Fukarası” terimleri kullanılırdı. 22.05.2008 09:45:00
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Modern çağlardan önce insanların zenginlik ölçüsü toprak ve canlı maldı. Tabi buna ticareti de eklemek gerek.  Sanayinin gelişmesi ile birlikte bu ölçülere fabrika sahibi olmak yani sanayicilik de eklendi. O dönemde bir insan zenginse bunun kaynağı ya büyük araziler, ya sayısı çok sürüler ya da yaptığı büyük ticaret idi. 

 

Sanayi toplumuna geçildikten sonra enerji çok önem kazandı. Hele de motorlarda yakıt olarak  petrolün kullanılmaya başlanılmasından sonra daha düne kadar yüzüne bakılmayan ülkeler, Serapa çöl olan memleketler bu “ siyah altın” sayesinde büyük bir zenginliğe kavuştular. Bu zenginlikleri son beş yılda inanılmaz boyutlara ulaştı. Bir misal vermek gerekirse küçücük Kuveyt’in 2 trilyon dolar parası olduğundan bahsediliyor. Dolayısı ile petrol sahibi olan Arap ülkeleri son yıllarda ABD ve Avrupa da el üstünde tutuluyorlar. Gelişmiş ülkelerde zor durumda kalan birçok banka ve firma, Arapların petrol -dolarları ile hayata dönüyorlar. Eskiden Osmanlının Sürre Alaylarının götürdüğü yiyecek ve paralarla geçinen “Medine Fukaraları”  bu gün bütün dünyanın gıpta ve kıskançlıkla seyrettiği bir zenginliğe kavuşmuşlardır. 

 

CHP VE ÖNDER SAV DÜNYAYI İZLEMİYORLAR

 

Bu bilgi eksikliğinden naşi de Arapların durumunu “petrol dönemi” öncesindeki gibi zannederek, hâlâ onların bizim hac paralarına muhtaç olduklarını düşünüyorlar. Tabiî ki de yanılıyorlar. Bu yanılgının en büyük belgesi; Suudilerin bizden ve diğer İslam ülkelerinden  mümkün olduğu kadar az hacı  istemeleridir. Aksi olsa, yani hacı paralarına muhtaç olsalar “ne kadar gönderirseniz kabulümüz “ derlerdi. Bu gün için Suudların hac gelirleri petrol gelirlerinin yanında devede kulak nispetinde. Önder Sav Hala 1940’larda yaşıyor. Eminim ne Kuveyt’i gördü, ne de Dünyanın en önemli ticaret merkezlerinden biri olan ve yine Dünyanın en lüks, en modern yapıları ile donatılmış Dubai’ye gitti. Onun kafasında hala “baldırı çıplak Araplar” imajı var. 

 

Bazıları gelişen dünyadan bihaber;  “Ne efsunkâr ne füsun, Kâbe Arap’ın Olsun…” mısralarının yazıldığı döneme takılıp kalmış. Gerçi İslam bu duruma pek sıcak bakmıyor ama bizim bazı “devekuşlarını” ayıltmak için söyleyeyim; Arapların bindiği o lüks araçlardan Türkiye de çok az var. Onların malikânelerinin yanında bizim zenginlerin evleri gece kondu gibi kalır. Bizim sosyetenin bir odasında bir hafta falan kalabildikleri Avrupa’daki lüks otelleri Arap Zenginleri sadece kendi aileleri için bir aylığına falan  kapatıveriyorlar. Kralın Türkiye ye geldiğindeki şatafatını milletçe gördük.

 

ABD VE AVRUPA ARAPLARDAN ÇOK İYİ YARARLANIYOR YA BİZ?   

 

Osmanlının son dönemlerinde Araplarla başlayan uzaklaşma Cumhuriyet döneminde hız kazandı. Bu uzaklaşmada iki tarafında büyük gayreti! vardı. Biz onları “ İngilizlerle bir olup Osmanlıyı arkadan vurmak” la suçlarken onlarda bizi; “400 sene ülkelerini işgal! Edip gelişmelerine engel olmakla” suçladılar. Bu uzaklaşma her iki millete de zarar verdi. Ne biz onların petrollerinden yararlanabildik ne de onlar bizim sanayimizden, tarım ürünlerimizden faydalanabildi. Son beş altı yıldır Dünyadaki gelişmeler iki toplumu biri birine biraz yaklaştırdı. Arap ülkelerinden zenginler ülkemizde yatırım yapmak istiyor. Ama yine karşımıza 40’lı yılların zihniyeti çıkıyor. İETT arazisini 1 milyar dolara alan şeyh, İstanbul’daki Mimarlar Odasının satışı engellemesi ile bu alımdan vazgeçti. Avrupalıların ellerini değil ayaklarını öptükleri Arap sermayedarlar bizim gözümüzde hala “baldırı çıplak Arap.” Tarihi bilmek iyi de tarihin bir dönemine saplanıp kalmak, zamanı tarihin bir bölümünde dondurmak ne kadar sakat bir anlayış. Birinci ve ikinci dünya savaşlarında birbirlerini adeta yiyen Avrupa ülkeleri ( ki iki savaşta Avrupa da 50 milyona yakın Avrupalı öldü) tarihi unutup, AB yi kurarak ne kadar da güçlendiler değil mi? Ama biz hala 1900’lerin türkülerini çağırmaya devam ediyoruz. Artık yeni şeyler söylemek, yeni besteler yapmak zorundayız. Yoksa CHP’li Önder Sav gibi, zihnimizi 1940’ların formatında tutarak, hâlâ Arapların bizim hac paralarına muhtaç olduğu” yanlış bilgisi ile yaşamaya devam ederiz. Ve 80 yaşına gelmiş, hacca gitmek isteyen bir vatandaşa ” Araplara para yedirme” diyerek dünyadaki gelişmelerden ne kadar uzak olduğumuzu gösteririz. Önder Sav’ın Peygamberimizle ilgili sözlerine ise diyecek bir şey bulamıyorum. Yazık! Bu milleti yönetmeye talip bir insan bu milletten ve onun inançlarından ne kadar da uzak…   

Bu yazı toplam 114 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 1 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.