Son Dakika
BAÄžLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Gelin İle Kaynana

AHMET YURDAKUL - info@hakimiyet.com

Gelin ve kaynana… Türk toplumunda bu iki isim kanayan sosyal bir yaradır. Evlilikten sonra genellikle gelin kaynana kavgası başlar. Hatta aile geçimsizliklerine sebep olur. Çoğu zamanda boşanmalara kadar gider.29.05.2008 10:23:54
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Bence bu geçimsizliÄŸin ana yapısı sevgi paylaşımından kaynaklanır.Ana oÄŸluna aşırı derece de baÄŸlıdır,gelin ise kocasına bu baÄŸlılığını ve sevgiyi göstermek ister. Ortada paylaşılmayan oÄŸul yani koca vardır. İşte paylaşılmayan bu sevgi kıskançlığa ve geçimsizliÄŸe götürür

            Geçenlerde oÄŸlan tarafı olarak bir aileye dünür gittik. Kız babasının tavrı kesindi. diyordu ki: “Evleri mutlaka ayrı olacak. Kaynananın ve kaynatanın yanında oturmayacak” iÅŸte ilk teklif bu idi. OÄŸlan ise ailenin tek oÄŸlu, evleri geniÅŸ, kayınpederin baÅŸka çocukları olmadığı için gelini eve alıp beraberce yaÅŸamak istiyordu. Son söz oÄŸlana bırakıldı. O da orada kesin cevabını verdi. “Hayır bu iÅŸ burada biter” böylelikle bir dünürlüÄŸü ilk celsede bitirmiÅŸ olduk.

            Toplumumuza bir kaynana korkusu var. Hani halk arasında söylenir, “En rahat gelin kim?” diye… Cevabı ise Hz Havva anamız imiÅŸ, sebebi ise kaynanası yokmuÅŸ. Demek ki toplumda genellikle kaynana kötü bir imaj bırakmış. Aynı evde yaÅŸayanlarda çok geçmeden dargınlık ve küskünlükle ayrılıyorlar. AkÅŸam oÄŸlan eve gelince gelin bir taraftan kaynana bir taraftan oÄŸlana birbirlerini ÅŸikayette bulunuyorlar. Sonunda bu baskıya dayanamayan oÄŸlan çeÅŸitli hastalıklara yakalanıyor. OÄŸlan iki boylam arasında sıkışıp kalıyor. Yukarı tükürse bıyık, aÅŸağı tükürse sakal, bu baskı çocuÄŸun ruh saÄŸlığını da bozuyor. İşte bu geçimsizliklerde kıskançlığın yanında cehaletinde büyük etkisi vardır. Maalesef okumayan bir milletiz. Hele hele bizi aydınlatacak Kur’an tefsirlerini hele hele bize lazım olan ilmihalleri dikkatlice okumuyoruz, bu cehaleti ÅŸeytan da tetikliyor, ortaya bir abide çıkıyor: UYUMSUZLUK VE GEÇİMSİZLİK. İşte bu iki etken de aile huzursuzluklarına sebep oluyor. Buna raÄŸmen istisnalar da var. Küçük İhsaniye Mahallesi muhtarının gelini tam yirmi senedir kaynanaya bakıyor. Onu incitmemek için el pençe divan duruyor. Kendisiyle konuÅŸtuÄŸum zaman bizleri duygulandıran sözler söyledi. Bu sözler karşısında gözlerim doldu doldu boÅŸaldı. Dedi ki: “Allah’ın rızasını kazanmak öyle kolay deÄŸil, ben bakacağım ki çocuklarım da bana baksınlar. Anamın ve babamın gelin çıkarken bana vasiyetleridir” İşte gerçek insan ve gelin bunlardır, ama çok azınlıkta bulunuyorlar. Sarraf Özboyacı bu örnek yerine bir altın göndermiÅŸti. İşte bu da ayrı bir centilmenlik örneÄŸidir.

