Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Sınıfın Horozu

BEKİR CEVİZCİ - info@hakimiyet.com

Evden çıkıp yarım saat yürüdükten sonra okula geliyorum. Birkaç dakika dinlendikten sonra ders zili çalıyor ve 12. sınıflara derse giriyorum. 13.06.2008 09:56:02
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Yoklama yapıp defteri imzaladıktan sonra derse geçiyorum. Olasılık gibi çok soyut duran ve öğrencilerin kafasındaki “bana ne çekilen bilyenin mavi olma olasılığından” düşüncelerinin açıklıkla okunduğu bir ortamda şirinlik yaparak, öğrencileri derse motive etmeye çalışıyorum. Tam herkesin gözünde hâkimiyet kurup, şovuma devam ederken gözüme arka sıralardan bir öğrenci ilişiyor. En arkadaki sıraya yanındaki kız öğrenci ile kurulmuş delikanlı, sınıf hâkimiyetini de ağzındaki sakızla perçinlemiş gözüküyor.

Sorunun ortasına gelmişken fark ediyorum aslında onu. Bir elimde tebeşir gözüm öğrencilerin gözünde ama arada bir de şakırdayan sakızın sahibine bakıyorum; anlasın fark ettiğimi de sakızını çıkarsın diye.

Bir elimde tebeşir gözüm öğrencilerin gözünde ama arada bir de şakırdayan sakızın erkek sahibine bakıyorum; bir taraftan kafalarında hiçbir soru kalmasın diye bütün detaylarla sorunun çözümünü yapıyorum diğer taraftan empati kurmaya çalışıyorum, her saniye başına inen giyotinle paramparça olan sakızla. Sınıfın horozluğu meselesi, en güzel kızı kapma çabası, en havalı ve karizmatik olma mücadelesi, ailevi sorunlar, matematiğe karşı önyargılı bakış, maddi imkânsızlıklar ve en önemlisi kanın deli akması…

Soru bitiyor ama aynı anda birkaç konuya yoğunlaşmaya çalıştığımdan anlatmak istediğimi tam olarak anlatamadığımı düşünüyorum. Biraz kızıyorum kendime, “Ha soru bitene kadar görmeyiversen ne olacaktı” diyorum. Öğrenciler tahtadaki çözümü yazarken ben yine sakızla göz göze gelmeye çalışıyorum. Bir ara göz göze geliyoruz, gözüme “dersteyiz ne yapıyorsun” anlamı yüklemeye çalışıyorum. Galiba gözlerime o anlamı yükleyememişim ki hem yüzüme bakıp hem yanındakilere şakalar yapıyor hem de devam ediyor sakızını çiğnemeye. Eğer müdahale etmezsem gelecek ders birkaç öğrenciye daha bulaşacağını biliyorum bu aymazlığın. Ve öğrencinin yanına kadar gidip kısık bir sesle sakızı çıkarmasını istiyorum.

Bu arada öğrenciler tahtadaki çözümü yazdıklarından başka bir soru daha yazıp bu sefer soruyu onların çözmesi için birkaç dakika veriyorum. Sıraların aralarında dolaşıp çözümün basamaklarında takılanlara bir üst basamağa nasıl geçeceğini gösteriyorum. Verdiğim sürenin bitmesine yakın tahtaya yöneliyorum ve herkesin cevaplarını söylemesini istiyorum. Herkes söylüyor bir şeyler; bazıları doğru, bazıları yanlış, bazıları ise susmuş ve tarafsız. “Bu soruyu da ben çözeyim ama daha dikkatli dinleyin” diyorum.


                                                   ***
Bütün yoğunlaşmışlığımla sorunun çözümünü yaparken bir gülme sesi duyuyorum. Dönüp baktığımda biraz önce ikaz ettiğim kişinin güldüğünü fark ediyorum, üstelik sakızı hala ağzında. Olabildiğince gerilen sinirlerimi belli etmemeye çalışarak bu sefer bulunduğum yerden sesleniyorum:

 Oğlum ağzındaki sakızı çıkarır mısın? Bak arkadaşlarını rahatsız ediyorsun.


İkazımı yapıp dersime devam edeceğim ki öğrenci yüzüne “adam sende kim oluyorsun” türünden bir ifade koyup, el kol hareketleriyle bağırıyor:


- Hoca sen de hep beni görüyorsun. Al çıkardım işte, Allah Allah!

Delikanlının dışarı çıkmasını istiyorum, peşin sıra da ben çıkıyorum sınıftan. Yine sinirlerimi bastırıp sakin davranmaya çalışıyorum, “delikanlılık olur böyle şeyler” diyorum içimden ama cezasızda kalmamalı tabii ki. Amacım müdüre götürüp disiplin kurallarını işletmek değil ama öğrenci tabiriyle şöyle okkalı bir fırça atmasını istemek müdürden. Müdürün kapısını çalıyorum ama müdür odasında yok. Kapının önünde beklerken delikanlı yüzündeki alaylı gülümsemeyle öyle ağız dolusu bir küfür savuruyor ki kanım donup kalıyor.

                                             ***
Bir müddet sonra ikimizde sınıftan içeri giriyoruz; birimiz üzgün, diğerimiz ise dağılmış. Ben öğrencinin onca tahrikine rağmen olanlardan üzgünüm; o ise öğretmeninin sabrının da taşabileceğini tahmin edememekten dağılmış.

Bu yazı toplam 188 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 4 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.