Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Beni Etkileyen Çocuk

MEHMET VURAL - info@hakimiyet.com

Geçtiğimiz hafta sonu eve gittiğimde bir sürprizle karşılaştım. Meram Tıp Fakültesi son sınıfında okuyan iki kız çocuğu, eşimin misafiri olmuştu. 29.05.2008 10:22:08
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Bunlardan bir tanesi, Allah kendisinden gani gani razı olsun, eşimin ameliyatı öncesinde ve sonrasında yardımcı olmak için koşuşturan ve Irak Türkmenlerinden olsa gerek Sena adındaki sempatik kızcağızdı.

Ötekini ise, ilk defa görüyordum. Sena’nın arkadaşıymış.

Yerin dibine batsın bu tiryakilik, tutup çocukların karşısında bir sigara yaktım. Adının Derya olduğunu öğrendiğim kızcağız, başladı beni uyarmaya. Hayatta çok şeye kızıp sinirlensem de, bu konuda uyarı yapanlara her zaman saygı duymuşumdur. Hiçbir zaman ve hiçbir şekilde sinirlenmem. Çünkü, doğru ve yerinde bir uyarıdır.

“Amca, dedi. Şu sigarayı bıraksan, bak yasak da geldi”

Bunu söylerken, haliyle çekiniyordu. Benim sessiz kalmam cesaret vermiş olmalı ki, devam etti:

“Ben babama ve anneme de bıraktırdım sigarayı. Konya’da iki kişiye daha bıraktırdım, sana da bıraktırırım”

Öyle saf, öyle içten söylüyordu ki etkilenmemek mümkün değildi.

“Nerelisin” diye sordum. Erzurumlu olduğunu söyledi, sohbet ilerledikçe babasının eczacı olduğundan söz etti, annesinin de yine sağlık sektöründe çalıştığını dillendirdi. Benim prensibimdir, bayanlarla konuşurken yüzlerine bakmam. Televizyona doğru yönelip, dinliyorum kızı, o devam ediyor:
 “Amca, bak günde şu kadar para veriyorsun sigaraya. Toplasan ayda 130 lira eder, yazık değil mi? Benim, sigara içmediğim halde aylık giderim 700 lira. Bu paraları biriktirmek varken havaya saçıyorsun”

Birdenbire, tekrar babasına ve annesine nasıl sigarayı bıraktırdığına dönüyor. Anlatmayı sürdürüyor:
 “Benim babam da, aynı senin gibi çok sigara içerdi. Erzurum, kış günleri çok soğuk olur biliyorsunuz. Bazen, eksi 40-50 derecelere varır. Bir gün, ne kadar sigara varsa her çeşidinden aldım. Sonra bunları bir poşete doldurup, insanın kanını donduran soğukta üstümü giyinmeden dışarı çıkıp, çöp tenekesinin yanına gittim. Annemle babam da, pencereden beni izliyorlar. Gir diyorlar, ama ne kadar yalvarsalar nafile. Sigaraları kırıp kırıp çöpe atıyorum, en sonunda vazgeçmeleri için ikna ettim. Şimdi, ikisi de sigara içmiyor”

Ben televizyona bakarken bir yandan da kızcağızı dinliyorum ama, o bunun farkında değil ki sitem ediyor:
 “Ohoo, biz anlatıyoruz da amcanın dinlediği falan yok”

“Kızım, dedim. Sen anlatıyorsun, ben dinliyorum. Önce ayda 130 lira eder, sonra da anneme ve babama sigarayı bıraktırdım demedin mi? Sen ne bakıyorsun benim dinlemez gibi göründüğüme. Adetim böyle, tüm anlattıklarını dinledim. Haklısın söylediklerinde”

Garibim, bir anda afallamıştı. Yarım saatlik nutku dinlediğime inanamaz gözlerle baktı.

Sanırım bu gelenek, babamdan gelen irsi bir durum. Babam da, dinlemez gibi yapar ama her şeyi hem dinler hem anlar. Doktor adayı çocuğa, bunun aileden gelen bir durum olduğunu anlattım. Öylece bakıyordu.

Aniden konuyu değiştirdi. “İnşallah, dedi. Bir ay sonra okul bitiyor, memleketimi istedim ama babam gitmemi istemiyor. Konya da, tercihlerim arasında. Belki buraya gelirim”

Hangi bölümde olduğunu anlattı, çocuk gelişimi üzerineymiş.

Belli ki, sohbet etmek istiyordu. Belki yaşıma başıma bakıp, tecrübelerimden yararlanmak niyetindeydi. Acizane birkaç kelâm da ben ettim. Ben psikiyatr değilim, bu kızcağız gibi doktor adayı da değilim. Ama, çocuğun öyle temiz bir kalbi vardı ki beni resmen etkiledi.

Günlerdir, sigarayla ilgili olarak “Şu çocuğun şevkini kırmayayım. Bırakayım gitsin, böylece bir kişiye daha bıraktırmanın sevincini yaşasın” diyerek kendi kendimle savaşıyorum.

Kalbinin temizliği nereden mi belli?

Hayatında ilk defa gördüğü birisine “Sigarayı bırak amca, yazık değil mi” demesinden…

 

Bağışlayın, icabet edemiyorum

 

Ara sıra yapılan toplantılar, davetler v.s için, cep telefonuma mesajlar geliyor.

Özellikle Selçuklu Belediyesi hiç ihmal etmeden ve üşenmeden bu mesajları gönderiyor. Ancak, ne yazık ki yoğun tempo içerisinde olunca icabet etmek mümkün olmuyor. Hatta bu nedenle, çok sevdiğim arkadaşım Hüseyin Rahmi Gündüz’ün kardeşinin düğününe gitmek bile nasip olmadı.

Son zamanlarda gidebildiğim tek toplantı, Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Tahir Akyürek’in, spor yazarlarıyla yaptığı toplantı oldu. Ona da gidebilmek için, adeta nefes almadan gazetedeki işleri bitirmeye çalıştım.

Konya’da iyi işler yapılıyor.

Selçuklu Belediyesi ve Mehir Vakfı, son olarak ortaklaşa bir organizasyonla 35 çiftin dünya evine girmesine vesile oldu. Böylesine hayır işlerine, ancak alkış tutulur. Bunu düşünenleri kutluyorum. Gidemedik ama, mazeretimi yukarıda belirttim.

Bu arada, Selçuklu Belediyesi’nin aksine Karatay Belediyesi ve Meram Belediyesi’nin son zamanlarda sessiz kaldığını da eklemek istiyorum. Geçtiğimiz yıllarda yaptıkları bazı organizasyonlar varsa da, bu yıl adeta yaprak kımıldamıyor.

Bunu, bir yerlerden davet beklediğim için yazmadım.

Zaten, yukarıda belirttiğim gibi davet edilsek de gidemiyoruz.

Sadece, Konya halkını daha fazla memnun edecek organizasyonların artırılması gerekir diye düşündüğümden söyledim.

         

Bu yazı toplam 153 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 3 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.