           

Kaynana ÅŸiirlerimize, türkülerimize ve hikayelerimize de kaynak olmuÅŸtur. Hep menfi yönde iÅŸlenmiÅŸ ve öcü olarak göstermiÅŸtir. Bakın türküleÅŸmiÅŸ olan bir mani ÅŸöyle diyor:

 

Kaynanayı ne yapmalı

Kaynar kazana atmalı         

Aman yandım dedikçe

altına odun atmalı

 

Geçenlerde bir dostum ‘çaydanlık ile demlik size neyi hatırlatıyor?’ dedi. Bildiklerimi söyledim. Hiçbiri olmazmış. Onun da esprisini yapmışlar. Çaydanlık kaynanayı temsil ediyormuÅŸ, kaynadıkça fokurdarmış, demlik de gelinmiÅŸ, hep süzülürmüÅŸ. Çaydanlığın fokurdusuna sabır göstermiÅŸ, bazen de taÅŸarmış, çay bardağı da oÄŸlanmış hem çaydanlık hem de demlik kendisini doldururmuÅŸ, çay bardağı da zavallı kaynata da dökülenleri toplarmış kaşık ise görümceymiÅŸ, her tarafı karıştırırmış, ÅŸeker ise çocukmuÅŸ. İşte gelin görümce savaşı da ayrı bir görüntüymüÅŸ, bunlardan en geçim ehli kaynatadır. Bu üçlü üçgeni idare etmekle görevlendirilmiÅŸtir. İpin ucunu kaçırırsa otoritesi de elden gider.

Adamın birinin tek çocuÄŸu var, o da erkek, sonunda evlendirirler evlerini de ayırırlar. Günün birinde kayınvalide ölür, oÄŸlunun evine çok az giden kaynata bu ölümden sonar on beÅŸ gün oÄŸlan evinde kalır. Bu gelini sıkar. Acaba ne zaman gidecek? Diye kaynatanın gözüne bakar. Gelin çocuÄŸunu kucağına alır.

 

OÄŸlumun dedesi geldi

Gelmeden gidesi geldi

 

Kaynata bu sözün kendisi ne olduÄŸuna anlar, gelinin kucağından torununu olar. O da

 

Oğlumun dedesinin adı Duralı

Bugün de buralı yarın da

Hatta ölünceye kadar buralı

 

Deyince, gelin kendinden geçer bayılır. Aile de en çok sevilen kaynatanın bile sonuna bakın…

Åžer bir kaynana ölür. Herkes aÄŸlarken gelinler de aÄŸlar gibi görünürler. Birinci gelin ağıtının içine çok ta zalimdi Allah kurtardı sözlerini yerleÅŸtirir. İkinci gelin“neyine aÄŸlayayım gülemem ki ayıp olur diye ağıtına yerleÅŸtirir. En küçük gelin de “ben buna inanmam kaynanam kedi canlıdır. Geri döneceÄŸinden korkarım. İşte gelinlerin serzeniÅŸi bu.

Sayıları az da olsa konken partilerinde dolaÅŸan gelin ve kaynanalardır. Günde birkaç saat görüÅŸmezler ama oyun başında bile birbirlerine düÅŸmandır. Haftada üç dört günleri vardır. Günlerinde bile ayrı grupları teÅŸkil ederler. Velhasılı bunların hayatı da böyledir.

 

Bunlar toplumun sosyal yaralarıdır. Güzel örneklerde vardır. Yine bir dünürlüÄŸe gittiÄŸimizde, kız babası benim kızım kalabalıkta büyüdü, yalnızlığa alışkın deÄŸildir, beraber oturmanızı istiyorum ama siz bilirsiniz diyerek güzel bir giriÅŸimde bulundu. İşte böyle güzel örneklerde var.

 

Ben ÅŸunu iddia ediyorum huzurun ana sebebi karşılıklı anlayıştır, birbirlerine olan sevgi saygıdır. Bu konuda Hz Mevlana ÅŸöyle diyor:

 

Bir gül toprağını severse

Rengarenk açar

Toprağını sevmezse

Dalında kuruyup geçer.

 

Yine halk arasında ÅŸöyle bir söz dolaşır:

Gelin kaynananın yan etinden yaratılmıştır.

İlhan Çevik’in derlemelerinden aldığım bazı sözlerini aktaracağım:

Sevgi iÄŸnesiyle dikilen dikiÅŸ, kıyamete kadar sökülmez.

Dil ile atılan düÄŸüm diÅŸ ile çözülme.

Gemiyi yürüten mil, sevgiyi yürüten dildir.

Yine Hacı BektaÅŸ Veli, “Eline, beline, diline sahip ol’ demiÅŸtir.

Burada da ortaya bir özellik çıkıyor. Geçimin ve huzurun sırlarının biri de diline sahip olmaktır ve onu iyi kullanmaktır.

Allah bütün gelin ve kaynanalara geçim ve dirlik versin. Huzurlu aile ortamında saÄŸlıkla devam etsinler.

Bu yazı toplam 137 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

KULLANICI GİRİŞİ
ARAMA

Detaylı arama >>

Şu an sitemizde 3 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.